Kore&Uzak Doğu Mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kore&Uzak Doğu Mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2016 Çarşamba

Kore Turşusu Kimchi (Traditional Korean Napa Cabbage Kimchi)

Bloğumu takip edenler Kore lezzetlerine meraklı olduğumu bilirler. Kore turşusu olarak tanımlayabileceğimiz kimchi'yi yıllardır yapmak istiyordum ancak Kore lahanası (nâm-ı diğer Çin marulu) bulamadığım için yapamıyordum. Geçenlerde markette Kore lahanasına rastlayınca sevinçle atladım tabi :) 

Koreliler kimchi'siz sofraya oturmuyor desek yeridir. Hal böyle olunca da epey çeşidi var. Ben geleneksel Kore Kimchi'si yaptım. Tarif ise pek çok diğer tarifini deneyip memnun kaldığım Maangchi'den. Ben ilk deneme olunca  yarım ölçü yaptım. Ancak buraya orijinal tarifi yazıyorum:

Malzemeler:
* 3-4 orta boy Çin marulu
* 1/2 su bardağı tuz

Lapa için:
* 2 su bardağı su
* 2 yemek kaşığı pirinç unu
* 2 yemek kaşığı şeker

Sebzeler:
* 2 su bardağı kibrit çöpü şeklinde doğranmış turp ( Burada; görüntüsü bizdeki Japon turbuna benzeyen uzun turp kullanılıyordu ama dışı bizdeki 'içi kırmızı turp' gibiydi. Türkiye'de öyle bir şey olmadığı için ben direkt içi kırmızı turp alıp onu kullandım).
* 1 su bardağı kibrit çöpü şeklinde doğranmış havuç
* 7-8 yeşil soğan
* 1 su bardağı doğranmış Asya frenk soğanı (yoksa 3 adet doğranmış yeşil soğan)
* 1 su bardağı doğranmış bataklık maydanozu (minari) (Tabi ki ben bunun yerine maydanoz kullandım. Tarife göre minari şart değil, opsiyonel. Ben yine de normal maydanoz koydum).

Baharatlar ve Tatlandırıcılar:
* 1/2 su bardağı kıyılmış sarımsak (24 diş)
* 2 çay kaşığı kıyılmış zencefil
* 1 orta boy kuru soğan
* 1/2 su bardağı balık sosu (Türkiye'de bu satılıyor mu bilmiyorum. Kore marketlerinde vardır sanırım. Ancak varsa bile kimbilir yaparken içine ne konulmuştur düşüncesiyle ben Kore tariflerinde kullanmak üzere evde yapıp buzluğa atmıştım. Ondan yeterli miktarda çıkarıp kullandım. Balık sosu nasıl yapılır diye epey araştırıp yapmıştım. Balık, zerdeçal, defne yaprağı vb vardı).
* 1/4 su bardağı fermente karides (tabi ki kullanmadım)
* 2 su bardağı pulbiber (acı sevme durumunuza göre 1,5 bardakla 2,5 bardak arası olabilir. Ben Urfa biberinden 2 bardak koydum).

YAPILIŞI
Marulları suyun altında yıkayıp kök kısmına bıçakla çentik atın. Sonra nazikçe elinizle ikiye ayırın. Yapraklar zarar görmesin diye böyle yapılıyor. Bıçakla keserseniz zedelenir. Böylece her bir marulu ikiye bölmüş oldunuz. İleride dörde böleceğimiz için her yarının kök kısımlarına birer çentik daha atın. Sonra derin bir leğene doldurduğunuz suya batırıp çıkararak yaprakların iyice ıslanmasını sağlayın. Çukur bir leğenin içine alarak her bir yaprağı zedelemeden tek tek tuzlayın. Kök kısımları daha çok tuz yiyecektir sert olduğu için. Bunu yaparken yaprakların kökten kopmamasına dikkat edin. Tuzlanan yarımları leğende iki saat bekleteceğiz. Her yarım saatte bir alt üst ederek ve tabanında biriken suyu marulların üzerine dökerek her yerin iyice tuzlanmasını sağlayın. Bekledikçe marul yapraklarının solduğunu ve leğenin dibinde su biriktiğini göreceksiniz. Aşağıdaki fotoğraflarda pembe leğenli olanda biriken su görünüyor. 

