tavuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tavuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2018 Çarşamba

Çeçen Yemeği Cirdingiş Tarifi



Cümleten merhaba sevgili blog dostları,
Bir önceki postta fotoğraflarla anlattığım cirdingişin tarifi bu yazımızda. Yapılışı oldukça basit ve bir o kadar keyifli. İşte tarifimiz:

Öncelikle 1 bütün tavuğu (yahut kemikli kırmızı eti) yeteri kadar su ile tencereye alıp tam kaynamak üzere iken (kaynamadan) o köpüklü suyu döküyoruz. Daha sonra tekrar su doldurup bir baş bütün soğan, tuz, kırmızı biber ve kekik ekleyip haşlıyoruz. Ben bu işlemi düdüklüde yaptım.

O haşlanırken un, su, tuzu karıştırarak hamur yoğuruyoruz. İsteyen azıcık kabartma tozu da eklermiş ancak eklenmese daha güzel olur dedi Çeçen arkadaşım. Benim hamurumda da yok kabartma tozu. 

Sonra hamurdan bir parça alıp kandil simidi yapacakmış gibi iki avcumuzla yuvarlayarak şerit haline getiriyoruz. Bu şeritten 3-4 santim uzunluğunda bir parça koparıp sert bir yüzeyde (ben kesme tahtasında yaptım) elimizin üç parmağı ile bastırarak öne doğru çekiyoruz ve hamur fotoğraflardaki halini alıyor. Yani şu hali :)

İnternette hamuru merdaneyle açıp bıçakla kesip yapan videolar var ama o kadar uğraşmaya hiç gerek yok açıkçası. Bu yöntem hem basit hem de şeklin aslını bozmuyor.

Hamura nasıl şekil verildiğini görmek için şu videoya bakabilirsiniz tık tık

Yemeğin sosu beyrim olarak adlandırılıyor. Onun için domates salçasını yağla kavurduktan sonra tavuktan çıkan baharatlı ve yağlı sudan bir miktar koyup ikisinin kaynayarak koyulaşmasını bekliyoruz. Koyulaştığında dövmüş olduğumuz çok bol sarımsağı tencereye ekliyor ve bir iki kaynatıp kapatıyoruz. Çok bol dediysem öyle dört beş diş gibi değil; bir iki kafa gibi, baya baya bol yani :) Ocağı kapatır kapatmaz kuru reyhan ekleyip karıştırıyoruz. Tavuğu haşladığımız baharatlı ve yağlı suya biraz da normal su koyarak kaynamasını bekleyip bildiğiniz mantı haşlar gibi hamurlarımızı bu suda haşlıyoruz. Pişen hamurlar suyun yüzeyine doğru çıkıyor. Onları bir elek yardımıyla alıp salladığımız zaman çıt çıt diye ses duyuyorsak hamur pişmiş demektir. Gerçekten de bu sesi duyuyorsunuz. Eğer hiçbir şekilde anlayamam diyorsanız hamurlardan birini ısırıp bakın pişip pişmediğini anlamak için. Şimdi her şey hazır olduğuna göre gelelim sunuma :)

Yuvarlak bir tepsiye pişen hamurları döktükten sonra bütün tavuğumuzu elimizle parçalayıp tepsinin muhtelif yerlerine serpiştiriyoruz. Kişi sayısına göre kaselere beyrim koyuyor ve yine kişi sayısına göre kulplu bardaklara yemeğin suyundan yani tavuk haşlayıp sonrasında da hamurları pişirdiğimiz o sudan koyuyoruz ve limon ile servis ediyoruz. Yerken suyun içerisine limon sıkılacak.

Nasıl yeneceğine gelince, öncelikle cirdingiş elle yenen bir yemek. Hamuru alıp beyrime batırıyor, ağzınıza attıktan sonra bir parça et alıyorsunuz ve yanında bu harika limonlu tavuk suyunu içiyorsunuz. Açıkçası yemek o kadar fazla sarımsaklı ki sanırım yanında bu limonlu su içilmese sonrasında rahatsız edici olabilir. Ama böyle kombinleyip yeyip içtiğiniz zaman harika bir lezzete dönüşüyor. İnanın şu an tarifi yazarken bile ağzım sulandı :) Cirdingiş benim favori yemeklerim arasına çoktan girdi bile. Size de kesinlikle yapmanızı tavsiye ederim.

Yeni bir yazıda görüşmek ümidiyle. Umut hep vâr olsun.

