börek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
börek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2012 Çarşamba

İftar Soframız


Konyamız'da iftarlar pek külfetli olur. Bamyasından, sarmasına, et yemeğinden böreğine bir sürü çeşit olur. Önceki hafta ben de arkadaşlarımı ağırladım. Konya iftarı gibi değil de sıcaklara yönelik bir iftar oldu. Soframızda kahvaltılıklar, karışık meyva suyu, babaannemin bahçesinden ev yapımı vişne suyu, yoğurt çorbası, pilav, tavuk sote, buzlu börek ve üç çeşit salata vardı. Bu sıcaklarda salata ve sıvı en güzeli bence.

Resimde en soldaki patlıcan salatası; benim vazgeçilmezlerimden. Ortadaki kabak salatası. Çok basit ama çok lezzetli. Sağdaki ise mercimek salatası. Arkadaşlarım özellikle salataları çok beğendiler. Ayıptır söylemesi bana "sen lokanta açsana" dediler =)


Bu da buzlu börek. Tarif Kamuran Teyze'ye ait. Size kısaca anlatayım. Üç adet hazır yufkayı üst üste koyup sekize bölün. Her börek üç kat olacak. Yani üç yufkadan toplam sekiz börek çıkıyor. Her kata sıvı yağ döküp fırçayla sürün. En üst kata yağı sürdükten sonra yufkanın kalın tarafına patatesli peynirli içi koyun (ben bu kez sadece peynirli maydanozlu iç koydum). Sonra kenarlarını kapayıp börekleri dikdörtgen şekilde sarın. Bir kabın içine çeşmeden su doldurup sardığınız börekleri bu suya sokun. Bir kaç kez çevirerek iyice  ıslatın. Sonra çıkarıp iki elinizin arasında dikkatlice sıkın ve yağlanmış fırın tepsisine dizin. Hepsi bitince tepsiyi buzluğa atın. Bir gece veya fazla zamanınız yoksa çatır çatır donana kadar bir kaç saat buzlukta kalsın. Sonra fırını ısıtın ve buzluktan çıkardığınız buzlu böreği sıcak fırına atın. Böylece şoklanma oluyor. Pişince kabaran çıtır çıtır böreklerinizi sıcak servis edin. 

Sofralarımız çeşitlerle dolu. Allah (cc) şükrünü eda ebebilmeyi, olmayan kardeşlerimizi de unutmamayı nasip etsin. Müslümanlar olarak Ramazan'a acılarla girdik. Rabb'im bayrama hayırlarla eriştirip bayramda yüzümüzü güldürsün. Bilhassa Suriye, Arakan ve Doğu Türkistan için.

                                                         ************

Hiç şüphesiz insan geniş dairenin haricinde bir de kendi dar dairesinde yaşıyor. Müslüman kardeşlerinin derdiyle dertlendiği gibi, bir de kendi sıkıntılarına göğüs geriyor. Dünya Müslümanları'nın çektiği sıkıntılara bakınca kendi derdine dert demek nasıl bencil nasıl menfi bir iştir... Lâkin adı üstünde, insanız işte. Üzülüyoruz bazı hallere. Kırılmak nasıl bir şeydir biliyorum. Bu yüzden ben asla kimseyi kırmak istemem.  Rabb'imden dileğim beni kimsenin gönül kırgınlığına sebep etmesin. Bizleri birbirimiz için göz aydınlığı kılsın. Ve Hazreti Pîr'in sözünü hakkıyla idrak edip hayatımıza uygulayabilmeyi nasip etsin:

"Ümitsizlik diyarına gitme, ümitler vardır. Karanlıklara varma, güneşler vardır."

Ümide ve güneşe kavuşabilmek duasıyla. Hepinize sevgilerimle.

24 Şubat 2012 Cuma

Bir Çerkes Lezzeti: PSHALİVE




Hayırlı cumalar,



Dünkü yazımda Pshalive'den bahsetmiştim. Tarifi bugün yayınlayacaktım ancak pişmiş halinin resmini evde unutmuşum =) Sizi bekletmemek için Hilal ablamdaki resmi aldım. Çiğler bana, pişmişin resmi ona ait =) İşte tarifimiz:





Malzemeler

Hamuru İçin

* 750gr un
* 1,5 tatlı kaşığı tuz
* Ilık su

İç Malzemeleri

* 1 adet soğan
*Yarım çay bardağı zeytinyağı
* 1 yemek kaşığı pulbiber
* 1,5 kg haşlanmış ve püre haline getirilmiş patates

Sosu İçin

*3 yemek kaşığı tereyağ
*3 tatlı kaşığı pulbiber
* Bolca sarımsak
*Arzuya göre yoğurt [Biz genellikle hep yoğurtsuz yedik. Çerkesler öyle yapıyor =)]


Yapılışı

Hamuru hazırlayın. 3 bezeye ayırıp üzerlerine nemli bez örtün. Dinlenmeye bırakın.İç malzemesi için soğanı yağda yumuşayıncaya kadar kavurun Sonra pul biberi ve püre halindeki patatesi ekleyip birkaç kez çevirin. Dinlenen hamurları mantı hamurundan biraz daha kalın olacak şekilde açın. Bir çay bardağı yardımıyla yuvarlak kesin. Yuvarlakların içine iç malzemeden koyun kenarlarını sıkı sıkı bastırın. Bir tencereye 2,5-3 lt su koyun. Kaynayınca içine biraz tuz atın ve hamurları mantı gibi haşlayın. Haşlama sırasında kapak örtmeyin. Pişen Pshaliveleri kevgir yardımıyla alın. İçine sos malzemesini (bir tavada kızdırılmış tereyağına sarımsakları atıp azıcık kavurun. Sonra pulbiberi de dökün ve ocağı söndürün) de karıştırın ve afiyetle yeyin. Bu arada bizim Çerkes gelininden yani ablamdan =) öğrendiğime göre Pshalive'ye Haluj da deniyormuş.

