Nemrut Tahtı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nemrut Tahtı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2012 Salı

DEYR YAKUP MANASTIRI VE NEMRUT TAHTI

Canım Urfam'ın en merak ettiğim yerlerinden biri Deyr Yakup Manastırı. Ancak halktan görevliye kadar kime sorduysam yerini bilene rastlamamıştım. 2009 yılında Urfa televizyonundaki gezi programı kapsamında buraya gidildiğini gördüm ve videolarını izleyerek adım adım kaydettim. Sora sora Bağdat bulunurmuş derler. Eyüp Nebi Mahallesi'nden yukarı doğru çıkıp sağa dönünce o civarda olduğunu biliyordum. Oraya kadar geldik. Sonra sekilerde iş yapan bir Urfalı teyzeye sorduk yolu. Şaşkın gözler içinde tarif etti. Meğer şaşkınlığı yolun nasıl fena olduğunu anlamamız içinmiş =) Ve her Urfalı'da duymaya alıştığımız gibi, bizi hemen eve davet etti teyze buyrun çay içelim diye. Fakat ben bir an evvel menzile varmak heyecanındaydım ve vakit akşama dönmeden tepeye çıkalım diye teşekkür ederek ayrıldık.

Belli bir noktaya dek arabayla geldikten sonra arabadan inip yayan devam ettik. Bu noktada yolun uzunluğunu ve sarplığını (izlediğim videodan ötürü bildiğim için) yanımıza fazla bişey almadık. Sadece fotoğraf makinası ve soda. Çünkü o sıcakta o yolda her yük ağır gelirdi. Birbiri ardına sıralanmış tepeleri aşarak menzile varacaktık. Ancak üçer üçer görünüyordu tepeler. Ve biz üçüncü bittiğinde yol da bitecek sanıyorduk. Ancak her üçüncüden sonra bir üç tepe daha görünüyordu. Adeta bereketlenen yollar bir türlü bitmek bilmiyordu. Dağa tırmanmayı severim çocukluğumdan beri. Ama hayatımda hiç bu kadar uzun süre durmaksızın dağa çıkmamıştım =)

Geçtiğimiz yollar kupkuruydu. Ekim ayının sıcacık Urfası:


Yol boyunca görüp görebildiğimiz tek yeşillik bu idi :


Uzun uğraşlardan sonra pert olmuş bir şekilde en tepeye varabildik =) Oranın esintisi, havasının muhteşemliği ve manzarası tüm yorgunluğumuzu unutmamıza yetti. Canım Urfam'da her yer sıcaktan cayırdarken, tam o Nemrut Tahtı'nın olduğu yer nasıl püfür püfür esiyor anlatamam. Nemrut; en güzel, en serin, en esintili tepeyi bulup oraya konuşlanmış.

İşte tepeden Urfa manzarası. Elbette bu, görüntünün zoom'lanmış hali. Karşıda olimpik stadı görebilirsiniz:


Bu da tahta çıkarken etraftaki mağaralar:


Mağaralardan birinin içi:


İşte bu da Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın afişlerinden görmeye alışkın olduğumuz Deyr Yakup Manastırı; nihayet muradıma erdim =)




Manastırın yuvarlağından aşağıya bakış:


Ve işte manastırın hemen arka tarafında kalan Nemrut Tahtı:


Tahtın kalıntıları desek daha doğru olur:



Ve yine Nemrut Tahtı'nın kalıntıları:


Bu da tahtın civarındaki su sarnıçlarından birisi, içerisine merdivenle iniliyor bir başka yerden:


Hakikaten burada her şey düşünülerek bir yaşam alanı oluşturulmuş. Merdivenler, odacıklar, yerlerde su kanalları (hani bizim şimdilerde bile her şehirde göremediklerimizden)... İnsanı hayrete düşüren bir dizayn ve gizemli bir dünyadan kalanlar... Canım Urfam, Deyr Yakup'a ve Nemrut Tahtı'na çıkarken nasıl yoruldum biliyorsun. Ve lâkin sana olan her yorgunluğa değer, bunu da biliyorsun. Çok seviyorum ben seni. Ve dahi çok özledim...



Bu da geziden sonra şehre indiğimizde gördüğümüz isot anıtı. Hepinize sevgilerimle. Umut hep vâr olsun.

26 Eylül 2011 Pazartesi

Urfa'da Gezilecek Yerler-3

Birinci ve ikinci yazıdan sonra gezimize devam ediyoruz.

