Canım Urfam Mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Canım Urfam Mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2014 Salı

Kunculu Akit


Canim Urfam'a ait lezzetlerden. Denemek bu yila nasip oldu. Gercekten harika oluyor. Ustelik cok da kolay. Susam severlere tavsiye ediyorum. Iste ayrintilar:

Malzemeler:
* 1 su bardagi susam
* Yarim su bardagi pekmez

Yapilisi:
1 su bardagi susami yikayip iyice kavurun. Ardindan yarim su bardagi pekmezi ekleyin. Pekmez tellenene kadar kavurun. Yaklasik 10-12 dakika yeterli olacaktir. Ocakta cok tutarsaniz pekmez aciyabilir. Isiya dayanikli bir kabin icini islatin (yuvarlak borcam tipinde bir kap) ve karisimi bu kaba dokun. Yarim santim kalinliginda olmasi yeterli ancak ben az daha kalin doktum. Yaklasik bir santim oldu benimki. Kasigin arkasiyla duzeltin ve soguyup donmaya birakin bir koseye. Soguyup da donmaya baslayinca dilim dilim kesin. Ben sadece bir yonden kestim. Sonra iyice donunca altini hafif atese gosterin ve kalip gibi cikarin. Sonra elinizle istediginiz buyuklukte bolun. Afiyet olsun.




2 Nisan 2010 Cuma

HARRAN KUBBELERİ YEMEĞİ-RESİMLİ

Merhaba Arkadaşlar,
Bir süredir uğrayamadım sayfama ve sizlere. İşlerdeki aşırı yoğunlaşma, baharla birlikte başgösteren kendini dinleme isteği ve bu arada atlattığım rahatsızlıklar bu uzak kalışın temel sebepleriydi.
Annemin çok sevdiğim bir huyu vardır. Kesinlikle mevsimi gelmeden hiç bir meyve-sebzeyi almaz. Bu prensibini geçen gün belki ilk defa bozdu. Şu an bizde misafir olan anneannem bakla yemek isteyince annem de marketten bakla almış. Baklayı çok severim, hele de sarımsaklı yoğurtla. O akşam baklayı yeyince olanlar oldu. Bakla sevmeyen babam ve ablam yemedi, ablamın eşi ise yoğurtsuz yedi. Bakla yemeğini sarımsaklı yoğurtla yiyen annem, ben, babaannem ve anneannem ise adeta zehirlendik. Böyle bir durum ilk kez başıma geldi. Tansiyonlarımızda yükselmeler, aşırı mide bulantısı, baş dönmesi, kusma, halsizlik... İnanın sofradan kalkamadım, olduğum yere uzandım bir müddet. Yatağıma nasıl gittim hatırlamıyorum. Çok çok kötü bir gece geçirdik, gözümüzü açamadık. Ne olduğumuzu da bilemedik, bence zehirlenmiştik. Ben bu zehirlenmenin etkisini iki günde ancak attım, o da şöyle böyle. Bir gün bakla yemekten sebep böyle bir şey yaşayacağım hiç aklıma gelmezdi. Bu bize ders oldu. Anneme de söyledim, misafirin canı çekse dahi bir daha mevsimsiz bir şey almayalım diye.
Şimdi gelelim Harran Kubbeleri yemeğine. Daha evvel bu tarifi bir Urfa yemeğidir die yayınlamıştım ancak bende resmi olmadığı için Harran resmi koymuştum. Geçenlerde yaptığım kubbeyi resimledim ve tekrar ekleyeyim dedim. Özellikle merak eden keyfeseyran arkadaşım için acele ettim yapmakta, ama yayınlamak bu zamanı buldu. Küçük boy yuvarlak borcama yarım ölçek malzeme kullandım, tam geldi. İşte tarifimiz:
MALZEMELER

1kg kıyma
2-3 baş sarımsak
2 kilo patates
tuz
karabiber
kırmızı biber
Borcamı yağlayacak kadar yağ

YAPILIŞI

İnce kabuklu ve taze seçilmiş patatesleri iyice yıkayın. Kabuklarını soymadan ikiye bölün. Bir kenarda bekletin. Sarımsakları ezin ve baharatlarla birlikte kıymaya ekleyin. Sarımsak, kıyma ve baharatları iyice yoğurun. Bu karışımı; yağladığımız yuvarlak borcamın ortasına bir höyük gibi bir top gibi koyun.İkiye böldüğünüz patatesleri borcamın kenarlarına dizin. Dizme işlemi bittikten sonra ortadaki top gibi kıymaya yavaş yavaş bastırın ve patateslerin arasına ince bir tabaka olarak yayılsın. Önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırında 30-40dakika pişirin. Hepinize afiyet olsun.







