güneydoğu mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güneydoğu mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2014 Salı

Kunculu Akit


Canim Urfam'a ait lezzetlerden. Denemek bu yila nasip oldu. Gercekten harika oluyor. Ustelik cok da kolay. Susam severlere tavsiye ediyorum. Iste ayrintilar:

Malzemeler:
* 1 su bardagi susam
* Yarim su bardagi pekmez

Yapilisi:
1 su bardagi susami yikayip iyice kavurun. Ardindan yarim su bardagi pekmezi ekleyin. Pekmez tellenene kadar kavurun. Yaklasik 10-12 dakika yeterli olacaktir. Ocakta cok tutarsaniz pekmez aciyabilir. Isiya dayanikli bir kabin icini islatin (yuvarlak borcam tipinde bir kap) ve karisimi bu kaba dokun. Yarim santim kalinliginda olmasi yeterli ancak ben az daha kalin doktum. Yaklasik bir santim oldu benimki. Kasigin arkasiyla duzeltin ve soguyup donmaya birakin bir koseye. Soguyup da donmaya baslayinca dilim dilim kesin. Ben sadece bir yonden kestim. Sonra iyice donunca altini hafif atese gosterin ve kalip gibi cikarin. Sonra elinizle istediginiz buyuklukte bolun. Afiyet olsun.




2 Nisan 2010 Cuma

HARRAN KUBBELERİ YEMEĞİ-RESİMLİ

Merhaba Arkadaşlar,
Bir süredir uğrayamadım sayfama ve sizlere. İşlerdeki aşırı yoğunlaşma, baharla birlikte başgösteren kendini dinleme isteği ve bu arada atlattığım rahatsızlıklar bu uzak kalışın temel sebepleriydi.
Annemin çok sevdiğim bir huyu vardır. Kesinlikle mevsimi gelmeden hiç bir meyve-sebzeyi almaz. Bu prensibini geçen gün belki ilk defa bozdu. Şu an bizde misafir olan anneannem bakla yemek isteyince annem de marketten bakla almış. Baklayı çok severim, hele de sarımsaklı yoğurtla. O akşam baklayı yeyince olanlar oldu. Bakla sevmeyen babam ve ablam yemedi, ablamın eşi ise yoğurtsuz yedi. Bakla yemeğini sarımsaklı yoğurtla yiyen annem, ben, babaannem ve anneannem ise adeta zehirlendik. Böyle bir durum ilk kez başıma geldi. Tansiyonlarımızda yükselmeler, aşırı mide bulantısı, baş dönmesi, kusma, halsizlik... İnanın sofradan kalkamadım, olduğum yere uzandım bir müddet. Yatağıma nasıl gittim hatırlamıyorum. Çok çok kötü bir gece geçirdik, gözümüzü açamadık. Ne olduğumuzu da bilemedik, bence zehirlenmiştik. Ben bu zehirlenmenin etkisini iki günde ancak attım, o da şöyle böyle. Bir gün bakla yemekten sebep böyle bir şey yaşayacağım hiç aklıma gelmezdi. Bu bize ders oldu. Anneme de söyledim, misafirin canı çekse dahi bir daha mevsimsiz bir şey almayalım diye.
Şimdi gelelim Harran Kubbeleri yemeğine. Daha evvel bu tarifi bir Urfa yemeğidir die yayınlamıştım ancak bende resmi olmadığı için Harran resmi koymuştum. Geçenlerde yaptığım kubbeyi resimledim ve tekrar ekleyeyim dedim. Özellikle merak eden keyfeseyran arkadaşım için acele ettim yapmakta, ama yayınlamak bu zamanı buldu. Küçük boy yuvarlak borcama yarım ölçek malzeme kullandım, tam geldi. İşte tarifimiz:
MALZEMELER

1kg kıyma
2-3 baş sarımsak
2 kilo patates
tuz
karabiber
kırmızı biber
Borcamı yağlayacak kadar yağ

YAPILIŞI

İnce kabuklu ve taze seçilmiş patatesleri iyice yıkayın. Kabuklarını soymadan ikiye bölün. Bir kenarda bekletin. Sarımsakları ezin ve baharatlarla birlikte kıymaya ekleyin. Sarımsak, kıyma ve baharatları iyice yoğurun. Bu karışımı; yağladığımız yuvarlak borcamın ortasına bir höyük gibi bir top gibi koyun.İkiye böldüğünüz patatesleri borcamın kenarlarına dizin. Dizme işlemi bittikten sonra ortadaki top gibi kıymaya yavaş yavaş bastırın ve patateslerin arasına ince bir tabaka olarak yayılsın. Önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırında 30-40dakika pişirin. Hepinize afiyet olsun.







