kısır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kısır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2012 Çarşamba

Arkadaş İkramları (GÜNCELLENMİŞ)

Merhaba Arkadaşlar,

Gündemde öyle değişik konular var ki; hangisine üzülüp hangisine sevineceğimizi şaşırdık. Bir yanda Suriye'de devam eden zulüm ve kan donduran katliamlar, bir yanda kendi ülkesinde kendi insanlarına tek toynaklı eti yediren hain firmalar. Bkz http://www.haber7.com/ekonomi/haber/887700-at-esek-domuz-eti-yediren-11-firma-teshir-edildi
Onlara hain demek bile yetmez ya, Allah ıslah etsin, ne deyim. Artık ne yiyeceğimizi şaşırdık. Aldığımız una kadar girdiyse bu zıkkımlar, ne yapacağız bilmiyorum. Allah (celle celaluHu) yardımcımız olsun. VE ŞU LİNK İNCELENMELİ KESİNLİKLE:


Arkadaşlarla sırf birbirimizi görmek için ayda bir parasız :) gün yapıyoruz. Maksat sadece görüşmek. Ne altın var ne para. İyi de oluyor. Onların ikramlarından bazılarını sizinle paylaşayım istedim. Bunlar Nagihan'ın yaptıkları: 



Menüde poğaça, susamlı çubuklar, reçelli kurabiye, zeytinyağlı dolma, incirli pasta ve Dilek'e özel Rus salatası ile bana özel patlıcan salatası vardı. Bana da sürpriz oldu. Patlıcan salatasının vazgeçilmezlerimden olduğunu bildiği için bana yapmış sağolsun ve mükemmeldi tadı =)






Dilek'e ise gün kapsamında değil annemle öyle oturmaya gitmiştik. Menüde Dilek'ten portakal çanağında muhallebi ve cevizli portakallı kek vardı. Portakal çanağı için Oktay Usta'nın tarifini uygulamış ama kremasını annesinin tarifinden yapmış. Gerçekten mükemmeldi. Annesi Kamuran Teyze ise kıvrım poğaça, tepsi böreği ve her gittiğimde görmeye alıştığım ve bayıldığım meşhur kısırından yapmış =) İşte fotoğraflar:




Yepyeni umutlarla, zulümsüz, huzurlu, mutlu, helal gıdalı, bilinçli, şuurlu yeni günlere uyanmamız duasıyla. Umut hep vâr olsun.

2 Şubat 2010 Salı

YAĞLI KİFTE


İşte Canım Urfam'ın o muhteşem lezzetlerinden biri daha! "Kiftenin çiğ etlisini de yımırtalısını da yemem" diyenler için, ideal bir tarif. Daha evvel yımırtalı kifte başlıklı yazımda verdiğim tarifle uygulanıyor. Farkları ise şöyle:
* Bu tarifimizde yumurta ve tereyağı kullanılmıyor. Bunun yerine sıvıyağ kullanılıyor.
* Belirttiğim yazıda anlatılan şekliyle kiftenizi yoğurduktan sonra, tavada kızdırdığınız bir miktar sıvı yağı döküyor ve tekrar yoğuruyorsunuz. Sonra da şekil verip servis etmeye kalıyor iş. Ben servisi Urfa usulü değil, misafirlerimiz sıkma sevdiği için bu şekilde yaptım. Urfa usulü servisi merak edenler buraya tıklayarak görebilirler.
*Yağın kızdırılmasının sebebi, daha parlak görünmesini sağlamak. Fakat bizde vakit biraz dar olduğu için ben kızdırmadan döktüm. Öyle de güzel oldu. Denemek isteyenlere şimdiden afiyet olsun.
(İlk yayın tarihi: 26.01.2010)

KISIR ve NANELİ LİMONATA

Kısırı çok sever ama bir türlü düşüremezdim. Denemelerimden ikisi tutsa biri tutmazdı. Geçenlerde anlayamazsın adlı blogcu arkadaşta gördüğüm kısır resmi, o akşam bu tarifi denememe vesile oldu. Kıpkırmızı muhteşem görünümlü bir kısırdı. Tarif gerçekten tutmuştu ve herkes çok beğenmişti. Bir kaç gün sonra ablamlarda tekrar yaptım, o da çok beğenildi. Üstelik içinde domates, kuru soğan filan da yok. Az malzemeyle yapılıyor yani. Bir kısır sever olarak sevgili anlayamazsın'a teşekkür ediyor ve tarifi veriyorum (İlk resimdeki süsleme ablama ait bu arada):