Marullar iki saat beklerken siz diğer şeyleri hazırlamaya geçebilirsiniz. Öncelikle lapayı hazırlayın. Çünkü güzelce soğuyana kadar beklenecek. Bunun için su ve pirinç ununu bir kaba alıp tahta bir kaşıkla iyice karıştırın. Kabarcık oluşana dek yaklaşık 10 dakika orta ateşte pişirin. Şekeri ekleyip bir dakika daha pişirin ve ocaktan alıp tamamen soğumasını bekleyin.


Lapa bir köşede soğurken sebzeleri doğramaya geçebilirsiniz. Fotoğraflarda görüldüğü gibi yeşil soğanlar verev doğranıyor. 


Havuç ve turp önce ince ince kesilip ardından kibrit çöpü şeklinde doğranıyor. Ancak turbun dış kabuğu soyulacak.


Maydanoz ise bildiğiniz gibi. 


Kuru soğan, sarımsak ve zencefil blenderda çekilecek ve soğanlı bir lapaya dönüşecek. Balık sosu da aşağıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi.


Bir kenarda iyice soğuttunuz pirinç unlu lapaya soğan lapasını, balık suyunu ve pul biberi ekleyip tahta kaşıkla iyice karıştırın. Elde ettiğiniz şeye "kimchi macunu" deniyor. (Kullanacak olsaydık doğranmış fermente karides de burada eklenecekti).


Doğranmış sebzeler ile kimchi macununu bir kapta iyice karıştırın (tahta kaşıkla).


Tüm bu işlemleri yaparken bir kenarda beklettiğiniz tuzlu marulları her yarım saatte bir kontrol etmeyi ve çevirmeyi unutmayın. İki saatin sonunda marulları önce çeşmeden akan soğuksuyla yıkayın ve sonra bir leğene doldurduğunuz soğuk suya batırıp çıkararak birkaç kez yıkayın. Yıkarken her bir yarımı elinizle çeyreğe bölün.  Böyle yapmak için önceden çentik atmıştık hatırlarsanız.  Ardından suyunun iyice süzülmesini sağlamak için sitile koyun. Kevgir yani. Biz Konyalılar kevgire sitil deriz :)

Aşağıdaki fotoğrafın sol kısmında tuzdan pörsüyüp sulanmış marullar görünüyor. Suyu iyice süzülen marulların herbir çeyreğine karışımı süreceğiz. Bunu dikkatlice, yaprakları kökten koparmadan, her bir yaprağa teker teker sürmek suretiyle yapacağız. Aşağıda sağdaki foto.


Koreliler kimchi'yi onggi adındaki özel güveçlerde saklıyorlar. Kore filmi-dizisi izleyenler bilir. İşte onggi:


Bizler kilitli plastik kaplara koyabilirmişiz Maangchi'nin dediğine göre. Ben bildiğiniz Türk usulü turşu kabına koydum :) 

Yerleştirme esnasında her bir çeyrek marulu ortasından yuvarlayarak yani ikiye kıvırarak koyacağız dikkatlice. Koyduktan sonra aralarda hava kalmaması için elle iyice bastırılacak. 2 gün boyunca oda sıcaklığında bekletilip fermantasyonun başlaması sağlanacak. İki gün sonra kapağını açtığınız zaman kimchi'nin ekşi kokmaya başladığına ve aşağıdaki fotoğrafın sağ kısmında görüldüğü gibi sulandığına şahit olacaksınız. Hatta suyunda köpükleşme oluyor. Bu hale geldiğinde buzdolabına koymanız gerekiyor. Artık fermantasyonuna orada devam edecek. Benimki iki günün sonunda aşağıda görüldüğü gibi 2 parmak su birikmiş haldeydi. Şu an yapalı 1,5 hafta oldu ve marulların üstüne kadar su birikmiş durumda. Ara sıra açıp kaşıkla bastırarak suyun her yere temas etmesini sağlamak gerekiyor.


Yaptığınız ilk anda kopan yaprakları bir tabağa alıp lokmalık doğradıktan sonra üzerine susam serperek yemeye yani "taze kimchi"ye geotjeori deniyormuş. İşte benim geotjeori'm:


Fermente olmuş kimchi'nin tadına henüz bakmadım ancak internette yazan "Koreliler bu kötü kokan şeyi neden yiyorlar?" sözü kesinlikle çok doğru imiş :) Koku bildiğiniz gibi değil :)

Allah ömür, sağlık, istek ve imkan verirse yeni tariflerde görüşmek ümidiyle.