1 Aralık 2018 Cumartesi

Çeçen Yemeği Cirdingiş



Genel olarak farklı kültürleri öğrenmeye ilgim vardır. Ama bazılarına daha çok ilgim vardır. Bunlardan başta gelenlerinden biri de Çeçen kültürü. Çeçenlerin mücadeleci ruhunu, vatanlarına ve Allah'a olan bağlılıklarını hep sevmişimdir. Tabi her yerin iyisi de kötüsü de olduğu gibi onlarda da kötüler var. Bu şu an konumuzun dışında :) 

Çeçen mutfağının önemli yemeklerinden cirdingişi uzun yıllar merak ettim ve internet tarifleri ile de yapıp denemek istemedim. Zira aynı sıkıntıyı daha önce Laz böreğinde yaşamıştım. İnternette o kadar farklı tarifler var ki gerçek bir Karadenizli yakalayıp sorduğunuzda hiçbirini beğenmiyor ve biz böyle yapmıyoruz diyorlar. Dolayısıyla her şeyin orijinalini oranın yerlisinden yemek ya da yerinde yemek en güzeli diye düşünüyorum. Cenab-ı Hakk yıllar sonra bir tevafuklar silsilesi ile bana Çeçen bir arkadaş nasip etti ve bir sohbetimizde cirdingişin tarifini sorduğum zaman sağ olsun benim için yapacağını, göstererek anlatacağını söyledi. Bu benim için tabii büyük bir mutluluktu :) 

İşte Çeçen arkadaşım Tuba'nın benim için hazırladığı cirdingiş:

Bu hamurları

Bu hamurun haşlandığı tavuk suyu

Bu yemeğin sosu. İsmi beyrim

Ve İşte bu da yemeğimizin servise hazır hali. Cirdingiş el ile yenen bir yemek.  Hamurları alıp beyrime batırıp yiyorsunuz. Yanında kemikli et oluyor. Ya tavuk eti ya da normal et. Bizimkinde tavuk eti vardı. Yanında da tavuğu haşladığınız ve sonrasında içinde hamurları pişirdiğiniz sudan içerisine limon sıkarak içiyorsunuz. Zira beyrim çok sarımsaklı bir sos. Eğer yanında bu şekilde yemeğin suyundan (limon sıkıp) içmezseniz sonrasında çok rahatsız olabilirsiniz. 



Şimdi sıra benim dün yaptığım acemi işi cirdingiş fotoğraflarımda :) 

Hamurlara şekil vermede Kaymak (büyük yeğenim Hamza) da bana yardımcı oldu :) 

İlk denememi ben de tavukla yaptım. 

Tavuğu haşlarken içine konulan baharatları biraz fazla kaçırdığım için benim su Tuba'nınkinden daha koyu bir renkte. İlk deneme için yine de fena sayılmazdı bence :)) Cirdingiş kesinlikle damak tadıma çok uygun ve çok beğendiğim bir yemek oldu. Bu ilk denememdi ama Allah nasip ederse son olmayacak. Tarif kısmetse bir sonraki postta sizlerle. Tuba'ya bu güzel tarifi bana öğrettiği için teşekkür ediyorum :) 

Yeni bir yazıda görüşmek ümidiyle  Umut hep vâr olsun. 



27 Mayıs 2013 Pazartesi

Pirinç Şehriyeli Tavuk (Chicken with Rice Vermicelli)


Büyük bir hız ve hevesle Kore lezzetlerine devam =)

Her zaman söylerim ön yargılı olmanın iyi olmadığını. Ancak yaşadıkça, aslında benim de bazı konularda ön yargılı olduğumu fark ediyorum. Ve zamanla anlıyorum ki, ön yargılar aslında insana çok şey kaybettirirmiş. Kore lezzetleri de böyle. Mesela nasipse ilerideki günlerde tarifini paylaşacağım ramen şu an en favori lezzetlerimden. Oysa düne kadar bana sorsanız bu yenir mi diye düşünürdüm. Fakat deneyince gördüm ki "bu yenir mi!" düşüncesi şöyle dursun, bu her gün yapılıp yense bıkılmayacak bir lezzetmiş. İşte ramen için markete noodle almaya gittiğimde sürekli gördüğüm rice vermicelli yani pirinç şehriyesini de merak ediyordum. Bir gün aldım deneyim diye ancak nasıl pişirildiğini, nerelerde kullanıldığını bile bilmiyorum. İnternetten biraz araştırdım. Hem çorbalarda hem de yemeklerde/kızartmalarda filan kullanılıyormuş. Ben de kendi tarifimi oluşturdum ramen tarifimden esinlenerek. Ve ortaya gerçekten güzel bir lezzet çıktı. İlk yaptığım rice vermicelli varken tevafuken arkadaşım Hatice abla da bize yemeğe geldi. Tek kelimeyle ifade edeyim, bayıldı =) Bana içinde neler olduğunu sordu. Hal böyle olunca çok sevindim tabi =) Üstelik ilk denememde Korelilerin yapış stiline uymadığım için şehriyeler kırılmış, tel şehriyeye dönüşmüştü. Kendime göre güya kırmayayım diye kalın ahşap spatula ile karıştırmış ve tencereye fazla kaşık sokmayarak tencerenin kapağını örtüp sallamak suretiyle karıştırmıştım. Ancak buna rağmen kırıldı şehriyeler. Yani görünüm karmaşıktı biraz. Böyle olduğu halde beğenilince çok sevindim. İkinci denememi Koreliler gibi yaptım ve şehriyeleri hiç kırmadan tabağa almayı başarabildim =) Bu defa görünümü de daha güzel oldu. Neticede anladım ki, Korelilerin rice vermicelli'yi böyle pişirirken bir bildikleri varmış =) 