7. Harran'da Harran evleri
8. Harran'da tarihi Harran harabeleri
9. Harran Kalesi ve Sin Mabedi
(7 / 8 ve 9. maddeler için açıklama: Urfa'ya gidip de Harran'ı görmeden dönmek düşünülemez. Bu üç madde, yerli ve yabancı turistlerin ziyaret akınına uğramaktadır. Harran evleri yazın sıcaktan kışın da soğuktan koruyacak şekilde tasarlanmışlardır. Harran evlerini yakından gezmek ve hatta içinde kalmak isteyenler devletin tesisleştirdiği Ali Kızıl'ın Harran Evi'ne gidebilirler. Bir de Haliloğlu Harran Evi var. Bunlarda hem oturup çay-mırra içmek hem de istenirse kalmak mümkün. Harabelerde dünyanın ilk üniversitesinin ve rasathanesinin kalıntıları var. Sin Mabedi ne yazık ki biraz harabeye dönmüş olsa da, gezmeye değerdir. Hele tarih meraklıları buraya mutlaka gitmelilerdir. http://urfatutkunu.blogspot.com/2010/02/2009-ayintap-urfa-gezim-91fotograflar.html Bu linkten resimlere ulaşabilirsiniz).
10. Bazda Mağaraları (Son derece büyük ve güzel mağaralardır. Harran'dan çıkıp Şuayıp Şehri ve Soğmatar Antik Kenti'ne doğru ilerlerken sağ kolunuzda kalır. Taş ocağı olarak dağların oyulması ile oluşmuştur. Mağara ve dağ meraklıları mutlaka görmeli. http://urfatutkunu.blogspot.com/2010/02/urfam-resimleri.html Bu linkte resmi var. Şu linkten de daha ayrıntılı bilgi elde edebilirsiniz ve çok güzel resimlerine bakabilirsiniz http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=99375).
11. Hayat El Harrani Hazretleri Türbesi ( Harran merkezdeki güzel bir bahçe içerisinde bulunan caminin ve Harran Mezarlığı'nın yanındadır. Genelde yerli halk gitmektedir. Alim bir zattır. Bahçesinde palmiye gibi (Urfa'da çok bulunan ve tam adını bilmediğim) ağaçlar mevcuttur. Urfa sıcağında yolculuk yapmaktan bunalanlar Harran'a geldiklerinde iki dakika soluklanmak isterlerse bu küçük ama güzel bahçeye uğrayabilir ve bu alim zatı ziyaret edebilirler).
12. Soğmatar (Yeni adı Yağmurlu olan köyde bulunan antik kent. Kabartma heykeller, yazılar, tapınaklar ve Hazreti Yakup Kuyusu var. Yüzyıllar öncesine uzanan tarihi bir mekan. Ancak ne yazık ki ne bir koruması ne de düzgün bir yolu var. Bence kesinlikle görülmesi gereken bir mekan. Ayrıca gitmişken köylülerin hoş sohbeti ve leziz çayından da tatmalısınız. Zaten hemen davet ediyorlar. Canım Urfam'ın biricik insanları, seviyorum sizi).
13. Şuayıp Şehri (Harran'a 37 km mesafededir. Hazreti Şuayb Peygamber'in yaşadığı mağara vardır. Ve bir çok başka mağara ve kalıntı vardır. Ne yazık ki fazla bilinmemekte ve bence yazık edilmektedir. Yolu yoktur. Baştan söyleyeyim, tarihe meraklı olmayanlar niye geldik diyebilirler. Uzak çünkü. Bu linkte de Harran'dan itibaren anlattığım yerler ve yine o güzergah üzerinde görülmesi gereken başka yerler anlatılıyor, ki tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Han El Ba'rür Kervansarayı bunlardan bir tanesi http://urfatutkunu.blogspot.com/2010/02/2008-urfa-hatiralarim-1_01.html).
14. Halfeti'de tekne turu ile Rum Kale,Birecik Barajı'nın yapılması ile sular altında kalan eski Halfeti, Savaşan Köyü ve civarına yapılacak gezi ("Bir an 'acaba Urfa'da değilim de Marmaris'te miyim?' diyeceksiniz" denir burası için. Suda yeşilin ve mavinin o enfes tonlarını göreceksiniz. Ve belki de Fırat'ı ilk kez bu kadar durgun göreceksiniz. Tekne turları yapılıyor. Çok değil bundan bir kaç yıl önce orada bir köyün bir yaşam alanının olduğunu bilmek ve tekne ile bir köyün üzerinden geçmek... Eşsiz bir tecrübe. Gezinin ortalarında Rumkale'ye yanaşılıp isteyenler inip gezebiliyor. Fakat ben Fırat'tan ürktüğüm için inip gezmedim =) Dolayısıyla Rumkale'nin içini anlatamayacağım size. Fırat kenarında duba restoranlar mevcut. Fırat'tan tutulan balığı yiyebilirsiniz. Savaşan Köyü'nün tam yanına da duba çay ocağı yapılmış. Ben gittiğimde yoktu. Geçen ay TRT 1'de gördüm. Orada da yarısı suya gömülü bir minarenin dibinde çay içmeniz mümkün. Burada bir resim var http://urfatutkunu.blogspot.com/2011/08/canim-urfamdan-resimler-fotograflar.html).
15. Viranşehir Tarihi Paşa Konağı (şimdi Viranşehir Kütüphanesi olarak hizmet veriyor) (Çok güzel bir taş konak. Duvarlardaki o motiflere o işlemelere bayılacaksınız. Viranşehir'e gidenler gezebilir. Çok büyük değil. Güler yüzlü bir personeli var ve gezmek isteyince müsade ediyorlar. Ama kütüphane olduğu için sessizce gezmelisiniz. Bence öyle güzel bir taş konak ki ben bunu görmek için özel olarak Viranşehir'e gitmiştim. Bu linkte çektiğim bir resmi var http://urfatutkunu.blogspot.com/2010/02/2009-ayintap-urfa-gezim-92fotograflar.html).
Bir sonraki yazıda görüşmek umuduyla; hepinize sevgilerimle.