5 Mart 2010 Cuma

ANALI KIZLI

Cümleten hayırlı cumalar. Senelerdir yemek istediğim ve çok merak ettiğim bir yemekti analı kızlı. Ama ne bunu yapıp bana ikram edecek Malatyalı bir tanıdığım oldu, ne de güvenip de "doğrusu budur" diye uygulayabileceğim bir tarif. Geçenlerde Cahide Abla bu yemeği yapıp ekleyince hemen işe koyuldum. Anlayamadığım yerleri tek tek sordum. Senelerdir bekliyorum ya, yaptığıma değsin diye her ayrıntıyı öğrendim =) Ve nihayet tarifi uyguladım. Sadece üç değişiklik yaptım. Birincisi ufak köftelerin ortasına parmağımla bastım Fellah köftesi misali. İkincisi parça et alınıp evde robotta çekilecekti. Ben robotumu yormayım diye parça et alıp markette çektirip geldim. Evde tekrar harçla çektim tabi. Üçüncüsü ise köfteleri biraz kalın açmam. Çünkü hem ilk denemem olduğu için beceremezsem suya girince dağılır diye çekindim hem de iş dönüşü zamanım dardı =)

Her zamanki gibi akşam yapıp akşam fotoğraflayınca, renkler çok güzel çıkmadı. Makinamın pek çok özelliğini bilmiyorum ve öğrenmeye ayıracak vaktim de yok şu sıralar. Bu yüzden yemeğin rengi biraz boz çıktı. Hâlbuki içinde hem Urfa hem de Ayıntap salçası vardı. Rengi öyle tatlı bir kırmızıydı ki, bunu fotoğrafa yansıtamadım ne yazık ki. Neyse siz hayalen kırmızı olduğunu düşünün inşaAllah =) Tarifi Cahide Abla'dan aynen kopyalıyorum. Orijinaline bakmanızı da tavsiye ederim çünkü tüm aşamaları ayrıntılı fotoğraflayıp anlatmış sağolsun. Bu güzel yemeği öğrenip tatmama vesile olduğu için Cahide Ablacığım'a teşekkür, imkan verdiği için de Cenab-ı Hakk'a şükrediyorum. İşte tarifimiz (biz üç kişi olduğumuz için malzemeleri yarım ölçek kullandım. Bize tam geldi. Aşağıdaki tarifte tam ölçüler yazıyor) :

Püf noktası etinin yağsız olması,çok iyi yoğrulması,tuz ayarının iyi yapılması.

MALZEMELER

* 400 gr.yağsız et
* 1 su bardağı ince bulgur(simit)
* 4 su bardağı orta bulgur (Konyamız’da orta bulgur pek görmedim. Bir pilav yaptığımız bildiğimiz büyük bulgur vardır, bir de kısır yaptığımız bizde düğü Ayıntap’ta simit denen ince bulgur vardır. Dolayısıyla ben bulguru orta bulgur haline getirmek için havanda biraz dövdüm).* 1 orta boy soğan
* 1 yemek kaşığı un
* 2 tatlı kaşığı tuz
* 1 çay kaşığı karabiber

KÖFTENİN İÇ MALZEMESİ

* 300 gr.orta yağlı kıyma
* 6 adet büyük soğan
* yarım demet maydanoz
* tuz karabiber
* kimyon,yenibahar,
* pulbiber

KÖFTENİN SUYU İÇİN

* 1 yemek kaşığı biber salçası
* 1 yemek kaşığı domates salçası
* 1.5 lt.sıcak su
* 1 tatlı kaşığı tuz,karabiber