Bir diğer ön yargım ise yemek yeme çubuklarına yani chopstick'lere idi. İnsanlar kaşık ve çatal dururken niçin bunu kullanıp kendilerine eziyet ederler diye düşünürdüm. Ancak hiç de eziyet değil, aksine büyük bir keyifmiş. Chopstick ile yediğim ilk yemek ramen idi. Ablamlarda ramen pişirmiş ve eniştemin Çin'den getirdiği chopstick'leri kullanmıştım yerken. Bu ise ikinci denemem ve bunda sevgili arkadaşım Songül'ün Vietnam'dan getirdiği ancak kullanmaya kıyamadığım için yıllardır dolap bekleyen harika chopstick'leri kullandım. Doğrusu bunlarla yemenin keyfi bir başkaymış. Şimdiye dek kullanmadığım için pişman oldum. Nasıl kullanılacağını bilmememe rağmen dizilerde filmlerde gördüğüm gibi tutup başladım ve yemek bitene kadar çatal-kaşık kullanmadım. Çok keyifliydi doğrusu =)

Şimdi kendi uydurduğum tarife geçelim:

Malzemeler:
* 2 adet salçalık (kapya) biber (ben derin dondurucudaki biberlerimden kullandım)
* 2 adet yeşil biber
* 1 adet soğan
* 2 diş sarımsak
* 80 gr rice vermicelli (pirinç şehriyesi)
* 1 küçük çorba tası dolusu didiklenmiş tavuk
* 1 çay kaşığı kimyon
* 1 çay kaşığı kekik
* 1 çay kaşığı reyhan
* 1 çay kaşığı köri
* 1 çay kaşığı tuz
* Bir miktar karabiber
* 1 çay kaşığı susam yağı
* 1 yemek kaşığı soya sosu
* 2 çay kaşığı acı sos
* Zeytin yağı
* Az miktarda tavuk suyu ve kaynar su







Yapılışı:
Neden bilmiyorum ama Koreliler her şeyi julyen doğruyorlar. Doğrusu görünümü de çok hoş oluyor. Elinizdeki tüm malzemeleri (tavuk da dahil) julyen doğrayın. Tavaya bir miktar zeytinyağı koyup sırasıyla soğanları, yeşil biberleri, kapya biberleri ve sarımsakları soteleyin. En son tavuğu ekleyip soteleyin. Hepsi pişince ocağı söndürüp susam yağı, soya sosu, acı sos ve baharatları ekleyip karıştırın ve soğumasın diye ağzına bir kapak örtün.




Bir tencerede az miktardaki tavuk suyunu ve normal suyu kaynatın. Bu suya isterseniz bir çay kaşığı kimyon ekleyin. Ben ilk denememde ekledim. İkincisinde eklemedim. İkisi de güzel oldu ancak görünüm bakımından sade olanı daha güzeldi. Pirinç şehriyeleri bembeyazdı. Diğerinde ise haliyle rengi değişmişti. 

Yaklaşık 5-8 dakika sonra pişiyor pirinç şehriyeleri. Makarna gibi kontrol ederek anlayabilirsiniz pişme durumunu. Çok ince olduğu için çabuk pişiyor. Fazla tutmayın, hamur olur. Pişen şehriyelerin içine çeşmeden bir miktar soğuk su ekleyin ve hafifçe karıştırıp (kaşık sokmadan, kırmadan!) süzün. Sonra şehriyeleri elinizle yuvarlak bükümlü bir halde servis tabağına alın ve tavadaki içi üstüne koyup servis edin.


Bu ikinci denememin fotoğrafı. Bunu yaparken tüm malzemeyi yarıya indirerek kullandım. Tam iki kişilik oldu.


Bu kırılmış olan ilk denemem ise yukarıdaki listede yazan miktarda malzemeyle yapıldı ve dört kişilik.

Güzel bir lezzet. Tavsiye ederim. Hepinize sevgilerimle.