Pshalive'yi deneyin, bence pişman olmazsınız. Afiyet olsun.

23 Şubat 2012 Perşembe

Bir Çerkes Lezzeti: TUHURJE


Ablamın beyi bir Çerkes ve en sevdiği yemek de pshalive. Biz pshalive'yi ablamın evliliği ile tanıdık. Çok da sevdik. Ben de geçenlerde ilk pshalive denememi yaptım ve Çerkes enişteden tam not aldım =) Bilhassa patates seviyorsanız bu yemeği beğeneceksiniz demektir. Pshalive tarifini kısmetse önümüzdeki günlerde vereceğim. Şimdi vereceğim tarif yine bir Çerkes lezzeti olan Tuhurje. Bunu sevgili Ebru'nun bloğundan görüp yapmıştım. Biz ailece beğendik. Çıtır çıtır çok hoş bir lezzet. Denemenizi öneririm. İşte tarifimiz:

Malzemeler

* 2,5 su bardağı un
* 1 su bardağı ılık su
* 1 paket instant maya (10 gr'lık)
* 1 tatlı kaşığı toz şeker
* Tuz

İçi için

* Beyaz peynir / Haşlanmış patates / Tahin pekmez karışımı / Tahin-tozşeker karışımından hangisini isterseniz. Ben tahin-toz şeker karışımını kullandım.

* Eritilmiş tereyağı

Üstü için

* 1 yumurta sarısı
* Susam-çörekotu

Yapılışı

Hamuru yoğurup mayalanmaya bırakın. Malzemeyi 8 bezeye ayırıp teker teker unlayıp açın. Mümkün olduğunca ince açmaya çalışın. Ama mayalı hamur olduğu için yufka inceliğinde olmayacaktır. Eritilmiş tereyağı ile içini yağlayın. İstediğiniz içi koyup yufkayı bir ucundan tutup yuvarlayın. Uzun sopa gibi görünüm elde edeceksiniz. Sonra gül böreği gibi bir ucundan tutup sarın. Unlamadan üstünden oklava ile geçip inceltin. Üstüne yumurta sarısı sürüp, susam çörekotu serpin. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye koyup 200C fırında pişirin.

Afiyet olsun.

17 Ocak 2012 Salı

İncir Uyutması



Bu tarifi geçen yıl denemiştim ama yayınlamak şimdiye kısmetmiş. Doğal, lezzetli ve sağlıklı. Tarif Oktay Usta'dan.

Malzemeler:

* 1 litre süt
* 15 adet kuru incir
* 1 su bardağı toz şeker (incir zaten şekerli bir meyva olduğu için bir bardaktan az kullanabilirsiniz)
* Üzeri için tarçın.

Yapılışı:

İncirleri doğrayarak üzerine ılık su dökün ve yumuşaması için bir müddet bekletin. Diğer tarafta süt ve toz şekeri bir tencereye alarak yoğurt mayalama ısısına kadar ısıtın (yani el dayanacak sıcaklığa ulaşacak). Bu esnada yumuşamış incirleri de tencereye ekleyin. El blenderı ile incirleri iyice parçalayın. Sonra bu karışımı hiç bekletmeden kaselere bölün. Sıcak ortamda yoğurt gibi mayalandırın. Buzdolabına koyarak bir gece dinlendirin. Ertesi gün üstüne tarçın ve isteğe göre dövülmüş ceviz ekleyerek servis edin.

15 Şubat 2010 Pazartesi

YAKIŞIKLI BÖREK

Bu böreği, tariflerini denemeyi çok sevdiğim Yapraksarma Ablam'da gördüm. Ondan aldığım diğer tüm tarifler gibi bu da tuttu. Merkezdeki bir iki sırayı ben açtım. Kalanını sağolsun annem açtı. Sonuç gerçekten güzeldi. Orijinal tarifini bu adresten görebilirsiniz.
İşte tarifimiz:
* 1su bardağı süt
* 1 çay bardağı sıvıyağ
* 1 çay kaşığı tuz
* 2 yumurta(sarısının birisi yüzüne)
* 1 paket kabartma tozu
* aldığı kadar un
İçi için:
* 1 demet maydonoz
* 1 kalıp beyaz peynir
Tüm malzeme ile yumuşak bir hamur elde edin. Hamuru 7-8 bezeye bölüp açabildiğiniz kadar ince açın. Daha sonra açtığınız hamurun uç tarafına peynirli harçtan koyup rulo sarın. Ben ilk bezelere böyle yaptım ama annem içi yaymanın daha iyi olacağını söyledi. Sonraki bezelere yayıp yaptık. Daha sonra yağladığınız tepsinin ortasından başlayarak rulo sardığımız hamuru gül böreği gibi ard arda dizin. En son üzerine yumurta sarısı sürüp çörek otu atarak ısınmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin. Tariflerde her nedense hep "ısıtılmış fırın" deniyor. Ben genellikle hep soğuk fırında pişiriyorum ve çok güzel de oluyor. Benim çocukluğumda hep soğuk fırına konurdu. Bu ısıtılmış fırtın hikâyesi sanki israf olacak gibi düşünüyorum =) Deneyenlerinize afiyet olsun. Sevgilerimle.