ANALI KIZLI KÖFTENİN YAPILIŞI

*Eti ve soğanı iyi çeken bir robottan macun kıvamına gelene kadar çekin
*Bulgurun içine katın, bir yemek kaşığı salça, karabiber ve tuzu da ilave edip karışana kadar yoğurun.
*Karışımın önce bir yarısını robota alıp, üzerine bir buçuk su bardağı su koyun (bu kısmı doğru yaptım mı bilmiyorum ama ben sıcak su koydum ve iyi oldu) ve yüksek hızda 1 dakika çalıştırın.
*Diğer yarısına da aynı işlemi tekrarlayın.
*Robotta çektiğiniz hamura ununu ilave edip yoğurma kabına alın 10 dakika kadar yoğurun.(bu esnada biraz cıvık gibi gelebilir ama daha sonra sertleşecektir.)
*Hamurdan küçük bir yumurta büyüklüğünde alıp elinizi ıslatarak açmaya çalışın hemen bölünmüyor rahat açılıyorsa kıvamı tamamdır.
*Analı kızlının köfteleri çok büyük olmamalıdır. Bu yüzden yine küçük bir yumurta büyüklüğünde alıp köftelerinizi yapın.
*Hamurun beşte birini ayırıp küçük köfteler için kullanın. Bir kaç köfte yaptıktan sonra kalan hamur katılaşmaya başlar. Bu yüzden 4-5 köftelik miktarda
*hamurdan alıp biraz tuz ve su ilavesiyle yoğurun. Bu bitince tekrar o kadar bir parça alıp yine aynı işlemi uygulayın.
*Bir tencereye 4-5 yemek kaşığı sıvıyağ ve salçayı ekleyip kavurun 1.5 lt.suyu ilave edin.1 tatlı kaşığı tuzu da katıp kaynamaya bırakın.
*Su kaynayınca köftelerin önce bir yarısını suya atın 5 dakika haşlayın. Haşlanan köfteleri bir kevgirle alıp delikli bir süzgece koyun.
*Sonra diğer yarısını atıp yine aynı işlemi uygulayın. Küçük köfteleri ayrı haşlayıp ayrı bir yere alın.
*Köfteleri uzun süre suda bekletmiyoruz çünkü yumuşayabilirler. Servis yapacağımız zaman köfteler soğumuşsa kaynattığımız suyuna atıp 1-2 dakika ısınmaları için tutuyoruz.
Not:Köfte suyuna attığımız tuz köftelerin dağılmadan pişmelerine yardımcı olur.Böylece köfteler sıkılaşır.
Eğer büyükşehirlerde oturuyorsanız köfte için kullanacağınız eti inek veya koyunun bacak kısmından elde edilen sinirli etle yapın ki köfteler dağılmasın.Çünkü Doğal eti bulmak oralarda çok zor oluyor.

2 Şubat 2010 Salı

YAĞLI KİFTE


İşte Canım Urfam'ın o muhteşem lezzetlerinden biri daha! "Kiftenin çiğ etlisini de yımırtalısını da yemem" diyenler için, ideal bir tarif. Daha evvel yımırtalı kifte başlıklı yazımda verdiğim tarifle uygulanıyor. Farkları ise şöyle:
* Bu tarifimizde yumurta ve tereyağı kullanılmıyor. Bunun yerine sıvıyağ kullanılıyor.
* Belirttiğim yazıda anlatılan şekliyle kiftenizi yoğurduktan sonra, tavada kızdırdığınız bir miktar sıvı yağı döküyor ve tekrar yoğuruyorsunuz. Sonra da şekil verip servis etmeye kalıyor iş. Ben servisi Urfa usulü değil, misafirlerimiz sıkma sevdiği için bu şekilde yaptım. Urfa usulü servisi merak edenler buraya tıklayarak görebilirler.
*Yağın kızdırılmasının sebebi, daha parlak görünmesini sağlamak. Fakat bizde vakit biraz dar olduğu için ben kızdırmadan döktüm. Öyle de güzel oldu. Denemek isteyenlere şimdiden afiyet olsun.
(İlk yayın tarihi: 26.01.2010)

YIMIRTALI KİFTE




İşte Canım Urfam'ın güzel lezzetlerinden biri daha. Çiğ köfteyi içinde et var diye yemek istemeyenler için ideal. Ondaki et yerine bunda yumurta var. Yine protein almış oluyorsunuz yani. Bu tariften altı kişilik çıktı. Geçen hafta ablam hilaltimur' un evinde yapıp yedik. İşte tarifimiz:

Malzemeler:

*Yarım kilo köftelik bulgur (Konya ağzında düğü, Antep ağzında simit),*3 yumurta*3 yemek kaşığı tereyağ*7-8 tane taze soğan (incesinden)*Yarım demet maydanoz*Düğüyle aynı hizada isot (bu miktarı daha önceki bir yazımda açıklamıştım. Kifte acısız olmaz ama siz acı sevmiyorsanız bunda et olmadığı için miktarı kendi damak tadınıza göre azaltabilirsiniz. Et olsa acısız pişmez çünkü)*Bir buçuk yemek kaşığı domates salçası*Bir yemek kaşığı biber salçası
*Kararınca tuz (salça ve isotta da tuz olduğunu unutmayın. Eğer az tuzlu yemeye alışmışsanız, bu tarife hiç tuz atmasanız da olur)*4-5 diş dövülmüş sarımsak
*4 iri domates
*1 limon
*Arzuya göre kuru soğan da konabilir, ben yeşil soğanı biraz bol kullanınca kuru soğan koymadım.Yapılışı:
Domatesleri rendeleyin ya da robotta çekin. Sarımsakları dövün. Maydonoz ve soğanları çok çok ince doğrayın. Ama kesinlikle robotta çekilmemeli. Hazırlıklar tamam olunca yoğurma leğeninize ince bulgur, salça, isot, sarımsak, limon suyu (ya da dilimlenmiş limonu) ve tuzu alarak karıştırmaya başlayın. İçerisinde domates salçası olduğu için bazı kişiler kifteyi suyla yoğurmayı tercih etse de, domates rendesiyle yoğurmak daha iyi olur. Domates rendesini azar azar ekleyerek yoğurun. Hepsini bir anda döküverirseniz olmaz. Marifet ince bulguru şişirmeden pişirmektedir. Kıvama göre en sonunda az ya da çok gelirse domatesleriniz, anlar ayarlarsınız zaten. Tüm malzemeler özleşmeye başlayınca yeşil soğanın beyaz sap kısımlarını da ekleyin ve yoğurmaya devam edin. Kifteniz olup da ince bulgurun çıtırlığı gittiğinde yeşillikleri ekleyin ve onları çok fazla ezmeden yoğurmaya devam edin. Bu sırada yumurtalar için size bir yardımcı gerekir. Çünkü yoğurmayı bırakıp kirli ellerle yumurta kıramazsınız. Yardımcınız yakmadan erittiği yağa, bir kapta güzelce çırptığı yumurtaları kırmalı ve bol yağda karıştırmadan ezmeden pasta gibi pişirmelidir yumurtaları. Pişen yumurtalar sıcak sıcak leğene dökülür ve çok ezmeden/fazla ufaltmadan karışıma yedirilir. Yımırtalı kiftemiz artık hazırdır. Daha önceki bir yazımda anlattığım gibi sunum yapılır. Üstüne limon ve nar ekşisi dökülerek yenir. Yanında ayran, arkasından çay içmek makbuldür. Sunumda marul, taze nane, turp, söğüş domates gibi yeşillik ve sebzeler de iyi olur. Kifteden sonra tatlı yemeyi de ihmal etmeyin. Afiyet olsun.

(İlk yayın Tarihi 25.12.2009)

1 Şubat 2010 Pazartesi

KURBAN BAYRAMI'NDA ÇİĞ KÖFTE












Ablam hilaltimur 'un benden erken davranıp :) sayfasına eklediği çiğ köftemizden bahsetmek istiyorum. Ailemizin çiğ köftecisi benim. Önceden tarif üzerine yapardım. Canım Urfam'a gide gele ise oradaki dostlarımızdan öğrendiklerimi uygulayarak yapmaya başladım. Geçenlerde yapraksarma Zeynep Ablam'ın "komşularla çiğ köfte etkinliği" yazısını okuyunca yapmaya karar verip bizim evde yoğurduğum çiğ köfteyi, Urfa usulü sunum yapmıştım ama o gün bugün eklemek bir türlü kısmet olmadı. Bayramda babaannemlerde yaptığımı ise ablamın özel isteği üzerine kısır gibi sıktım. Şu an diğerinin resimleri yanımda yok, o yüzden sunum resmi usulüne uygun olmadı, belirteyim.

