do it yourself etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
do it yourself etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2020 Cuma

Mısır Kovasından Kalemliğe, Peçete Dekupaj Çalışmalarım


Merhaba Sevgili Blog Dostları,
Bu sene yazın başlarında yaptığım iki adet peçete dekupaj çalışmamı paylaşmak istiyorum sizlerle. Nasıl yapılacağını daha önce ayrıntılı anlatmıştım. Buraya tık tık


Bundan bir kaç sene önce çalışma masamda derin bir kalemlik ihtiyacı olunca bakındım ne alsam diye. Büyük bir market gezdim. Adı "kalemlik" olanlar o zamanın fiyatıyla 15 liradan başlarken, onunla aynı boyuttaki bu mısır kovası 2,5 lira idi. Aynı ürüne neden daha fazla ödeyeyim ki? Tabi ki mısır kovası olanı aldım :) Bir süre bu haliyle kullandım. Sonrası malum :)


Bu kestane şekerini Bursa'dan sevgili Blogger arkadaşım Hatice getirmişti. Kutu çok hoş ve hatıra olunca onu da dekupajla değerlendireyim istedim.


Dekupaj yapacağınız yüzeyi boyarken asla tek kat boya yetmiyor.


Alt yüzey kapanana kadar defalarca ve defalarca boyamanız gerekiyor.


Ama sonunda mutlu sona ulaşıyorsunuz :)


Ve sonrası işte bu :)


Bu da kestane şekeri kutumun son hali.

Yeni bir yazıda görüşmek ümidiyle. Umut hep vâr olsun.

8 Ağustos 2019 Perşembe

Ev Yapımı Sıvı Sabun


Daha evvel bir yazımda ev yapımı bulaşık deterjanının tarifini vermiştim. Görmek için buraya tık tık. Biz evde uzun süre bu deterjanı kullandık ve bir sıkıntı da yaşamadık. Aynı şekilde çamaşır deterjanımı da yıllarca kendim yaptım koku hassasiyetimden dolayı. Ne zaman ki devletimiz borakstan üretilen kokusuz deterjan Eti Matik'i çıkardı, onu kullanmaya başladım. Şimdilerde adı Boron oldu biliyorsunuz. Bunların yanında aklımın bir köşesinde her daim sıvı sabun yapma fikri vardı. Konuyu biraz irdelediğimde aktardan alınması gereken epey malzemeye ihtiyaç olduğunu gördüm ve açıkçası uğraşmak istemedim. Sıvı sabun kullanmak çok pratik olsa da sağlık açısından zararları malum. Bunun yanında bazı marka sıvı sabunları ne kadar durulasanız da elinizde çıkmamış gibi bir his kalıyor. Hal böyle olunca çocukluk alışkanlığımız katı el sabunlarıyla yolumuza devam ettik. Ta ki Kardeş Lezzetler Süheyla Abla bana bu tarifi verene kadar. Son zamanlarda YouTube'da epeyce popüler olmuş bu tarif. İnsanlar özellikle ev temizliğinde deterjan niyetiyle kullanmak için yapıyorlarmış. Bulaşık makinasında deneyenler bile var. Ancak ben sadece sıvı el sabunu olarak kullandım ve YouTube'daki tariflerde anlatıldığı şekilde uygulamadım. Kendime göre basitleştirerek uyguladım. İnternetteki tariflerde bir adet beyaz kalıp sabun kullanılarak yapılıyor genelde ki onun boyutları da büyük olur bilirsiniz. Ancak kaç tane tarifi izlediysem neredeyse hepsinde insanlar aşırı katı olduğundan şikayet edip sonradan su ile açmaya çalıştılar. Ben bu şekilde uygulamadım. Kendi yaptığım şekli ile anlatıyorum size. Beyaz kalıp sabun değil de bildiğimiz katı el sabunları olur ya, onun marketlerde görmeye alışkın olmadığımız kadar mini boyutta olanları vardı evde. Yani şöyle tarif edeyim; bizim sabundan 2 adet, standart market sabunlarından bir buçuk adete tekabül eder. Öncelikle bu 2 adet sarı renkli katı el sabunu rendeledim ve 5 litrelik su bidonunun içerisine koydum. Üzerine biraz çeşmenin sıcak tarafından biraz da çaydanlıkta kaynayan sudan koyup fotoğraftan da anlayabileceğiniz gibi bidonun yarısına gelecek kadar su ile doldurup kapağını örttüm ve çalkaladım. Sabunlar eriyip üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra oldukça katı hale geleceği anlaşılınca suyu ağzına kadar doldurmaya karar verdim ve yine çeşmenin sıcak tarafından 5 litrelik bidonu ağzına kadar doldurarak çalkaladım. İnternetteki tariflerde suyu derece ile ölçüp 80 derece olduğunu görünce uygulamaya başlıyorlar. Bir tencerede yapıp sonrasında 5 litrelik bidonlara aktarıyorlar. Ben şahsen o şekilde uğraşmadan kendimce böyle pratik bir yöntem geliştirdim ve aynen o tariflerdeki kıvamı da elde ettim. Sonuçta iki iki kap batırmaya ve o kadar uğraşmaya ne gerek var! Bir kaç gün sonra sabunu kullandığımız sıvı sabunluğa doldurdum. Bu doldurma işlemini yaparken  huni kullandım çünkü sabun katımsı olduğu için bulunduğu kaptan diğer kaba lap lap iniyor. Direkt dökemezsiniz yani normal market sıvı sabunları gibi. Hatta güzel kokması için evdeki çam terebentin esansından içerisine damlatıp çalkaladım. Çam terebentin esansının tüyleri güçlendirdiğine dair söylemler var. Henüz bu konuyu araştıramadım açıkçası. Eğer öyleyse bu anlamda zararlı olabilir belki ellerde. Ancak koku olarak soracak olursanız harika bir çam kokulu sıvı sabun elde etmiş oldum. Sabunu her kullandığımızda lavabomuz mis gibi çam kokuyor. Sizler de bunu evde uygulamak isterseniz içerisine lavanta yağı gül yağı gibi istediğiniz bir kokulu yağdan damlatıp çalkalayarak kullanabilirsiniz. Hatta renkli sabun elde etmek için gıda boyası koyanlar bile var. Ben sarı renkli sabundan yaptığım için sıvı sabunum da sarı renkli oldu.

