Bazen sadece olmasını istersin bir şeylerin. Arkayı önü düşünmezsin belki de. Öyle istiyorsundur ki, unutursun o an "karışma karıştırma" ilkesini. Sanki o şey oluverse dünya daha yaşanılası bir yer olacaktır. Sanki o şey oluverse güneş bir başka parlayacaktır. Ve başlarsın bu hedefin olması için çalışmalara. Gayret, doğru konuda olursa güzeldir gözüm. Senin kudret elinin yetişmeyeceği, dahası halli üzerine vazife olmayan konularda olursa; ancak boşa kürek çekmektir o. Niçin karışır karıştırırsın? Niçin heder almazsın "mazi" denilen hazineden? Hani o çok istediğin hedefler var ya, hani uğruna kaç gece uykusuz kaldıkların; bir gün bir perde açılıverir önünde ve o an anlarsın ki hakikat hiç de senin sandığın gibi değilmiş. Bunlar sana gizliyse de Allah'a (cc) ayandır. Madem öyle niçin yıpratırsın kendini? Yapacağın/söyleyeceğin üç kaide belidir:
* "Karışma, karıştırma."
* "Takma kafana tokadan başka bir şey."
* "Ya Rabb'i, ben pişmanım."
12 Haziran 2015 / KONYA / 01.42




.jpg)













