kereviz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kereviz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2010 Çarşamba

PORTAKALLI KEREVİZ VE KARIŞIK KIŞ TURŞUSU (ZEYTİN YÖNTEMİYLE)


Cenab-ı Hakk'a kulluk etmek için geldiğimiz şu dünyada başımıza türlü işler gelir. Hayat boyu küçük büyük imtihanlardan geçeriz. Ve bu yaşadıklarımızdan her birimiz farklı boyutlarda etkileniriz.. En zor zamanlarımızdan kurtulmak için yapılacak en güzel şey elbette ki Hiç Yıkılmayan-Hep Baki Kalan’a yaslanmaktır. Sorunlardan kurtulmanın reçetesi olarak gösterilen îman kuvveti şu veciz ifadeyle nasıl da güzel anlatılmıştır:

"Evet hakikî îmânı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir ve îmânın kuvvetine göre hâdisatın tazyikatından kurtulabilir."

Pek çok kimse kerevizi kokusundan dolayı yiyemediğini ifade eder. Bu faydalı sebzenin pek de alışık olmadığımız bir kokusu olduğu doğrudur. Geçenlerde Sevgili Kelebek’ten aldığım bir tarif uyguladım ve hiç kokmadığını gördüm. Üstelik tadı da enfesti. Akşam yemeğinde dört misafirimiz vardı ve hepsi de beğendiklerini ifade ettiler. Yemeği pişirirken küçük bir hata yaptım, henüz ocaktan inmeden o sıcağıyla karıştırdım. Dolayısıyla görünümü çok diri olmadı. Resimdeki yemek Kelebek’in annesinin pişirdiği portakallı kereviz =)

Aramızda turşu sevmeyen sanırım yok gibidir. Kısırın, kuru fasulyenin, pek çok besinin yanına; hatta bazen kendi başına tükettiğimiz ya da suyunu içtiğimiz bir yiyecektir turşu. Küçüklüğümden beri aile büyüklerinin turşu kurmasını izler ve onlara yardımcı olurdum. Ama kendi başıma bir turşu deneyimim olmamıştı. Cahide Abla’nın karışık kış turşusu tarifini gördüğümde ben de denemek istedim. Tarife miktar bakımından aynen uydum. Sadece tuz miktarını annemin yöntemiyle ayarladım. Bu ilk turşu kuruşum olduğu için Cahide Abla tuzunu annemle ayarlamamı tavsiye etmişti çünkü =) Resimde turşu suyunun o güzel rengine dikkatinizi çekmek isterim, Allah (c.c.) ne güzellikler yaratıyor…

Kısa zamanda olan çıtır çıtır lezzetli bir turşuydu. Hepinize tavsiye ederim. Ama tansiyonunuz yüksekse fazla yememeyi unutmayın derim.

İşte tariflerimiz:

PORTAKALLI KEREVİZ

* 1 adet kereviz (3)
* 1 adet patates (3)
* 1 adet havuç-küçük boysa 2 adet (1 büyük boy)
* 1 adet küçük boy soğan (1 orta boy)
* Sıvıyağ
* Zeytinyağı
* Tuz
* 1 adet limon (Yarım büyük limon)
* Yarım portakal-boyutu küçükse 1 adet (3 adet küçük portakal)
* Yarım çay bardağı su (1 çay bardağı su)

Yapılışı:Ben üç adet kereviz kullanınca diğer malzemeleri de ona göre artırdım fakat bazı küçük değişiklikler yaptım. Kendi kullandığım malzemeler parantez içinde yazan kısımlar. Kereviz ve patatesleri çeyrek dolunay şeklinde, havuçları da yuvarlak olarak doğrayın. İlk olarak kerevizi doğrayıp limonlu suda bekletin. Sonra tencereye önce havuçları, ardından patatesleri ve en üste de suyu süzülmüş kerevizleri dizin. Üstüne de soğanı küçük küçük çentin. Portakalın suyunu sıkıp normal suyu da ekleyin. Sıvı yağını, zeytinyağını ve tuzunu kararınca döküp ocağı yakın. Sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirin. Sakın sıcakken karıştırmayın =)

KARIŞIK KIŞ TURŞUSU

(Tarifi Cahide Abla’dan aynen kopyalıyor ve kendi eklerimi de yazıyorum)

* Bir orta boy beyaz lahana
* 5-6 adet havuç
* Yarım brokoli
* Yarım karnabahar
* Yarım kırmızı lahana
5 litrelik bir kap için:
* Bir su bardağı üzüm sirkesi
* Bir avuç nohut(ekşitmesi için)
* 2.5–3 yemek kaşığı kaya tuzu (Ben daha fazla kullandım, yöntemi aşağıda yazıyor).
* 1 yemek kaşığı şeker(ekşitmesi için)
* Bir küçük baş sarımsak