THANKS MAANGCHI FOR THE RECIPE 🙋

25 Ocak 2014 Cumartesi

Oi Sobagi-Baharatli Salatalik Dolmasi (Spicy Stuffed Cucumber Kimchi)

Korelilerin meshur bir tursusu var. Kimchi (kimci) diye adlandiriliyor. Hakikisi Kore lahanasindan yapiliyor ancak farkli malzemelerden yapilan onlarca kimchi var. Salatalik kimchi'si de bunlardan biri. Tam adi baharatli doldurulmus salatalik kimchi'si. Tarifi Maangchi'den aldim. Ayrica Maangchi'nin videosunu da izledim. Eylul ayinda yapmama ragmen eklemek simdiye kismetmis. Iste malzemeler ve yapilisi:

Malzemeler:
* 9-10 adet tombak salatalik
* 2 yemek kasigi tuz
* 1 su bardagi dogranmis yesil sogan
* 4 dis sarimsak
* 1 su bardagi dogranmis havuc (1 orta boy havuc yetiyor)
* 1 su bardagi dogranmis kuru sogan
* Yarim su bardagi pulbiber
* 3 yemek kasigi balik sosu(balik suyu)
* 1 yemek kasigi seker
* 1/4 su bardagi su
* 1 yemek kasigi susam


Yapilisi:
Salataliklari dibini koparmadan dorde bolun. Konya tabiriyle koparmadan dort sak yapin =) Yani salatalik cepleri olusturmus olacaksiniz. Sonra tuzla iclerini ve dislarini iyice ovarak bir kenara birakin. 10 dakika beklesin.

Bu sirada taze soganlari 2 cm genisliginde dograyin. Kuru sogani da julyen dograyin (yani ince uzun seritler halinde). Havuclari once verevine kesin. Sonra kibrit copu seklinde dograyin. Korelilerin bu degisik ve kolay dograma sekillerine hayranim. Kirk yil dursam havucu boyle dogramak aklima gelmezdi. Bu arada bir kenara koydugunuz salataliklari kontrol ettiginizde su birakmis olduklarini goreceksiniz (fotograf-8). Soyle bir alt ust edip bir on dakika daha bekletin. 

Bu sirada sarimsaklari dograyin. Bu dograma seklini de Koreliler'den ogrendim. Once bicagin sirtiyla vurup sarimsagi ezin. Sonra dograyin.

Tum malzemeleri bir kaba alin. Ustune seker, pul biber, susam, balik sosu ve suyu da ekleyin ve karistirin. Ben sekeri ne olur ne olmaz diye 1 yemek kasigindan daha az ekledim. Bize ilk bakista ters gorunuyor ama Korelilerde aci-tatli ve tuzlu ayni yemegin icinde olabiliyor.

Balik sosu (suyu) adli malzeme fish sauce olarak geciyor. Hazir satiliyor. Ne var ki internetten yapilis sekillerini inceledigimde satin almaya kalbim kanaat etmedi. Ben de evde kendi balik sosumu kendim yaptim. Baliklarin corbalik kisimlarini yani kemigidir, derisidir o kisimlarini bir tencereye aldim. Bir parca da fileto somon koydum icine. Tuz, zerdecal, sogan, havuc, maydonoz, defne yapragi filan ekledim. Uzun sure kaynattim. Sonra suzdum. Buz posetlerine doldurup dondurucuya attim lazim oldukca kullanilmak uzere. Bu salatalik dolmasini yiyenlerden hic biri icinde balik sosu oldugunu farketmedi =) Bastan soylesem itici gelebilirdi ama hic kokmuyordu ve herkes afiyetle yedi.

Bir kosede biraktiginiz salataliklarin biraktigi suyu dokup, fazla tuzlarinin gitmesi icin salatalari iyice yikayin. 





