FOTOĞRAFLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FOTOĞRAFLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2017 Salı

Adım Arkadaş ve Ben Bir Kediyim


Merhaba! Ben Arkadaş. 13 Ağustos 2016 doğumluyum. Ve 29 Ekim 2016'dan beri Urfa Tutkunu'nun kedisiyim. Bu fotoğraf eve geldiğim ilk anlardan. Hemen yemeye başlamıştım 😀


Karnım doyunca koltuğun üstüne çıkıp uyumaya koyuldum.


31 Ekim 2016 günü aşı ile tanıştım. Eve döndüğümde baygın gibi uyuyordum.

Normal zamanlarda da ilginç uyuma şekillerim vardır. İşte onlardan bir kaçı:


Secdede gibi


Sevimli modumda 😊


Ellerimi ayaklarımın arasına alarak


Rahatça yayılarak


"Buraların ağası benim" der gibi


"Çok pişmanım" modunda


Hanım hanımcık


Kumandayı yastık yaparak
... gibi.


Çantanın


ya da poşetin içinde sallanarak uyumayı sevdiğim de doğrudur.


Urfa Tutkunu ile kitap okumayı seviyoruz.


Bazen ben kucağında uyurken o okuyor.


Evdeki saksılar benden sorulur.


İçleri de çok rahat 😉


Tırmalama tahtası dedikleri buymuş. Çok işime yarıyor.


Perdenin arkasına saklanıp sokağı seyretmeyi seviyorum. Ama güneş vurunca saklanamıyorum 😄


Urfa Tutkunu'nun annesi ders çalışmak istediğinde asla izin vermiyorum. Hemen kitaplarının defterlerinin üstüne oturuyorum. Bu evin reisi benim hihihi 😀


Aslında biz kediler banyo yapmayı sevmeyiz ve sürekli kendimizi yaladığımız için buna ihtiyacımız da yoktur. Ama Urfa Tutkunu bunu bilmiyormuş. Beni bir kez yıkamıştı. O ilk ve son oldu zaten. Fakat itiraf etmeliyim ki banyodan sonra tüylerim ipek gibi yumuşacık oldular ve rahat bir uyku çektim 😊


Hamza bize geldiği zaman yakaladığım ilk fırsatta onun çantasının içine kuruluyorum ☺


Süt dişlerim döküldü. Artık abla oldum.


Hayatımda karı ilk kez böyle camdan seyrettim.


Sonra Urfa Tutkunu oynamam için eve kar getirdi ama bu soğuk şeyden biraz korktum doğrusu 😱
Çok yaramazmışım. Bana öyle diyorlar. Mesela buzdolabının üstüne fırlayıp


 Oradan magnet aşırmayı çok seviyorum😄



Çamaşır makinasının içi nasılmış merak ettim.


Hava gelsin diye pencereyi açmışlar. Hemen üstüne atladım.


Mutfak dolaplarımız tavana kadar. Arada sadece üç parmak mesafe var. Yine de oraya çıkıp gezinmeyi seviyorum.


Poşet gördüm mü hiç affetmem. Hemen içine girerim.


Neee? Bana maşaAllah demediniz mi yani?😱 Aşk olsun.


Bu evin içinde tuvaletim var. Urfa Tutkunu'nun annesi yaptı.


Urfa Tutkunu da boş durmadı. Benim için kocaman yumuşacık bi yatak yaptı.