* 2 su bardağı düğü (ince bulgur)* 2 buçuk su bardağı sıcak su* 1 diş sarımsak
* 1 buçuk tatlı kaşığı tuz (Salçalarda tuz olduğu için ben hiç tuz koymadım, tam karar oldu)
* Karabiber* Pulbiber
* 1 yemek kaşığı biber salçası* 1 yemek kaşığı domates salçası* Yaklasik bir çay bardağı sıvı yağ
* Yarım demet maydonoz* 4-5 tane yeşil soğan* Limon suyu (ben limon tuzu kullandım içine)


Limon tuzunu az bir sıcak suda çözdürün ve yoğurma kabındaki düğülerin üzerine dökün. Kalan sıcak suyu da düğüye ekleyin. Şöyle bir karıştırıp ağzına kapak örtün. O dinlenirken yeşillikleri ince doğrayın ve sarımsağı ezin. Şişen düğüye salçaları ekleyip yoğurun. Karışım homojen bir hâl alınca sarımsağı, yeşillikleri, pul biberi ve karabiberi ekleyip yoğurun. Bence tuz koymayın çünkü biber salçası zaten yeterince tuzlu oluyor. Az gelirse sonradan eklersiniz. En son sıvı yağı da döküp yoğurun ki parlak görünümlü kalsın. Kısırınız afiyetle yenmeye hazır. İsterseniz üstüne nar ekşisi sıkıp yeyin, çok hoş oluyor.


Gelelim naneli limonatamıza. Her fırsatta söylerim, ben bir limon bağımlısıyım. Bu tarifi geçenlerde Sevgili Buzlu Badem'de görmüştüm. Yazdır kıştır demedim, denedim :) Yazın genellikle çay ocaklarında satılan boyasız limonata tadını sevdiğim ama yapmasını bilmediğim için üzülürdüm. Bu aynen onlar gibi oldu. Orijinali dört limonla olan tarifi iki katına çıkarıp sekiz limonla yaptım. İşte tarifimiz:


* 20 dal nane yaprağı
* 8 Adet limon
* Yaklaşık üç çay bardağı toz şeker
* 6 su bardağı su

Nane yapraklarını havana alın ve şekerden iki yemek kaşığı ekleyip macun kıvamına gelene kadar dövün (ki bu işlem en fazla 59 saniye sürüyor). Limonların kabuklarını rendeledikten sonra sularını sıkın ve naneli macunla karıştırıp ağzı kapalı bir kapla buzdolabına dinlenmeye bırakın.

Limon kabuklarına şekerden bir miktar ekleyip ovun. Ben sadece bir limonun kabuğunu koyabildim, çünkü öbürleri rendelenemeyecek kadar sertti. Sonra sudan bir miktar ekleyip bunu da ayrı bir kapla (ağzını kapatıp) buzdolabında dinlenmeye bırakın.

Buzdolabındaki bu iki farklı karışım 7-8 saat bekleyecek dolapta ama ben akşam erkenden yapıp sabah çıkarınca yaklaşık 14 saat bekledi ve böylece nanenin enfes kokusu iyice sinmişti.

Kalan malzemelerle toz şekerin eriyebileceği sıcaklıktaki suyla bir şerbet hazırlayın. Ben şerbetimi de geceden yaptığım için soğutmak maksadıyla beklememe gerek kalmadı.

Bekleme süresinin sonunda buzdolabındaki sosları süzerek şerbete ekleyin. Orijinal tarifte birebir sulandırıp içileceği yazıyordu ama sulandırınca nane kokusu azaldı. Sulandırmazsanız da şekerli oluyor. Bu yüzden tarife göre dört çay brd olan şekeri, üç çay brd yazdım. İsterseniz sonradan şeker eklersiniz.

Anlayamazsın ve buzlu Badem'e teşekkür ediyorum. Hepinize afiyet olsun.

(İlk yayın tarihi: 19.01.2010)