Sonra hazirladiginiz bu karisimi iclerine doldurun ve dis kisimlarina da surun. Bu esnada eldiven kullanabilirsiniz. Sonra oi sobagi'leri servis tabagina ust uste dizin. Yerken dip kismi kesip de yemek tavsiye ediliyor. Maangchi'nin videosundan tam olarak nasil yapildigina bakabilirsiniz =)



Tadan herkes begendigini soyledi. Begenmeyip de nezaketen oyle soyledilerse bilemiyorum =) Fakat netice itibariyla farkli bir salata. Ben begendim mi? Ne cok begendim ne hic begenmedim. Tatli ile acinin bir arada bulunusu ilginc geldi bana diyebilirim =) Fakat gorunumu hakikaten cok hos. Tadi da orta. Bence denenebilir.

Thanks Manngchi for the recipe.

10 Aralık 2013 Salı

Ppopgi (Kore Sekerlemesi)


Thanks Maangchi for the recipe.

Kore lezzetlerinden merak ettiklerimi peyderpey deniyorum. Ppopgi'yi Maangchi'de gordum ve gercekten merak ettim. Yapilisi cok ilginc. Ancak tadi da bir o kadar guzel.

Malzemeler:
* 1,5 yemek kasigi+1 cay kasigi esmer seker
* 1 cay kasigi kabartma tozu (Tarifte bir cimdik yaziyordu. Ben deneyerek 1 cay kasiginin uygun miktar olduguna karar verdim).
* 1 adet tahta sis

Yapilisi:
1,5 yemek kasigi esmer sekeri isiya dayanikli bir kepceye koyun (Resim 1) (Tava gibi, sekere gore buyuk olacak bir kaba koymayin cunku yaniyor. Bakiniz son resim). Orta ateste sekeri eritin. Bu noktada tahta cubukla karistirarak daha kolay erimesini saglayabilirsiniz. Seker tamamen eriyince(Resim 2) kabartma tozunu atip karistirin ve rengin koyu kahverengiden sutlu kahveye dondugunu gorun (Resim 3).
Isiya dayanikli bir yuzeye 1 cay kasigi esmer sekeri yayin. Ortalayarak tahta sisi koyun (Resim 4). Erimis sekeri buraya dokun. Alti duz bir seyle ustune hafifce bastirip bese kadar sayin. Bu noktada dikkat etmeniz gereken basilan kabin parlak (nikelajli) bir kap olmamasi. Ben ilk denememde Resim 4'te gorulen sutluk ile bastirdim ancak sonuc husran oldu (Bakiniz son resmin sag tarafi). Yapisti yani. Ancak sonraki denemede mat bir aluminyum tencere kullandim (Resim 6) ve hic yapismadi. 
Bastirdiginiz seyi kaldirir kaldirmaz bir kurabiye kalibi ile ustune hafifce bastirip sekil verin. Ben yapima baslarken yanima kalip almayi unuttugum icin, beklersem donacak diye elimin altinda biseyler aradim sekil vermek icin ve dev boy cakmagi gordum. O sekli cakmagin dibiyle verdim yani =)

Ppopgi gercekten cok lezzetli idi. Ben bayildim. Ozel misafirler icin, cocuklar icin, kendiniz icin yapabilirsiniz =) Yapmadan once Maangchi'nin videosunu izlemeniz sizin icin yararli olacaktir.





Umarim sizler de dener ve seversiniz. Yeni bir yazida gorusmek umidiyle. Umut hep vâr olsun.

1 Ağustos 2013 Perşembe

RAMEN (Ramyeon) (Korean Noodle Soup)-FAVORİLERİMDEN


Daha evvel Kore dizi ve filmlerine merak sardığımdan bahsetmiştim. Bununla birlikte Kore mutfağı da otomatikman hayatıma girmiş oldu. İyi ki de girdi. Şimdiye dek denediğim tariflerin hepsini beğendim. Merak ettiğim yemekler için hakiki tarifleri bulmaya çalışıyorum ki aslına uygun olsun. İnternette pek çok saçma tarifler var çünkü. Bu noktada Maangchi'nin bloğu ve youtube çok işime yaradı. Şimdiye kadar denediklerim geleneksel Kore pirinç keki gyungdan, yumurta rulosu, ramen, pirinç şehriyeli tavuk ve baharatlı kızarmış balık oldu. Gerçekten hepsi de birbirinden güzeldi. Ancak içlerinden ramen, vazgeçilmez favorilerimden oldu. O kadar ki farklı bir kültüre ait yemeği canımın çekeceğini, sık sık yapıp yemek isteyeceğimi söyleseler inanamazdım. Ancak böyle oldu =) Ramen hakkındaki görüşlerimi daha evvel şurada belirtmiştim. Ben bu yemekle anladım ki önyargılı olmak, bizim kültürümüzdeki gibi "keçinin yemediği ot başına vururmuş" demek hakikaten yanlışmış =) Şimdi adeta haftada en az bir kez yapıp yemek istediğim lezzetlerden oldu. Üstelik iftar için dahi yaptım, düşünün artık. Ablam ve eniştemin de favorilerinden =)

