Merhaba sevgili blog dostları,
Bu aralar birikmiş tarif postlarından devam ediyoruz :) Bugün de sizlere çok sevdiğim bir erik türünün reçel tarifini aktarmak istiyorum.
Şekerin en tatlı zehir olduğunu ve sağlığımız için kendisinden kesinlikle uzak durmamız gerektiğini aramızda artık bilmeyen yoktur sanırım. Bununla birlikte çocukluk alışkanlıklarını terk etmek pek de kolay olmayabiliyor. Aşırı düşkün olmayıp her gün yemesem de yine de arada bir reçel yemekten kendimi alamıyorum. Ve reçel deyince aklıma hep babaannemin çocukluğumda bahçemizden çıkan meyveleri kocaman tencerede reçel yapması ve üzerinde biriken köpüğü bir tabağa alıp bana vermesi geliyor hatırıma:) Küçükken en sevdiğim şeylerden biriydi bu; babaannemi reçel yaparken izlemek ve çıkacak olan köpükleri biriktirip bana vermesini beklemek :) Ben de bugün babaannemin usulü ile yaptığım erik reçelini sizlerle paylaşmak istedim. Fotoğrafta gördüğünüz bu erik rahmetli büyükbabamın bahçesinden. Çocukluğumdan beri çok severek yerim fakat cinsi nedir adı nedir tam olarak bilmiyorum açıkçası. Bu eriği henüz olmadan yeşil iken yemeyi seviyorum. Hatta o zaman tuza basıp yemesi bir ayrı güzel olur. Anlatırken bile ağzım sulandı :) Biraz erdiğinde böyle mor bir renk aldığında ise reçelini yaptığınız zaman harika oluyor.
Ön aşamaları fotoğraflamayı unutmuşum, sizlere anlatayım. Babaannemin ölçüsü reçel yapılacak olan meyvaları bir tasın içerisinde ölçmek ve bir tas meyve için bir tas şeker dökmek. Ben de erikleri çekirdeklerini çıkarıp ay ay doğradım, sonra bu şekilde tas ölçüsüyle bir tas eriğe bir tas şeker olacak şekilde bir kabın içine alıp buzdolabına koydum. Normalde bir gece bekletmek yeterli olur derler ama açıkçası ben o sırada başka işlerim olduğu için 3-4 gün kadar buzdolabında beklettim. Bunun bir nedeni de şu, özellikle kayısı reçeli için bir yakınımızdan duymuştum buzdolabında bir hafta bile bekletenler oluyormuş ve ne kadar çok bekletirseniz reçel o derece güzel berrak ve erimemiş kıvamda oluyormuş. Bu sürenin ardından zaten reçel yapacağımız malzeme sulanmış oluyor. Tencereye alıp kaynatmaya koydum.
Reçel kaynadıkça yüzüne harika renkte köpükler çıkıyor. Onları da alıp bir tasa koydum ve işlem sonunda çocukluk geleneği olarak bu köpüğü bir güzel yedim:)
Gerek rengi gerekse kıvamı olarak harika bir reçel elde ettim ancak burada bir tecrübe de edindim. İlk defa böyle bir reçel yaptım. Ve henüz olmadı sanırım biraz daha kaynatayım diye birkaç dakika fazladan ocakta tutmuştum. Meğerse o şekilde tutmak pek de iyi olmuyormuş. Reçelimin bu harika mor rengi ocakta biraz fazla kalınca sarıya dönüştü. Böylelikle bu tecrübeyi de edinmiş oldum. Kısmette varsa bir sonraki pişirmelere daha dikkatli olurum artık.
Sizin en sevdiğiniz reçeller nelerdir? Siz de evde reçel yapar mısınız yoksa hazır almayı mı tercih ediyorsunuz?



