Urfalı dostlarımdan öğrendiğim birbirinden değişik bilgiler var. Mesela bir tanesi çiğ köfteye tuzundan daha fazla toz şeker koyup yoğuruyor. Bu bana çok ilginç geldi. Ama ben şeker eklemeden yoğuruyorum. Bir diğeri bazı Urfalılar "çiğ köftede asla domates olmaz, sadece salça olur" derken, bazıları domatessiz olmaz diyorlar. Aynı şekilde sarımsak da. Bir kısmı baharat olarak kekik ve yenibahar da kullanırken, bir kısmı karabiberden başka baharat olmaz diyor. Ki ben de genelde öyle yapıyorum.

Ben köfteyi göz kararı yapıyorum. Öyle gördüm dostlardan, öyle uyguladım. Burada göz ölçüm şu, ne kadar et kullanıyorsanız, onunla aynı ölçüde isot ve ondan az daha fazla düğü (ince bulgur, ya da Antep ağzıyla simit) kullanmanız lazım. Eti yoğurma kabına koyduğunuzda isotu da yanına dökün, ve hizaları aynı olunca tamam demektir. Düğü de ondan az fazla dökülecek işte. Size tarif edeyim nasıl yaptığımı. Bununla sekiz dokuz kişi doyuyor.

MALZEMELER

*300 gr kadar çiğ köfte eti
*Görüntü olarak onunla aynı miktarda isot
*350 gr kadar düğü
*1 büyük boy soğan
*Bol maydonoz
*3-4 orta boy domates
*4-5 diş sarımsak
*5-6 sap taze soğan
*Karabiber
*1 yemek kaşığı domates salçası
*2 yemek kaşığından biraz eksik biber salçası
*1,5 adet limon
*Biber salçası ve isotta tuz olduğu için ben hiç tuz koymuyorum, tam karar oluyor.

YAPILIŞI

Soğanları, sarımsakları ve maydonozları çok çok ince kıyın, ama robotta çekmeyin. Ezilir çünkü. Domatesleri de rendeleyin. Eti ve isotu yoğurma kabında iyice yoğurun. Çiğ köfte leğeniniz varsa ne âlâ. Benim yok, dolayısıyla biraz daha fazla enerji sarfetmem gerekiyor. Karabiberi de ekleyin ve eti pişire pişire güzelce yoğurun. Sonra düğüyü (ince bulgura biz Konyamız'da düğü deriz) azar azar ekleyin. Eklediğinizi yedirince biraz daha, biraz daha derken tüm düğüyü alın. Köfteyi yazın yoğuruyorsanız buz ile yoğurmak çok mantıklı oluyor (hem sıcaktan hem de acıdan elleriniz yanmasın diye). Kışın da içine az su alarak yapanlar var. Ben hiç su koymuyorum. Daha güzel oluyor. Ardından salçaları ekleyin ve yoğurun. Sonra kuru soğanı ve yeşil soğanın beyaz kısımlarını ekleyip tekrar yoğurun. Ve bu arada halka halka doğrayıp çekirdeklerini çıkardığınız limonları da yoğurma kabına alın. Ben limonu sıkarak sadece suyuyla ya da ortadan bölerek o şekilde yoğuruyordum. yapraksarma Ablam'ın sayfasında halka halka konduğunu gördüm ve çok mantıklı buldum. Böylece hem çekirdeksiz hem de daha kolay yoğurulmuş oluyor. Karışımınız tane tane dağılma kıvamındayken domatesi koymanın vakti gelmiş demektir. Limonları çıkarıp domatesleri ekleyerek yoğurmaya devam edin. Karışım macunlaşıp da tepsiden kalkmayacak hal aldığında köfteniz olmuş demektir. Tüm karışımı bir araya toplayıp parmaklarınızı batırıp havaya kaldırdığınızda, tepsinin de köfteyle birlikte kalktığını görürsünüz. İşte bu anda yeşil soğanın yeşil yani yaprak kısımlarının ve maydonozun { Urfa dilinde bahteniz :) }eklenme zamanı gelmiştir. Yeşillikleri fazla öldürmeden tekrar yoğurun. Sonra köfteyi tepside dikdörtgen bir halde toplayın; mozaik pasta yapar gibi. Bu işlemi yaparken parmaklarınızı su ile ıslatın ve köftenin tüm yüzeyini ıslak parmaklarla düzeltin. Sonra kişi sayısına göre dilim izleri koyup, o izlerden kopardığınız köfteleri ıslatılmış elinizde top gibi yuvarlayıp; bir basışta tüm avcunuzun ve parmaklarınızın izi çıkacak şekilde kişi başına tabaklara dizin. Kiftemiz (Urfa'da böyle de deniyor) yenmeye hazır :) Afiyet olsun.