Kore dizilerinde bol bol gördüğüm ramenin hazır satılanları da var ülkemizde. Ancak yazık ki Koreliler haram hayvanı da yedikleri için, hazır ramenlerin içinde ya da soslarında bu hayvanın maddelerinin bulunması kuvvetle muhtemel. Dolayısıyla helal gıda için en temizi evde kendim yapmaktı.

Yapmadan evvel bir hayli araştırdım. Hani Ayna programından falan Japonlar'ın udon'unu biliyorduk, taze kesilmiş kurutulmamış çubuk makarnadan sulu yemek yapmak. Koreliler'in rameninin udondan temel farkı ise kurutulmuş noodle ile yapılması. Ramen hakkında yaptığım araştırmalarda edindiğim bilgiler şöyle oldu:

* Kesinlikle çok sıcak olmalı. Soğuk ramenler de var ama sıcak tüketileni çok sıcak olmalı.
* Üstünde yeşil soğan ve susam, içinde ise acı, baharat ve bulyon olmazsa olmazlardan.
*Yumurta da genellikle kullanılıyor ve içine istediğiniz sebzeyi ekleyebiliyorsunuz.

Koreliler ramen için balık bulyon kullanıyorlar genelde. Toz halinde olanlardan. Bense hazır bulyon kullanmak istemediğim için tavuk suyu ile yaptım. İçine istediğinizi ekleyebiliyorsunuz. Ben kendi uydurduğum sade tarifi denedim ve gerçekten çok beğeni aldı tadanlardan. İşte benim ramen tarifim:

Malzemeler:
* 2 adet noodle (kişi sayısına göre artırılabilir)
* 1 çay kaşığı kekik
* 1 çay kaşığı kimyon
* 1 çay kaşığı acı sos (benim kullandığım sos çok yoğun bir tada sahip. Bunu artırabilirsiniz. Acı sos yoksa acı toz biber kullanılabilir)
* 1 çay kaşığı kuru reyhan
* Yarım çay kaşığı köri
* 1 çay kaşığı susam yağı
* 1 yemek kaşığı soya sosu (ben Kühne markasını kullanıyorum)
* Göz kararı karabiber
* Göz kararı tavuk suyu
* Göz kararı normal su
* 3 adet taze soğan (çok iriyse daha az kullanabilirsiniz, sadece üstüne ekleniyor)
* Susam

Yapılışı:
Tavuk suyu ve normal suyu geniş bir tencerede kaynatın. Zira noodle'lar pişerken açılacak. Tencere bu nedenle çok ufak olmamalı. Bu su karışımı, noodle pişince bitmeyecek kadar çok olmalı. Adı üstünde bu bir noodle çorbası çünkü.

Kaynayınca içine baharatları ekleyin. Sonra susam yağı, soya sosu ve acı sosu ekleyin. Kaynamaya devam ederken önce birinci noodle'ı, sonra ikinci noodle'ı suya atın. Yani hepsini bir anda değil, tek tek atın. Makarna pişirir gibi karıştırmayın. Sadece hafif hafif karıştırabilirsiniz. Pişince servis tabağına alın ve üstüne önce yeşil soğan sonra susam ekleyip afiyetle yeyin (Koreliler önce noodle'ları sonra baharatları ekliyorlar. Bazen böyle de yapıyorum, ikisi de güzel oluyor).