2 Şubat 2010 Salı

YAĞLI KİFTE


İşte Canım Urfam'ın o muhteşem lezzetlerinden biri daha! "Kiftenin çiğ etlisini de yımırtalısını da yemem" diyenler için, ideal bir tarif. Daha evvel yımırtalı kifte başlıklı yazımda verdiğim tarifle uygulanıyor. Farkları ise şöyle:
* Bu tarifimizde yumurta ve tereyağı kullanılmıyor. Bunun yerine sıvıyağ kullanılıyor.
* Belirttiğim yazıda anlatılan şekliyle kiftenizi yoğurduktan sonra, tavada kızdırdığınız bir miktar sıvı yağı döküyor ve tekrar yoğuruyorsunuz. Sonra da şekil verip servis etmeye kalıyor iş. Ben servisi Urfa usulü değil, misafirlerimiz sıkma sevdiği için bu şekilde yaptım. Urfa usulü servisi merak edenler buraya tıklayarak görebilirler.
*Yağın kızdırılmasının sebebi, daha parlak görünmesini sağlamak. Fakat bizde vakit biraz dar olduğu için ben kızdırmadan döktüm. Öyle de güzel oldu. Denemek isteyenlere şimdiden afiyet olsun.
(İlk yayın tarihi: 26.01.2010)

Bir Birecik Lezzeti: TIKLİYE ÇORBASI


Seneler evvel bir Nizipli'den Antep'e özgü yemekleri dinlerken Tıkliye'yi duymuştum. Sadece ad olarak duyduğum bu yemeğin ne olduğunu çok araştırdım fakat kaç tane Antepli'ye sorduysam yörelerinde böyle bir lezzet olmadığını ve hiç duymadıklarını söylediler. Önceki hafta Tıkliye'nin tekrar aklıma düşmesi üzerine teknolojiden yararlanmak gerektiği münasebetiyle internette bir araştırma yaptım. Ve o Nizipli arkadaşın bana Antep yemeğidir diye tanıttığı Tıkliye'nin { tecelliye bakın ki :) } Canım Urfam'ın Birecik ilçesine ait bir lezzet olduğunu öğrendim. Urfa'ya gözlerimin açıldığı ilçe, Fırat'ı güzel, köprüsü özel Birecik. Nasipte çorbanı bulamak da varmış.

O akşam ablam hilaltimur'un evine gidecektik ve Tıkliye için daha fazla beklemeye takati olmayan ben annemi arayıp buzluktan parça et çıkarmasını, bir su bardağı nohutu da ıslatmasını istedim :) Malzemeler hazır olsun ki iş dönüşü hemen Tıkliye yapımına başlayabileyim.

İlk kez denediğim bu lezzet Antep yuvarlamasına benziyor biraz. Ama bunda topalaklar yok (yani yuvarlamalar). Tüm ev halkı beğendi. Hatta yeğenim Hamza Paşam maşaAllah büyük bir iştahla yedi. Görünen o ki, Tıkliye vazgeçilmez lezzetlerimiz arasına girdi. İşte tarifimiz:

Malzemeler:
*500 gr kuşbaşı et (ben 300 gr kadar kullandım)
*1 su bardağı nohut
*1 çay bardağı pirinç
*500 gr süzme yoğurt
*1 yumurta
*1 su bardağı süt
*tuz
*karabiber
*nane
*Sıvı yağ

Yapılışı: Nohut geceden ıslatılır. Et ile nohut pişer (düdüklüde pişirdim). İçine yıkanmış pirinç ilave edilir. Pirinçler pişirilir. Öbür taraftan yoğurt, 1 yumurta, 1 su bardağı süt, tuz, karabiber ile ezilir. Pişen çorbaya eklenir ve bir taşım kaynatılıp altı kapatılır. Yağ yakılmış nane ile servis yapılır. Afiyet olsun.