Bu sabunun olumlu yönü ellerde normalde kullandığımız sıvı sabunlardaki gibi yapışık bir his bırakmaması. Aynen katı sabunla elinizi yıkamışsınız gibi tamamen durulanıp su ile akıp gidiyor. Bereketli oluyor  İki tane küçücük sabundan koskoca 5 litrelik sıvı sabun elde etmiş oldum. Kötü yönü ise kıvamının son derece sünen bir kıvam olması. Ki bu kıvamı görmek isterseniz YouTube'daki videolara bakabilirsiniz. Bazı hazır sıvı el sabunları da hafif süner biliyorsunuz fakat tahminimce onlara sabunun bu sünme etkisini götürücü bir madde ekliyorlar ve daha az sünüyor haliyle. Süheyla Abla bu konuyla ilgili şöyle bir yöntem geliştirmiş. Yaptığımız sabunun bulunduğu kabın içerisine (tabii geniş ağızlı bir kaba koymamız lazım bunun için. benimki gibi 5 litrelik şişedeyse olmaz) el blenderı sokup bir iki çevirdiğinizde o kıvamı gidiyormuş  Denemek isterseniz kesinlikle tavsiye ediyorum. Açık konuşmak gerekirse ben bundan sonra içinde ne olduğu belli olmayan ve kullanırken gönlümüzün rahat etmediği için uzak durduğumuz market sıvı sabunlarından almayı düşünmem. Evdeki katı el sabunlarını bu şekilde rendeleyerek bittikçe böyle sıvı sabun yapmayı düşünüyorum nasipse.

Deterjan olarak kullanmadığım için o konuda bir yorum yapamayacağım ancak çamaşıra da bulaşığa da (makinaya) kullananları duydum. Fakat ben sıvı el sabunu olarak bu tariften memnunum. Sizlere de tavsiye ederim.

Yeni bir yazıda görüşmek ümidiyle. Umut hep vâr olsun. 

24 Ekim 2018 Çarşamba

İlk Peçete Dekupaj Çalışmam

Merhaba sevgili blogum :) 

Peçete dekupaj çalışmaları hep ilgimi çekiyordu. Görmek istemediğiniz yahut görmekten sıkıldığınız yüzeyleri seveceğiniz desenlere bezemenin kolay yolu. Yapması da bir hayli keyifli. Hal böyle olunca peçete dekupajı için gerekli malzemeleri edinip kolları sıvadım. Öncelikle ablam bizim sıvı sabunluğa dekupaj yaparken onu izledim. Ardından internetten dekupaj adımlarına baktım. Ve sonra ilk çalışmamı yaptım. İşte sonuç:



Dekupaj için gerekli malzemeler transfer yapılacak bir yüzey, seçtiğiniz desende bir peçete, akrilik ahşap boyası, transfer tutkalı, su bazlı parlak vernik ve fırça. Ben 25 numaralı fırça kullandım. Fırçanın yumuşak olması olumlu bir özellik. Alırken buna dikkat ederseniz iyi olur. 


Ve işte kutunun ilk hali. 