Şunu da eklemeden geçemeyeceğim. Eskiden yemek yeme çubuklarının (chopsticks) insanlara eziyet etmek için üretildiğini düşünürdüm. Ancak bazı yemeklerin tadı hakikaten chopstick ile çıkıyor. Ki ramen de bunlardan. Birisi bana nasıl kullanacağımı göstermemesine rağmen ben bile kullanabiliyorum ve inanın çatal kaşıkla yemekten farklı bir lezzet oluyor. Her yemek aslına uygun yenilmeli. Nasıl ki Konyamız'ın meşhur fırın kebabı çatal kaşık kullanmadan elle yenir, aslı budur, ramen de chopstick ile yenmelidir. İmkanı olanlara tavsiyemdir. Koreliler rameni chopstick ile yeyip, suyunu da ya kaşıkla içiyorlar ya da tası tepelerine dikerek içiyorlar. Usulü bu yani.

İşte fotoğraflarımız:









Yeni bir yazıda görüşmek ümidiyle. Umut hep vâr olsun.

27 Mayıs 2013 Pazartesi

Pirinç Şehriyeli Tavuk (Chicken with Rice Vermicelli)


Büyük bir hız ve hevesle Kore lezzetlerine devam =)

Her zaman söylerim ön yargılı olmanın iyi olmadığını. Ancak yaşadıkça, aslında benim de bazı konularda ön yargılı olduğumu fark ediyorum. Ve zamanla anlıyorum ki, ön yargılar aslında insana çok şey kaybettirirmiş. Kore lezzetleri de böyle. Mesela nasipse ilerideki günlerde tarifini paylaşacağım ramen şu an en favori lezzetlerimden. Oysa düne kadar bana sorsanız bu yenir mi diye düşünürdüm. Fakat deneyince gördüm ki "bu yenir mi!" düşüncesi şöyle dursun, bu her gün yapılıp yense bıkılmayacak bir lezzetmiş. İşte ramen için markete noodle almaya gittiğimde sürekli gördüğüm rice vermicelli yani pirinç şehriyesini de merak ediyordum. Bir gün aldım deneyim diye ancak nasıl pişirildiğini, nerelerde kullanıldığını bile bilmiyorum. İnternetten biraz araştırdım. Hem çorbalarda hem de yemeklerde/kızartmalarda filan kullanılıyormuş. Ben de kendi tarifimi oluşturdum ramen tarifimden esinlenerek. Ve ortaya gerçekten güzel bir lezzet çıktı. İlk yaptığım rice vermicelli varken tevafuken arkadaşım Hatice abla da bize yemeğe geldi. Tek kelimeyle ifade edeyim, bayıldı =) Bana içinde neler olduğunu sordu. Hal böyle olunca çok sevindim tabi =) Üstelik ilk denememde Korelilerin yapış stiline uymadığım için şehriyeler kırılmış, tel şehriyeye dönüşmüştü. Kendime göre güya kırmayayım diye kalın ahşap spatula ile karıştırmış ve tencereye fazla kaşık sokmayarak tencerenin kapağını örtüp sallamak suretiyle karıştırmıştım. Ancak buna rağmen kırıldı şehriyeler. Yani görünüm karmaşıktı biraz. Böyle olduğu halde beğenilince çok sevindim. İkinci denememi Koreliler gibi yaptım ve şehriyeleri hiç kırmadan tabağa almayı başarabildim =) Bu defa görünümü de daha güzel oldu. Neticede anladım ki, Korelilerin rice vermicelli'yi böyle pişirirken bir bildikleri varmış =) 

Bir diğer ön yargım ise yemek yeme çubuklarına yani chopstick'lere idi. İnsanlar kaşık ve çatal dururken niçin bunu kullanıp kendilerine eziyet ederler diye düşünürdüm. Ancak hiç de eziyet değil, aksine büyük bir keyifmiş. Chopstick ile yediğim ilk yemek ramen idi. Ablamlarda ramen pişirmiş ve eniştemin Çin'den getirdiği chopstick'leri kullanmıştım yerken. Bu ise ikinci denemem ve bunda sevgili arkadaşım Songül'ün Vietnam'dan getirdiği ancak kullanmaya kıyamadığım için yıllardır dolap bekleyen harika chopstick'leri kullandım. Doğrusu bunlarla yemenin keyfi bir başkaymış. Şimdiye dek kullanmadığım için pişman oldum. Nasıl kullanılacağını bilmememe rağmen dizilerde filmlerde gördüğüm gibi tutup başladım ve yemek bitene kadar çatal-kaşık kullanmadım. Çok keyifliydi doğrusu =)