(İlk yayın Tarihi 28.12.2009)

YIMIRTALI KİFTE




İşte Canım Urfam'ın güzel lezzetlerinden biri daha. Çiğ köfteyi içinde et var diye yemek istemeyenler için ideal. Ondaki et yerine bunda yumurta var. Yine protein almış oluyorsunuz yani. Bu tariften altı kişilik çıktı. Geçen hafta ablam hilaltimur' un evinde yapıp yedik. İşte tarifimiz:

Malzemeler:

*Yarım kilo köftelik bulgur (Konya ağzında düğü, Antep ağzında simit),*3 yumurta*3 yemek kaşığı tereyağ*7-8 tane taze soğan (incesinden)*Yarım demet maydanoz*Düğüyle aynı hizada isot (bu miktarı daha önceki bir yazımda açıklamıştım. Kifte acısız olmaz ama siz acı sevmiyorsanız bunda et olmadığı için miktarı kendi damak tadınıza göre azaltabilirsiniz. Et olsa acısız pişmez çünkü)*Bir buçuk yemek kaşığı domates salçası*Bir yemek kaşığı biber salçası
*Kararınca tuz (salça ve isotta da tuz olduğunu unutmayın. Eğer az tuzlu yemeye alışmışsanız, bu tarife hiç tuz atmasanız da olur)*4-5 diş dövülmüş sarımsak
*4 iri domates
*1 limon
*Arzuya göre kuru soğan da konabilir, ben yeşil soğanı biraz bol kullanınca kuru soğan koymadım.Yapılışı:
Domatesleri rendeleyin ya da robotta çekin. Sarımsakları dövün. Maydonoz ve soğanları çok çok ince doğrayın. Ama kesinlikle robotta çekilmemeli. Hazırlıklar tamam olunca yoğurma leğeninize ince bulgur, salça, isot, sarımsak, limon suyu (ya da dilimlenmiş limonu) ve tuzu alarak karıştırmaya başlayın. İçerisinde domates salçası olduğu için bazı kişiler kifteyi suyla yoğurmayı tercih etse de, domates rendesiyle yoğurmak daha iyi olur. Domates rendesini azar azar ekleyerek yoğurun. Hepsini bir anda döküverirseniz olmaz. Marifet ince bulguru şişirmeden pişirmektedir. Kıvama göre en sonunda az ya da çok gelirse domatesleriniz, anlar ayarlarsınız zaten. Tüm malzemeler özleşmeye başlayınca yeşil soğanın beyaz sap kısımlarını da ekleyin ve yoğurmaya devam edin. Kifteniz olup da ince bulgurun çıtırlığı gittiğinde yeşillikleri ekleyin ve onları çok fazla ezmeden yoğurmaya devam edin. Bu sırada yumurtalar için size bir yardımcı gerekir. Çünkü yoğurmayı bırakıp kirli ellerle yumurta kıramazsınız. Yardımcınız yakmadan erittiği yağa, bir kapta güzelce çırptığı yumurtaları kırmalı ve bol yağda karıştırmadan ezmeden pasta gibi pişirmelidir yumurtaları. Pişen yumurtalar sıcak sıcak leğene dökülür ve çok ezmeden/fazla ufaltmadan karışıma yedirilir. Yımırtalı kiftemiz artık hazırdır. Daha önceki bir yazımda anlattığım gibi sunum yapılır. Üstüne limon ve nar ekşisi dökülerek yenir. Yanında ayran, arkasından çay içmek makbuldür. Sunumda marul, taze nane, turp, söğüş domates gibi yeşillik ve sebzeler de iyi olur. Kifteden sonra tatlı yemeyi de ihmal etmeyin. Afiyet olsun.

(İlk yayın Tarihi 25.12.2009)

URFA USULÜ KİFTE SUNUMU







Açık Ekmek:
Geçenlerde eklediğim "KURBAN BAYRAMI'NDA ÇİĞ KÖFTE" başlıklı yazımda, sunumun Urfa usulüne uygun olmadığını, ablamın isteği üzerine kısır gibi sıktığımı belirtmiştim. Urfa'da çiğ köfte yapıldıktan sonra tepsinin ortasında dikdörtgen şeklinde düzenlenir. Tıpkı mozaik pasta yapar gibi. Bu işlemi yaparken ellerinizi ıslatır ve ıslak ellerinizle tüm köfteyi sıvarsınız. Ardından köfteye kişi sayısınca iz koyarsınız. Sonra bu izlerden kopardığınız köfteleri avucunuzda topak haline getirip bir kişilik tabaklara tek seferde koyarsınız. Köfteyi tabağa şap diye koymanız ve bir basışta avucunuzun izini çıkartmanız lazım. Topak etmek için de kısır sıkar gibi çevirip durmamalısınız. Yani bu işlemlerin her biri, birer hamlede olmalı. Üzerinde avucunuzun ve parmaklarınızın izi olan köfte şimdi yenmeye hazırdır. Canım Urfam'da açık ekmek adlı bir ekmekle lokma lokma yenir. Açık ekmek, diğer yörelerdeki lavaşın daha ince ve elips şeklinde uzun olanıdır. İşte kifte zamanı :)