Ailemle güzel günler geçiriyorum. Beni çok seviyorlar. Siz de beni sevdiyseniz yorum yazın da tekrar görüşelim olur mu? Şimdilik hoşçakalın 👋

13 Kasım 2012 Salı

DEYR YAKUP MANASTIRI VE NEMRUT TAHTI

Canım Urfam'ın en merak ettiğim yerlerinden biri Deyr Yakup Manastırı. Ancak halktan görevliye kadar kime sorduysam yerini bilene rastlamamıştım. 2009 yılında Urfa televizyonundaki gezi programı kapsamında buraya gidildiğini gördüm ve videolarını izleyerek adım adım kaydettim. Sora sora Bağdat bulunurmuş derler. Eyüp Nebi Mahallesi'nden yukarı doğru çıkıp sağa dönünce o civarda olduğunu biliyordum. Oraya kadar geldik. Sonra sekilerde iş yapan bir Urfalı teyzeye sorduk yolu. Şaşkın gözler içinde tarif etti. Meğer şaşkınlığı yolun nasıl fena olduğunu anlamamız içinmiş =) Ve her Urfalı'da duymaya alıştığımız gibi, bizi hemen eve davet etti teyze buyrun çay içelim diye. Fakat ben bir an evvel menzile varmak heyecanındaydım ve vakit akşama dönmeden tepeye çıkalım diye teşekkür ederek ayrıldık.

Belli bir noktaya dek arabayla geldikten sonra arabadan inip yayan devam ettik. Bu noktada yolun uzunluğunu ve sarplığını (izlediğim videodan ötürü bildiğim için) yanımıza fazla bişey almadık. Sadece fotoğraf makinası ve soda. Çünkü o sıcakta o yolda her yük ağır gelirdi. Birbiri ardına sıralanmış tepeleri aşarak menzile varacaktık. Ancak üçer üçer görünüyordu tepeler. Ve biz üçüncü bittiğinde yol da bitecek sanıyorduk. Ancak her üçüncüden sonra bir üç tepe daha görünüyordu. Adeta bereketlenen yollar bir türlü bitmek bilmiyordu. Dağa tırmanmayı severim çocukluğumdan beri. Ama hayatımda hiç bu kadar uzun süre durmaksızın dağa çıkmamıştım =)

Geçtiğimiz yollar kupkuruydu. Ekim ayının sıcacık Urfası:


Yol boyunca görüp görebildiğimiz tek yeşillik bu idi :


Uzun uğraşlardan sonra pert olmuş bir şekilde en tepeye varabildik =) Oranın esintisi, havasının muhteşemliği ve manzarası tüm yorgunluğumuzu unutmamıza yetti. Canım Urfam'da her yer sıcaktan cayırdarken, tam o Nemrut Tahtı'nın olduğu yer nasıl püfür püfür esiyor anlatamam. Nemrut; en güzel, en serin, en esintili tepeyi bulup oraya konuşlanmış.

İşte tepeden Urfa manzarası. Elbette bu, görüntünün zoom'lanmış hali. Karşıda olimpik stadı görebilirsiniz:


Bu da tahta çıkarken etraftaki mağaralar:


Mağaralardan birinin içi:


İşte bu da Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın afişlerinden görmeye alışkın olduğumuz Deyr Yakup Manastırı; nihayet muradıma erdim =)




Manastırın yuvarlağından aşağıya bakış:


Ve işte manastırın hemen arka tarafında kalan Nemrut Tahtı:


Tahtın kalıntıları desek daha doğru olur:



Ve yine Nemrut Tahtı'nın kalıntıları:


Bu da tahtın civarındaki su sarnıçlarından birisi, içerisine merdivenle iniliyor bir başka yerden:


Hakikaten burada her şey düşünülerek bir yaşam alanı oluşturulmuş. Merdivenler, odacıklar, yerlerde su kanalları (hani bizim şimdilerde bile her şehirde göremediklerimizden)... İnsanı hayrete düşüren bir dizayn ve gizemli bir dünyadan kalanlar... Canım Urfam, Deyr Yakup'a ve Nemrut Tahtı'na çıkarken nasıl yoruldum biliyorsun. Ve lâkin sana olan her yorgunluğa değer, bunu da biliyorsun. Çok seviyorum ben seni. Ve dahi çok özledim...



Bu da geziden sonra şehre indiğimizde gördüğümüz isot anıtı. Hepinize sevgilerimle. Umut hep vâr olsun.