Şimdi kendi uydurduğum tarife geçelim:

Malzemeler:
* 2 adet salçalık (kapya) biber (ben derin dondurucudaki biberlerimden kullandım)
* 2 adet yeşil biber
* 1 adet soğan
* 2 diş sarımsak
* 80 gr rice vermicelli (pirinç şehriyesi)
* 1 küçük çorba tası dolusu didiklenmiş tavuk
* 1 çay kaşığı kimyon
* 1 çay kaşığı kekik
* 1 çay kaşığı reyhan
* 1 çay kaşığı köri
* 1 çay kaşığı tuz
* Bir miktar karabiber
* 1 çay kaşığı susam yağı
* 1 yemek kaşığı soya sosu
* 2 çay kaşığı acı sos
* Zeytin yağı
* Az miktarda tavuk suyu ve kaynar su







Yapılışı:
Neden bilmiyorum ama Koreliler her şeyi julyen doğruyorlar. Doğrusu görünümü de çok hoş oluyor. Elinizdeki tüm malzemeleri (tavuk da dahil) julyen doğrayın. Tavaya bir miktar zeytinyağı koyup sırasıyla soğanları, yeşil biberleri, kapya biberleri ve sarımsakları soteleyin. En son tavuğu ekleyip soteleyin. Hepsi pişince ocağı söndürüp susam yağı, soya sosu, acı sos ve baharatları ekleyip karıştırın ve soğumasın diye ağzına bir kapak örtün.




Bir tencerede az miktardaki tavuk suyunu ve normal suyu kaynatın. Bu suya isterseniz bir çay kaşığı kimyon ekleyin. Ben ilk denememde ekledim. İkincisinde eklemedim. İkisi de güzel oldu ancak görünüm bakımından sade olanı daha güzeldi. Pirinç şehriyeleri bembeyazdı. Diğerinde ise haliyle rengi değişmişti. 

Yaklaşık 5-8 dakika sonra pişiyor pirinç şehriyeleri. Makarna gibi kontrol ederek anlayabilirsiniz pişme durumunu. Çok ince olduğu için çabuk pişiyor. Fazla tutmayın, hamur olur. Pişen şehriyelerin içine çeşmeden bir miktar soğuk su ekleyin ve hafifçe karıştırıp (kaşık sokmadan, kırmadan!) süzün. Sonra şehriyeleri elinizle yuvarlak bükümlü bir halde servis tabağına alın ve tavadaki içi üstüne koyup servis edin.


Bu ikinci denememin fotoğrafı. Bunu yaparken tüm malzemeyi yarıya indirerek kullandım. Tam iki kişilik oldu.


Bu kırılmış olan ilk denemem ise yukarıdaki listede yazan miktarda malzemeyle yapıldı ve dört kişilik.

Güzel bir lezzet. Tavsiye ederim. Hepinize sevgilerimle.

15 Mayıs 2013 Çarşamba

Kore Usulü Baharat Soslu Kızartılmış Balık (Korean Style Fried Snapper)

Urfa Tutkunu tam bir balık sever. Bu özelliği sanırım rahmetli büyükbabamdan almışım. Zaten onunla damak zevkimiz birebir aynıydı. Allah (cc) rahmet eylesin.

Bir balık sever olarak yenilmesi helal olan her balık çeşidini alıp denemeye çalışırım. Bunlar içinde somon, mezgit ve barbunya vazgeçilmezlerimdendir. Türk kültüründe balık genellikle ızgara, kızartma, mangal ya da buğulama olur. Ve genellikle ya sade pişirilir ya da en fazla defne yaprağı, sarımsak, zerdeçal gibi eklerle. Geçenlerde Pirinç Keki tarifi ararken Maangchi adlı bir site buldum. Çok farklı ve bize uzak gibi görünen bir balık tarifi vardı. Ben de o akşam yemeğe balık yapacaktım, tevafuk bu tarifi görünce niçin denemeyeyim diye düşündüm. Bizdeki "keçinin yemediği ot başına vurur" sözü her zaman doğru olmayabiliyor bence =) Evvelce ön yargıyla bakıp da şimdi denediğim bazı farklı kültür lezzetleri için niçin daha önce yapmamışım diye hayıflandıklarım oluyor. Bunları nasipse sizinle paylaşacağım ara ara.