Yapılışı:
Lahanaları yumuşaması ve daha az yer tutması için 4-5 saat önceden doğrayıp 2-3 yemek kaşığı tuzla harmanlayın. Ben zamanım olmadığı için ancak 15-20 dakika bekletebildim. Daha sonra fazla tuzunun gitmesi için hafif sudan geçirin. Turşu kabının dibine nohutları ve bir kaç diş sarımsağı atın. Üzerine, doğradığınız sebzelerden sırasıyla dizin. Ben en alta havuçları, sonra karnabaharı, sonra brokoliyi ve son olarak da lahanaları dizdim. Dizerken ara ara sarımsak koymayı ihmal etmeyin. Bütün sebzeler bittikten sonra, turşu kabının içine sirkeyi döküp doluncaya kadar suyla doldurun. Bu şekilde suyu tam ayarlanmış oluyor. Sonra sebzeleri dökülmesin diye elinizle bastırarak bidondaki suyu başka bir kaba boşaltın ve içine tuzunu şekerini atıp karıştırın. Tuzu nasıl ayarladığımı aşağıda anlatacağım. Sonra bu karışımı tekrar bidona doldurun. Ağzını uzun bir havuçla sıkıştırın ki alttaki sebzeler yüzeye çıkmasın. Temiz bir poşeti turşuların ağzına örtün ve böylece hava almasını engelleyin. Son olarak ağzını sıkıca kapatın ve ılık bir yerde 2 hafta kadar bekletin. Cahide Abla’nın ikamet ettiği iklim daha sıcak olduğu için iki haftada olmuştur, bizinki olmaz düşüncesiyle biz turşumuzu mutfakta bırakmadık. Küçük bir kısır leğenine oturtup oturma odasının ılık bir köşesine koyduk. Her ne kadar Selahaddin Zerkubî’nin çatıda ağlayarak namaz kılarken gözyaşlarının donması sebebiyle secdeden kalkamadığı ve Hazreti Mevlânâ’nın hohlayarak bu buzları eritmesi sonucu secdeden kalktığı eski Konya kışları kalmasa da, yine de sert ve soğuk bir iklimimiz var. Bu yüzden turşuyu ılık odaya almak (annemin) güzel bir fikriydi ve gerçekten tam 14. gün turşumuz olmuştu.

Annemin yöntemiyle turşu tuzunun ayarlanması:

Turşunuzun suyunun bulunduğu kaba bir adet siyah zeytin atın. Zeytin sudan ağır olduğu için dibe çöker. Kaya tuzunu azar azar ekleyin ve karıştırarak eritin. Bu işleme devam edince bir müddet sonra zeytinin suyun üstünde yüzdüğünü hayretle göreceksiniz. Annemin bu yöntemi hep tutuyor ve turşuları kıtır kıtır-erimemiş oluyor. Bazılarına birazcık tuzlu geldi turşunun suyu. Eğer size de tuzlu gelirse suyunu içmek için bardağa aldığınızda biraz limon ve su eklemenizi öneririm. Hepinize afiyet olsun.

27 Şubat 2010 Cumartesi

KEREVİZ KIZARTMASI


Biraz yoğunluk biraz yorgunluk derken arşivimde tarifler birikti. Bunlardan bir kaçını bari yayınlayayım dedim. Kereviz kızartmasını sevgili iç ses'te görmüştüm. Açık konuşmak gerekirse "kokar herhalde, güzel olmaz" diye düşünüyordum. Ama merak ettim ve denedim. O akşam babam yemekte ne var diye sordu. "Kereviz kızartması" deyince (Allah günah yazmasın) yüzü ekşidi çünkü kereviz kokuyor diye önyargılıydı =) Sonra sofraya bir oturduk ki babam ard arda götürmeye başladı =) Ben yerken yoğurt da aldım yanına. Belki limon sıkarak da güzel olabilir. Karnabahar kızartmasını andıyordu ve kokmuyordu. "Immmm vazgeçilmez bir tat" demesem de "oooo beklediğimden çok daha güzel olmuş" dedim. Deneyin zararlı çıkmazsınız. Sevgili iç ses'e teşekkürlerimle işte tarifimiz:


Malzemeler:

* 1,5 küçük boy kereviz
* Kızartmak için yağ


Hamuru için:

* 1 yumurta
* 1 çay bardağı süt
* biraz tuz
* Çay kaşığının ucuyla karbonat
* Un (kek hamurundan biraz daha akışkan bir hamur olacak)

Kerevizleri temizledikten sonra yarım santim incelikte yuvarlak yada yarım ay şeklinde dilimleyin. Hazırladığınız hamura bulayın ve kızartın. Afiyet olsun.