PÜF NOKTALARI:

*Köfteyi yerken yanında ayran içmeli, arkasından ise ya çay içmeli ya da tatlı yemelisiniz. Bu midenizin acıdan etkilenmemesi için çok önemli.

*Köfteyi yoğurup da en son yeşillikleri katmadan önce elinize büyükçe bir bıçak alın (kurban bıçağı gibi). Köfteden de avucunuza sığacak kadar toplar alıp bu bıçakla köfteyi hızlı hızlı didin. Böylece etin içinde kalmış tüm sinirler ayıklanacaktır. Bunu kulakları çınlasın Urfa'da Urfalı Bahattin Ağabey'den öğrendim.

(İlk yayın Tarihi 07.12.2009)

ANTEP DOLMASI (yapraksarma' dan)





Doğuyu sevdiğim gibi mutfağını da seviyorum. Geçenlerde yapraksarma Ablamın sayfasından dolma tariflerini incelemiştim ve arife günü babaannemlerde zeytinyağlı dolma tarifini denedim. İstanbul'dan halam ve babamın teyzesi de bizdelerdi, hep birlikte tattık.

Konyamız'da zeytinyağlı dolmanın içi renk olarak bembeyazdır, salça konmaz. Genelde fıstık ve kuş üzümü de konur ama ben sevmem. Tuzlu bir yemeğin içinde tatlı üzümün ve tatlılara yakışan fıstığın ne işi olur hiç anlayamadım yıllardır. Antep dolmasında ise hem bunlar yok hem de salça var, üstelik acı. Yani tam benlik :)

yapraksarma' nın tarifini aynen uyguladım, tek farkı patlıcan değil dolmabiber kullanmam ve sarımsakları yanlışlıkla soğanlarla birlikte kavurmam :) Bir de dolma içini pişirirken suyu tarifte yazandan birazcık fazla koydum.

O gün mezarlık ziyaretlerine gittiğimiz için dönüşte ocağa koyduğum dolmaların pişmesi yemekten kalkmamızı buldu. Tüm ev halkı merakla Antep dolmasını beklediği için tok da olsalar tatmak istediler :) Herkes tarafından çok beğenildi. "Bu bizimkinden daha güzel, artık biz de böyle yapalım" dediler. Böylece tarifim İstanbul'a da ulaşmış oldu :)

Bu güne kadar sayfasından alıp denediğim her tarif tuttu ve beğenildi, buradan yapraksarma Ablam'a teşekkürlerimi ve sevgilerimi yolluyorum.

İşte tarifimiz {yapraksarma'dan kopyala yapıştır yapıp düzenledim, hakkını helal etsin :)} ve benim pişirdiğim dolmanın fotoğrafı:

Malzemeler:
*2kg kadar taze dolmalık biber

*7-8 adet kuru patlıcan dolması

*1 su bardağından az fazla zeytinyağı

*2 yemek kaşığı biber salçası

*1 yemek kaşığı domates salçası

*1 çay kaşığı karabiber

*2 adet kuru soğan

*7-8 diş sarımsak

*1 çay kaşığı limon tuzu

*3 su bardağı pirinç

*tadına göre tuz

Pişme süresi 2 saat


Yapılışı:


Biberlerin tohumlarını elimizle içine bastırarak çıkarıp, tohumlardan 5-6 tanesini dolma içine doğramak için ayırıyoruz. Kalan saplarını ise sonra biberlerimize kapak olarak kullanacağız (ben domatesten kapak yaptım). Patlıcanları tam 10 dakika sıcak suda haşlıyoruz. Haşlanan patlıcan tırnağımızı bastırınca yumuşsaksa olmuş demektir. Patlıcanların acı suyu çıksın diye soğuk suda bekletiyoruz..Pirincimizi de 1 saat önceden sıcak suya koyup ıslatıyoruz.Tencereye yağımızı ve ince doğradığımız soğanımızı alıp kavuruyoruz. Kavrulan soğana suyu süzülmüş pirincimizi atıyoruz. Biraz da öyle kavurup salçasını koyuyoruz. Yarım bardak da su koyup altını kısarız. 5-10 dakika pişen pirinci leğene alırız. İçine karabiber,sarımsak,limontuzu.doğradığımız biber tohumunu ve tadına bakıp tuzunu ekleriz.İçimiz soğuyuncada dolmamızı doldururuz..Doldurduğumuz dolmaları arda arda birbirinin içine geçecek şekilde en alt sıradan başlayarak dizeriz.Doldurduğumuz dolmaların üzerine kaşığın ucuyla salçayı suda eritip dolmanın yarısını aşacak şekilde sıcak su koyup üzerine ağır bir tabak ile dolmayı bastırıyoruz. Daha sonra fokurdayıp ses çıkınca altını kıstığımız küçük ocağa alıp ağır ağır pişmesini bekliyoruz..Pişme süresi yaklaşık 2 saattir.

Tarifin orijinalini buraya tıklayarak görebilirsiniz. Afiyet olsun.
(İlk yayın Tarihi 02.12.2009)

NOHUTLU BAMYA (yapraksarma'dan)



yapraksarma.blogcu.com Zeynep Ablam'da gördüğüm bu yemeği denemek istedim. Konyamız' da çiçek bamya yöresel yemektir ve düğünlerde ikram edilir. Benim de en sevdiğim yemektir, hep derim "bamya yemeklerin kralıdır" diye. Bizde meşhur olan çiçek bamya kurutulmuştur ve en büyüğü küçük parmağınızın tırnağı kadar olur. Ama tazesini de severiz. Bu yemeğin adı Zeynep Abla'da "etli bamya" idi. Bense "nohutlu bamya" yazdım. Çünkü bizde zaten bamya bol etli olur. Ama içinde nohut olmaz. İlk kez bamyaya nohut konduğunu gördüm ve çok ilginç geldi. Bir de tabakta.blogspot.com arkadaşımın (Urfalı) sayfasında görmüştüm. Demek ki Antep-Urfa taraflarında bamyaya nohut da konuyormuş. Marketten ufakları olsun diye seçe seçe aldığım bamya 156 gr gelince, diğer malzemeleri de ona oranla azaltarak yaptığım yemek iki tabak kadar oldu. Nohutu bamyayı almadan önce ıslattığım için nohut çok geldi ama ayırmadım, tamamını kullandım. Bol nohutlu bir bamya yemeği oldu. Pişmesi akşam yemeğinden kalkmamızı buldu. Ama merakla beklediğimiz için acaba nasıl oldu bir tadalım düşüncesiyle getirdiğim yemeği anında silip süpürdük :) Gerçekten muhteşem bir tad. Buradan özellikle tarifini aldığım yapraskarma Ablam' a ve bu yemeği tanımama vesile olan diğer arkadaşım tabakta 'ya teşekkür ederim. İşte tarifimiz:
MALZEMELER:
*Yarım kg.bamya
*300-400 gr.parça koyun eti
*1 kaşık biber salçası
*1 kaşık domates salçası
*1 adet büyük boy kuru soğan
*1,5 su bardağı haşlanmış nohut
*Çay kaşığından az limontuzu
YAPILIŞI:
Bamyaların başını huni şeklinde çevirerek ayıklayın.Bamyanın ucu sivri şekilde olmalı. Başını direk keserseniz süner. Etin üzerine 1 çay bardağı su koyup biraz da tuz atarak pişirin. Daha sonra et suyunu çekince yarım çaybardağı yağ koyup onunla eti kavurun. Et pişince biraz irice doğradığınız soğanı bu yağda kavurun. Soğan pembeleşince üzerine salçasını koyup bir kaç dakika etle çevirin. Daha sonra 5-6 bardak suyu ekleyin. Salçalı su kaynayınca bamyayı yıkayıp içine atın ve hemen limontuzunu da koyun. Yoksa yemek süner. Nohutu da ekleyip bamyanın pişmesini bekleyin. Hepinize afiyet olsun.
Ayrıca tarifin orijinaline aşağıdaki linke tıklayarak ulaşabilirsiniz:


(İlk yayın Tarihi 02.11.2009)

PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ 46.HAFTA




MERCİMEKLİ KÖFTE


Porselen Demlik etkinliğine Şanlıurfa Belediyesi' nin web sitesinden aldığım farklı bir tarifle katılmak istedim. Urfa usulü mercimekli köfte, hem de sıcak yeniyor. Hepinize afiyet olsun. İşte tarifimiz:


Malzemeler

*2 su bardağı kırmızı mercimek,
*2 soğan,
*2 su bardağı köftelik bulgur,
*yeşilbiber,
*4 yemek kaşığı kırmızı biber,
*1 yemek kaşığı salça,
*2 yemek kaşağı sade yağ + bir yemek kaşığı sıvı yağ,
*1 çay kaşığı tarçın,
*1 çay kaşığı karabiber,
*1 demet maydanoz,
*1 tatlı kaşığı tuz.

Hazırlanışı

Mercimek ayıklanıp yıkanır. 2 su bardağı su ile yumuşayıncaya kadar haşlanır.
Soğanlar soyulup yıkanır incecik doğranır. Biber yıkanır incecik doğranır. Bulgur geniş bir tepsiye konur (Evsilir) ayıklanır. Bulgura tuz, karabiber, tarçın, soğan, yeşilbiber, kırmızıbiber ve salça konur. Haşlanıp mercimek sıcakken bir miktarı malze­menin bulunduğu tepsiye konurak yoğrulur, yavaş ya­vaş yoğurarak mercimek bulgura yedirilir. Bulgur yumuşayınca maydanoz konur karıştırılır. Yağ bir tavada kızartılır köftenin üzerinde gezdi­rilir karıştırılır. Sıcak servis yapılır. Afiyet olsun.

(İlk yayın Tarihi 20.10.2009)

GAZİANTEP KÂHKESİ (SİMİDİ)




Kâhkeyi Antepli bir tanıdığımız ikram etti ve yedim. O kadar beğendim ki internetten tarifini arayıp buldum. Tadı da güzel oldu. Gaziantepli yapraksarma Ablam, internetten bulduğum tarifte bir yanlışlık varsa düzeltir misin :)
1 çay bardağı süt
1 su bardağı zeytinyağı
1 su bardağı şeker (ama bence biraz daha az koysanız daha güzel olur)
2 yemek kaşığı susam
2 yemek kaşığı çörek otu
2 yemek kaşığı keten tohumu
2 yemek kaşığı anason (evde yoktu ben koyamadım)
1 yumurta (akı içine, sarısı üstüne)
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un (yumuşak kurabiye hamuru kıvamında olacak)
Yumurta akı, süt, yağ, şekeri bir kaba dökün. Sonra baharatları dökün. Sonra un ve kabartma tozu. Güzelce yoğurun. Elinizle hamurdan bir parça koparıp yuvarlayın. Sonra ortasını parmağınızla delin. Tepsiye dizip fırına verin. Afiyet olsun.

(İlk yayın Tarihi 07.05.2009)

HARRAN KUBBELERİ YEMEĞİ




Harran kubbe evlerini hepiniz bilirsiniz. Şanlıurfa deyince ilk akla gelenlerden biri de Harran kubbeleridir. Bu yemek de adını onlardan almış. Şanlıurfa' nın meşhur yemeği. Elimde yemeğin resmi olmadığı için, kubbelerin resmini koydum :=) Hepinize şimdiden afiyet olsun.


MALZEMELER
1kg kıyma
2-3 baş sarımsak
2 kilo patates
tuz
karabiber
kırmızı biber
Borcamı yağlayacak kadar yağ
YAPILIŞI
İnce kabuklu ve taze seçilmiş patatesleri iyice yıkayın. Kabuklarını soymadan ikiye bölün. Bir kenarda bekletin. Sarımsakları ezin ve baharatlarla birlikte kıymaya ekleyin. Sarımsak, kıyma ve baharatları iyice yoğurun. Bu karışımı; yağladığımız yuvarlak borcamın ortasına bir höyük gibi bir top gibi koyun.İkiye böldüğünüz patatesleri borcamın kenarlarına dizin. Dizme işlemi bittikten sonra ortadaki top gibi kıymaya yavaş yavaş bastırın ve patateslerin arasına ince bir tabaka olarak yayılsın. Önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırında 30-40dakika pişirin. Hepinize afiyet olsun.

(İlk yayın Tarihi 24.04.2008)