(İlk yayın Tarihi 22.12.2009)

1 Şubat 2010 Pazartesi

KURBAN BAYRAMI'NDA ÇİĞ KÖFTE












Ablam hilaltimur 'un benden erken davranıp :) sayfasına eklediği çiğ köftemizden bahsetmek istiyorum. Ailemizin çiğ köftecisi benim. Önceden tarif üzerine yapardım. Canım Urfam'a gide gele ise oradaki dostlarımızdan öğrendiklerimi uygulayarak yapmaya başladım. Geçenlerde yapraksarma Zeynep Ablam'ın "komşularla çiğ köfte etkinliği" yazısını okuyunca yapmaya karar verip bizim evde yoğurduğum çiğ köfteyi, Urfa usulü sunum yapmıştım ama o gün bugün eklemek bir türlü kısmet olmadı. Bayramda babaannemlerde yaptığımı ise ablamın özel isteği üzerine kısır gibi sıktım. Şu an diğerinin resimleri yanımda yok, o yüzden sunum resmi usulüne uygun olmadı, belirteyim.

Urfalı dostlarımdan öğrendiğim birbirinden değişik bilgiler var. Mesela bir tanesi çiğ köfteye tuzundan daha fazla toz şeker koyup yoğuruyor. Bu bana çok ilginç geldi. Ama ben şeker eklemeden yoğuruyorum. Bir diğeri bazı Urfalılar "çiğ köftede asla domates olmaz, sadece salça olur" derken, bazıları domatessiz olmaz diyorlar. Aynı şekilde sarımsak da. Bir kısmı baharat olarak kekik ve yenibahar da kullanırken, bir kısmı karabiberden başka baharat olmaz diyor. Ki ben de genelde öyle yapıyorum.

Ben köfteyi göz kararı yapıyorum. Öyle gördüm dostlardan, öyle uyguladım. Burada göz ölçüm şu, ne kadar et kullanıyorsanız, onunla aynı ölçüde isot ve ondan az daha fazla düğü (ince bulgur, ya da Antep ağzıyla simit) kullanmanız lazım. Eti yoğurma kabına koyduğunuzda isotu da yanına dökün, ve hizaları aynı olunca tamam demektir. Düğü de ondan az fazla dökülecek işte. Size tarif edeyim nasıl yaptığımı. Bununla sekiz dokuz kişi doyuyor.

MALZEMELER

*300 gr kadar çiğ köfte eti
*Görüntü olarak onunla aynı miktarda isot
*350 gr kadar düğü
*1 büyük boy soğan
*Bol maydonoz
*3-4 orta boy domates
*4-5 diş sarımsak
*5-6 sap taze soğan
*Karabiber
*1 yemek kaşığı domates salçası
*2 yemek kaşığından biraz eksik biber salçası
*1,5 adet limon
*Biber salçası ve isotta tuz olduğu için ben hiç tuz koymuyorum, tam karar oluyor.

