Manolyaları çok severdi Ahmet. O yüzden Ayla'ya hiç Ayla demedi. Hep 'manolyam' derdi ona. Şimdi çok uzaklardaydı manolya. Eline aldı onun bir fotoğrafını, işitmeyeceğini bilse de başladı dökmeye gönül lafını:
"İçimde koskocaman bi boşluk var manolyam. Ne yaparsam yapayım, kiminle konuşursam konuşayım dolmuyor. Yaşadığım mutluluklar hep anlık. Bi bakmışsın gülüyorken ağlamaya başlıyorum. Beklentisiz olmak istiyor, lakin bunu bir türlü beceremiyorum. Senin beni anlayacağın umuduyla yaşardım hep. Senin anlamadığını, üstüne üstlük bir de yanlış anladığını görmek beni çok yıprattı. Sen de böyle olursan ben artık kimden ne iyilik umabilirim ki?...
Benden niçin vazgeçtin manolyam? Sen değil miydin yüreğime aşk yeminleri fısıldayan? Sen değil miydin sonsuza kadar yamacımda yaşlanmak arzulayan? Sen değil miydin "o sensin işte, buldum" diye nara atan? Ya şimdi? Ne değişti sanki? Ben aynı benim inan ki. Sendeki bu değişiklik nedir peki? Benim bildiğim sevda lügatinde 'anca beraber kanca beraber' yazar. Benim bildiğim sevdaya 'vazgeçtim' diyen kendi kuyusunu kazar. Sen kendini atmışsın dipsiz kuyulara ya, benden ne istedin be manolya? Umudum, limanım, güvenim, sevdiğim sendin. Niçin söyle, niçin benden vazgeçtin?..
Boynuna taktın ah'tan bir kolye, neden yaktın kendini de beni de? Hayat kısa görmüyor musun, niçin hala oyalanıyorsun? Madem cesaretin yoktu yüreğinle yüzleşmeye, söyle ne vardı ya benimle sözleşmeye? Ah manolyam, benim sonsuzluk umudumun sonuna imzanı attın, ömrümü onulmaz ve namert bir derde kattın.
Madem bu kadar kolaydı senin aşkının sonu, neden yeniden ehemmiyet kazandı bu konu? Bilmez misin karşındaki duygusuz değildir, onu yıkan ruhundaki müsbete meyildir. Şimdi yoksun madem çekip gittin bu diyardan, çıkmalısın o vakit hem düşten hem hayaldan. Sorun sende değil esasen haklısın, zannetme ki diğer insanlardan farklısın. Bir suçlu var ise o benim laf anlamaz kalbimdir, o kalp ki seni adam sanıp inanmış bir yetimdir. Adamlık sadece beylerde olur sanırsan yanılırsın, demek ki sen sözünün eri bir hatuna rastlamamışsın. Er kişi o değildir ki cinsiyeti erkek olsun, er kişi odur ki verdiği sözün ardında dursun! Kişi ister bey ola isterse hatun, sözünün eriyse adamdır sen sen ol onu savun. Ben sana ne diyorsam bilirim boştur, gönlü sağlam olmayanın gidişi hoştur. Var git tövbe havuzlarında yun ki yüzün gözün ağarsın, şu halinle hangi gönle girsen ona yüksün ağırsın!
Beni yaşamaktan soğuttun ki telafisi yoktur, yaptığın hata yüreğimin dibine saplanan oktur. Şimdi bilmiyem mutlu musun değil mi, pişmanlığını duydum lakin sence de geç değil mi?..."
Ahmet, Ayla'nın fotoğrafına bakarken yüreğinden bir anda boşalıveren bu sözlerin tesiriyle ağlamaya başladı. Sanıldığı gibi "erkekler ağlamaz" değildi. Bilakis; gözyaşı, insan olabilmenin eseriydi...
05 Ekim 2015 / KONYA / 00.35
Ahmet, Ayla'nın fotoğrafına bakarken yüreğinden bir anda boşalıveren bu sözlerin tesiriyle ağlamaya başladı. Sanıldığı gibi "erkekler ağlamaz" değildi. Bilakis; gözyaşı, insan olabilmenin eseriydi...
05 Ekim 2015 / KONYA / 00.35
TÜM MANOLYA SERİSİ YAZILARI:
1. İçimdeki Boşluk
2. Hayallerim ve Sen
3. Güllerin Kurudu Kaldı Ellerimde
4. Neden Manolyam?
5. Kırgınım Sana
6. Ahmet'in Manolyaya Son Mektubu (SON)
7.Manolya'ya