Bu tarifi Sevgili Maangichi'den aldım ancak içerisinde çok küçük değişiklikler yaptım. Mesela sosta az bir şeker vardı. Ben onu koymadım. Çünkü balığı şekerle hayal edemedim. Ya da soya sosu miktarı 1/4 su bardağı idi. Bu benim soya sosunu kullandığım ilk yemeğim olduğu için alışkın değilim ağır olabilir düşüncesiyle bu miktarı 1 yemek kaşığına indirdim. Çok da iyi etmişim. Tadı süperdi sosun. Yaptığım tek hata şu oldu. Sosta tuz yoktu. Sadece şeker vardı. Ben tuz unutuldu sanarak az miktarda da tuz ekledim sosa. Ancak soya sosu zaten tuzlu bir şey olduğu için ve balık da kızartılmadan tuzlandığı için bu tuz bana fazla geldi. Meğer tuzu eklemeyenin bir bildiği varmış =)

Orijinal tarifte tavaya sığmayacak kadar büyük bir balık kullanılıyor. Tarife buradan bakabilir ve videosunu şuradan izleyebilirsiniz. Bizler bu kadar büyük balıkları tavada kızartmayız ya da en azından içini açarak kızartırız pişmez düşüncesiyle. Ben bu defa tarife sadık kaldım ve piştiğini hayretle gördüm. Evde palamut vardı, ben palamutla denedim tarifi. Hepinize tavsiye ederim. Tadı gerçekten çok güzeldi. Annem de beğendi. İlk bakışta balığın üstünde yeşil soğanın vesairenin ne işi var dedim ama tadınca fikrim değişti =) Bayıldım ben bu tarife. Sizlere de öneririm. Benim uyguladığım şekilde (şekeri çıkarılmış falan olarak) tarif şöyle:

Malzemeler:

* 1 adet büyük boy balık 
* Bolca kızartmalık yağ 
* Un
* Tuz

Sosu İçin:

* 1 yemek kaşığı soya sosu
* 3 adet yeşil soğan
* 2 diş sarımsak
* 1 yeşil biber
* 1 yemek kaşığı pulbiber
* 1 yemek kaşığı susam yağı
* 1 yemek kaşığı kavrulmuş susam

# Amasra'da yediğimiz müthiş balığın nasıl yapıldığını sorduğumuzda, sırrının aşırı bol yağda kızartmak olduğunu söylemişti ustası. Maangichi de aşırı bol yağ kullandı kızartırken.
# Ben susam yağının sadece alternatif tıp için kullanıldığını sanırdım. Çünkü Türkiye'de bu amaç için ufacık şişelerde satılıyor. Ancak Kore yemek kültürüne dalınca her tatlıda/yemekte kullandıklarını gördüm. Çok da şifalı bir şey. Hakikaten yemeklere de yakışıyor =)
# Tarifteki şeker miktarı 2 çay kaşığı idi. Ben eklemedim. 

Yapılışı:
Balığı temizleyin. Üzerinde verev çizikler oluşturun. Elinizle bu çiziklere de girecek şekilde güzelce tuzlayın. Sonra aynı şekilde unlayın. Tavaya bolca kızartmalık yağ döküp, kızmasını beklemeden balığı içine koyun. Ağzına da alüminyum folyo kapatıp kızartın. Bir yüzü kızarınca diğer yüzünü çevirin. İki tarafı da pişince bir servis tabağına alın. Ben bir adet tüm bir adet de yarım palamut kızarttım ama yukarıdaki miktardaki sosu sadece bir tüm palamut için kullandım. Diğeri sade kaldı. Bir de burada zamanım kısıtlı olunca direk servis yapmak durumunda kaldım. Bence önce kağıt havluya yağını emdirmek daha güzel olur. Çünkü zaten sosta da yağ var.

Bir kabın içinde tüm sos malzemesini karıştırın. Taze soğanı ve sarımsakları incecik doğrayın.

Son olarak servis tabağına aldığınız balığın üstüne tüm sosu gezdirin ve afiyetle yeyin.


Bu güzel tarif için Sevgili Maangichi'ye çok teşekkür ederim. Thanks a lot dear Maangichi!


Yeni bir yazıda görüşmek ümidiyle. Hepinize sevgilerimle.