YAPILIŞI

Soğanları, sarımsakları ve maydonozları çok çok ince kıyın, ama robotta çekmeyin. Ezilir çünkü. Domatesleri de rendeleyin. Eti ve isotu yoğurma kabında iyice yoğurun. Çiğ köfte leğeniniz varsa ne âlâ. Benim yok, dolayısıyla biraz daha fazla enerji sarfetmem gerekiyor. Karabiberi de ekleyin ve eti pişire pişire güzelce yoğurun. Sonra düğüyü (ince bulgura biz Konyamız'da düğü deriz) azar azar ekleyin. Eklediğinizi yedirince biraz daha, biraz daha derken tüm düğüyü alın. Köfteyi yazın yoğuruyorsanız buz ile yoğurmak çok mantıklı oluyor (hem sıcaktan hem de acıdan elleriniz yanmasın diye). Kışın da içine az su alarak yapanlar var. Ben hiç su koymuyorum. Daha güzel oluyor. Ardından salçaları ekleyin ve yoğurun. Sonra kuru soğanı ve yeşil soğanın beyaz kısımlarını ekleyip tekrar yoğurun. Ve bu arada halka halka doğrayıp çekirdeklerini çıkardığınız limonları da yoğurma kabına alın. Ben limonu sıkarak sadece suyuyla ya da ortadan bölerek o şekilde yoğuruyordum. yapraksarma Ablam'ın sayfasında halka halka konduğunu gördüm ve çok mantıklı buldum. Böylece hem çekirdeksiz hem de daha kolay yoğurulmuş oluyor. Karışımınız tane tane dağılma kıvamındayken domatesi koymanın vakti gelmiş demektir. Limonları çıkarıp domatesleri ekleyerek yoğurmaya devam edin. Karışım macunlaşıp da tepsiden kalkmayacak hal aldığında köfteniz olmuş demektir. Tüm karışımı bir araya toplayıp parmaklarınızı batırıp havaya kaldırdığınızda, tepsinin de köfteyle birlikte kalktığını görürsünüz. İşte bu anda yeşil soğanın yeşil yani yaprak kısımlarının ve maydonozun { Urfa dilinde bahteniz :) }eklenme zamanı gelmiştir. Yeşillikleri fazla öldürmeden tekrar yoğurun. Sonra köfteyi tepside dikdörtgen bir halde toplayın; mozaik pasta yapar gibi. Bu işlemi yaparken parmaklarınızı su ile ıslatın ve köftenin tüm yüzeyini ıslak parmaklarla düzeltin. Sonra kişi sayısına göre dilim izleri koyup, o izlerden kopardığınız köfteleri ıslatılmış elinizde top gibi yuvarlayıp; bir basışta tüm avcunuzun ve parmaklarınızın izi çıkacak şekilde kişi başına tabaklara dizin. Kiftemiz (Urfa'da böyle de deniyor) yenmeye hazır :) Afiyet olsun.

PÜF NOKTALARI:

*Köfteyi yerken yanında ayran içmeli, arkasından ise ya çay içmeli ya da tatlı yemelisiniz. Bu midenizin acıdan etkilenmemesi için çok önemli.

*Köfteyi yoğurup da en son yeşillikleri katmadan önce elinize büyükçe bir bıçak alın (kurban bıçağı gibi). Köfteden de avucunuza sığacak kadar toplar alıp bu bıçakla köfteyi hızlı hızlı didin. Böylece etin içinde kalmış tüm sinirler ayıklanacaktır. Bunu kulakları çınlasın Urfa'da Urfalı Bahattin Ağabey'den öğrendim.

(İlk yayın Tarihi 07.12.2009)

PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ 46.HAFTA




MERCİMEKLİ KÖFTE


Porselen Demlik etkinliğine Şanlıurfa Belediyesi' nin web sitesinden aldığım farklı bir tarifle katılmak istedim. Urfa usulü mercimekli köfte, hem de sıcak yeniyor. Hepinize afiyet olsun. İşte tarifimiz:


Malzemeler

*2 su bardağı kırmızı mercimek,
*2 soğan,
*2 su bardağı köftelik bulgur,
*yeşilbiber,
*4 yemek kaşığı kırmızı biber,
*1 yemek kaşığı salça,
*2 yemek kaşağı sade yağ + bir yemek kaşığı sıvı yağ,
*1 çay kaşığı tarçın,
*1 çay kaşığı karabiber,
*1 demet maydanoz,
*1 tatlı kaşığı tuz.

Hazırlanışı

Mercimek ayıklanıp yıkanır. 2 su bardağı su ile yumuşayıncaya kadar haşlanır.
Soğanlar soyulup yıkanır incecik doğranır. Biber yıkanır incecik doğranır. Bulgur geniş bir tepsiye konur (Evsilir) ayıklanır. Bulgura tuz, karabiber, tarçın, soğan, yeşilbiber, kırmızıbiber ve salça konur. Haşlanıp mercimek sıcakken bir miktarı malze­menin bulunduğu tepsiye konurak yoğrulur, yavaş ya­vaş yoğurarak mercimek bulgura yedirilir. Bulgur yumuşayınca maydanoz konur karıştırılır. Yağ bir tavada kızartılır köftenin üzerinde gezdi­rilir karıştırılır. Sıcak servis yapılır. Afiyet olsun.

(İlk yayın Tarihi 20.10.2009)

AĞZI YUMUK




AĞZI YUMUK*


Malzemeler

1. 1/2 kg. kıyma,
2. 4 su bardağı un,
3. 200 gr. ceviz içi,
4. 3 su bardağı sıvı yağ kızartma için,
5. 1 çay kaşığı karabiber,
6. 1 tatlı kaşığı tuz.