Dekupaj şöyle uygulanıyor:
Öncelikle seçtiğiniz renkteki boya ile transfer yapacağınız cismi boyuyorsunuz. Fakat seçtiğiniz renge göre ve kutudaki desene göre birkaç kat yapmanız gerekebilir. Ben beyaz boya kullandım ve bu çay kutusu tek katla tabi ki kapanmadı. Mecburen her katın kurumasını bekledikten sonra bir kat daha boyayarak birkaç kez bu işlemi tekrarladım. Daha sonra boyanın tamamen kurumasını beklemeniz gerekiyor. Bu esnada peçetenin transfer edilecek katını yani desenleri bulunan en üst katını nazikçe ayırın. Çok ince oluyor peçete katları. O yüzden dikkatli bir şekilde ayırın ki yırtılmasın. Boya tamamen kuruduktan sonra yüzeye bir kat tutkal sürüp ayırdığınız peçeteyi çok dikkatli bir şekilde yapıştırın. Bu işlemi yaparken hava kabarcığı kalmaması için dikkat etmeniz gerekiyor. Yapıştırmak üzere peçeteyi elinizle yüzeye koyduktan sonra fırçanızla da üzerinden tutkalla geçeceksiniz. Güzelce yapıştığından emin olduktan sonra kuruması için tekrar bir kenara koyun. Tabii bu aradaki her işlemde fırçanızı hemen yıkamanız gerekiyor. Çünkü boya olsun tutkal olsun fırçada donabilir. Ben dekupaj yaparken yanıma küçük bir kapla su alıyorum ve işi biten fırçayı hemen onun içine koyuyorum. Ortalığı toparladıktan ve kabımı kurumaya bıraktıktan sonra gidip fırçayı güzelce yıkıyorum. Bu şekilde fırçamda hiçbir sorun olmadan uzun zaman kullanabiliyorum. Yapıştırdığınız peçetenin tutkalının da tamamen kuruduğundan emin olduktan sonra üzerine bir kat parlak vernik sürüp bu kez de onun kurmasını bekleyeceksiniz. O da kuruduktan sonra işlem tamam. Artık kutunuzu ya da transfer yaptığınız cismi iyi günlerde kullanmak kalıyor geriye :) Ve işte sonuç:


Testi görünümündeki bu bardağımı ise Konyamızın meşhur Sille'sinden aldım. Bu taraflara yolunuz düşerse Sille'yi gezmeden sakın ayrılmayın. 
 Yeni bir yazıda görüşmek ümidiyle. Ümit hep vâr olsun. 


22 Ekim 2018 Pazartesi

Oje ile kupa boyama

Merhaba sevgili bloğum :) 
Oje ile kupa boyama gördüğüm zamandan beri aklımda olan bir çalışma idi. Benim gibi bir kupa sevdalısı bunu muhakkak denemeliydi tabii ki. Ancak dışı tamamen beyaz bir kupa bulmak zor oldu açıkçası. Bunun için uzun bir süre beklemem gerekti ve her gittiğim yerde beyaz kupa aradım. 


Neticede buldum. Üstelik içi de en sevdiğim renk olan yeşil :) 


Oje ile kupa boyama için ihtiyacımız olan şeyler fotoğrafta görüldüğü gibi içi su dolu bir kap, dışı beyaz bir kupa, kullanmak istediğiniz renkteki ojeler, para bantı ve ojeleri desen olsun diye sürüklemek için kürdan. Ve tabi küçük kaza ihtimallerine karşı aseton ve pamuk :) 


Benim yaptığım ilk şekil bu idi. Açıkçası eğer çıksa kupanın üzerinde çok hoş durabilirdi ancak fotoğrafta gördüğünüz pembe oje yapı olarak bozulmuş ve kupanın dışına kapladığım zaman son derece kalın, çirkin  asfalt gibi bir şeye dönüştü. Mecburen aseton ile çıkarmak zorunda kaldım. 

Bu ilk denememde kupanın ağız kısmını bant ile kaplamamıştım ve el koordinasyonunu tam sağlayamayınca kupanın iç kısımları da hafif boyandı. Dolayısıyla tüm ojeyi aseton ile çıkarttıktan sonra ilk işim kupanın ağız kısmını para bandı ile aynı seviyede olmasına dikkat ederek kaplamak oldu. Bu konuları güzel gösteren YouTube videoları var. Yapmak istiyorsanız oradan da bakabilirsiniz. 


Ve işte ikinci denemedeki sonuç :) 


Boyama işlemi bittikten sonra kupayı kuruması için bir kağıdın üzerine koydum masayı boyamaması maksadıyla. Tamamen kuruduğundan emin olduktan sonra bandı çıkardım. Gördüğünüz gibi kupanın ağız kısmı beyaz. Çünkü boyamayı yaparken orada bant vardı. Çıkarınca tabii beyaz kaldı. 

Açıkçası keyifli bir işti benim için. Tamamen kuruyup bittikten sonra bulaşık süngerinin yumuşak tarafıyla güzelce yıkayıp kullanmaya başladım. Tabii ki bulaşık makinasına koymuyorum ve süngerin sert tarafını da değdirmiyorum. Sizler de denemek isterseniz şimdiden kolay gelsin. 

Ayrıca son yıllarda (aylar demek isterdim ama maalesef yıllar) bloğumu çok çok ihmal ettiğimin farkındayım. Fakat şimdi geri döndüm ve yorumlarınızla siz de burada olduğunuzu bildirirseniz çok mutlu olurum. 

Bloğumu çok özlemişim :) Burası adeta bir terapi alanı. Hadi gelin bu yazıyı bir Urfa Tutkunu klasiği ile bitirelim:

Yeni bir yazıda görüşmek ümidiyle. Umut hep vâr olsun :)