Hazırlanışı


Kıyma et, bir tavaya konur, çok az su ve tuz ilave edi­lip pişirilir. Suyunu çekinceye kadar kavrulur (15-20 dakika). Kavrulan et, ateşten alınır karabiber ve ceviz içi konarak karıştırılmaya devam edilir.
3 su bardağı un bir kaba alınarak içine tuz atılır ve su konur. Kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapılır ve din­lendirilmeye (5-10 dakika) bırakılır. Hazırlanın hamur, ceviz büyüklüğünde yumak­lara ayrılır ve daire şeklinde un yardımı ile açılır. Hazır­lanmış içten bir kaşık konur, ağzı incir şeklinde bir yerde toplanarak açılmamak kaydıyla kapatılır.
Yağ bir tavaya alınarak kızdırılır ve içine ağzı yumukların başı alta gelmek koşuluyla atılır iki taraf pembeleşinceye kadar kızartılır.
Sıcak servis yapılır

Not:l . Bu börek yaz mevsiminde yoğurt ile kış mevsiminde eşkili ile servis yapılır.
2. Ağzı yumukların ağzı ne çok sıkılmalı ne de çok gevşek bırakılma­lıdır. Aksi takdirde, birincisi olunca içi hamur kalır. ikincisi olunca yağda kıy­ması dağılır.

*Şanlıurfa Belediyesi web sitesinden alınmıştır.


(İlk yayın Tarihi 27.04.2008)

HARRAN KUBBELERİ YEMEĞİ




Harran kubbe evlerini hepiniz bilirsiniz. Şanlıurfa deyince ilk akla gelenlerden biri de Harran kubbeleridir. Bu yemek de adını onlardan almış. Şanlıurfa' nın meşhur yemeği. Elimde yemeğin resmi olmadığı için, kubbelerin resmini koydum :=) Hepinize şimdiden afiyet olsun.


MALZEMELER
1kg kıyma
2-3 baş sarımsak
2 kilo patates
tuz
karabiber
kırmızı biber
Borcamı yağlayacak kadar yağ
YAPILIŞI
İnce kabuklu ve taze seçilmiş patatesleri iyice yıkayın. Kabuklarını soymadan ikiye bölün. Bir kenarda bekletin. Sarımsakları ezin ve baharatlarla birlikte kıymaya ekleyin. Sarımsak, kıyma ve baharatları iyice yoğurun. Bu karışımı; yağladığımız yuvarlak borcamın ortasına bir höyük gibi bir top gibi koyun.İkiye böldüğünüz patatesleri borcamın kenarlarına dizin. Dizme işlemi bittikten sonra ortadaki top gibi kıymaya yavaş yavaş bastırın ve patateslerin arasına ince bir tabaka olarak yayılsın. Önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırında 30-40dakika pişirin. Hepinize afiyet olsun.

(İlk yayın Tarihi 24.04.2008)

YARPUZ EKŞİSİ

Urfa deyince herkesin aklına gelenlerden biri de o mis kimin yemeklerdir, tatlılardır. Bloğuma eklediğim "Damak Tadı" kategorisi ile, sizlere özellikle Urfa yemeklerini tanıtmaya çalışacağım. Bilmediklerimi, ben de sizlerle birlikte öğreneceğim İnşaAllah. İlk tarifim Yarpuz Ekşisi. Hepinize şimdiden afiyet olsun.

Malzemeler:

250 gr buğday
1/2 su bardağı nohut
1 adet soğan
1/4 su bardağı sıvı yağ
1/2 yemek kaşığı biber salçası
Tuz
Bir demet yarpuz
Nane
1/2 su bardağı sumak

Yapılışı:

Bir gece önceden buğday ve nohutu ayrı kaplarda ıslatın. Ertesi gün suyunu süzün. Buğday ve nohutu bir tutam tuz ile 6 su bardağı suda 40 dakika haşlayın. Sumağı 1 su bardağı suda bekletin. Soğanı küp şeklinde doğrayıp sıvı yağda kavurun. Salçayı ekleyip kavurmaya devam edin.Haşladığınız karışıma sumağı suyuyla birlikte ekleyin. Tuz ve yarpuz ilave edip 5 dakika demlendirdikten sonra servis yapın.

(İlk yayın Tarihi 16.04.2008)