19 Eylül 2011 Pazartesi

Urfa'da Gezilecek Yerler-2

Bir önceki yazıda kaldığımız yerden devam edelim Urfa'yı gezmeye:

4.Çifte Mağaralar (Balıklıgöl'ün hemen yanındaki Urfa Kalesi'ne çıkarken üç seçenek vardır:

a.Dağın içine kurulmuş merdivenlerden çıkmak, ki basamaklar çok yüksektir ve mağaranın içinden ilerlersiniz. Eski zamandan kalmadır.

b. Dağın dışında sol tarafta bulunan (sonradan yapılmış) merdivenlerden çıkmak.
c. Dağın dışında sağ tarafta bulunan (sonradan yapılmış) merdivenlerden çıkmak. Sağ taraftaki bu merdivenlerden çıkarken, belli bir yüksekliğe kadar çıktığınızda Çifte Mağaralar gelir karşınıza. Dağın içine doğru yan yana olan iki adet mağara. Şu anda çay bahçesi ve restaurant olarak kullanılmaktadır. Hem içerisinde hem de kaleye çıkan merdivenlerin üzerine konulmuş masalarında oturma imkanınız vardır. Aşağıda ise Balıklıgöl ve Anzılha Gölü manzarası. Eğer yemek yemek için oturmak istemezseniz bakıp çıkmanız da mümkündür).
5. Eyüp Nebi Mahallesi (Hazreti Eyüp'ün çile çektiği mağara ve yıkanıp şifa bulduğu sıcak su ve içip şifa bulduğu soğuk su var) (Urfa 'dan Harran-Akçakale istikametine giden yol üzerinde şehrin çıkışa yakın kısmındadır. Gerek yerli halk gerekse yerli turistlerin ilgi odağı halindedir. Önünde her an tur otobüsü ya da bireysel araçlar görürsünüz. Ziyaret edilesi tarihi bir mekandır. Bahçe içinde bir cami, Hazreti Eyüp'ün şifa bulduğu soğuk içme suyunun kuyusu, bu suyu içebileceğiniz çeşmeler, yerin altında Hazreti Eyüp'ün çile çektiği mağara ve cami bahçesinin biraz arka kısmında Hazreti Eyüp'ün yıkanarak şifa bulduğu sıcak su ile hediyelik eşya dükkanları (küçük çapta) bulunmaktadır. Arzu eden ziyaretçiler yanlarında havlularını getirerek buradaki sıcak suda duş alabilirler. Bayanlar ve erkekler için kurulmuş banyo tesisi vardır. Buraya gelmeden bir rehber bulunursa bütün bu mekanların tarihini ve kapsamını ayrıntılı dinleyebilirsiniz. Güzel rehberler var. Cami giderken yolun solunda kalıyor. Hemen karşısında yani yolun sol kolunda ise belediyenin yaptığı büyük ormanlık bir park var. İçerisinde masalar var. Piknik yapmaya ya da sadece oturup yeşille gözleri dinlendirmeye yönelik güzel bir park. http://urfatutkunu.blogspot.com/2010/02/2009-ayintap-urfa-gezim-6.html Bu linkte de çektiğim fotoğraflar var. Sırasıyla neresi olduklarını yazayım. Bahsettiğim Cami / Caminin bahçesinde bulunan yerin altındaki Eyüp Nebi çile mağarasına iniş / Caminin bahçesindeki Eyüp Nebi şifalı içme suyu kuyusu / yerin altındaki çile mağarası (önde görünen iki çubuk, demir parmaklıktır) / közlenmiş isot / tırnaklı ekmek).
6. Eyüp Nebi Köyü (Hazreti Eyüp'ün, hanımı Hazreti Rahime'nin ve Elyesa Peygamber'in kabirleri var). (Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesine bağlıdır. Şanlıurfa-Viranşehir yolu üzerindedir ve Viranşehir'e giderken sol kolda kalmaktadır. Köy yolu olduğu için toprak-bozuk bir yoldur. Türkiye'nin pek çok ilinden hem Hazreti Eyüp'ün (ve diğerlerinin) kabrini ziyaret etmek hem de dua edip şifa bulmak düşüncesiyle pek çok yerli turist kendi imkanlarıyla gelmektedir. Kabir, eski Urfa Valisi Ziyaeddin Akbulut tarafından yaptırılan çevre düzenlemesi ve bahçenin içerisinde bulunmaktadır. Ayrıca bahçenin bir yerinde de Hazreti Eyüp'ün yaslandığı ve çatlayan sabır taşı bulunmaktadır. http://urfatutkunu.blogspot.com/2010/02/2009-ayintap-urfa-gezim-92fotograflar.html Bu linkte de resimleri var ve üstlerinde neresi oldukları da yazıyor =) ).
Bir sonraki yazıda görüşmek ümidiyle. Hepinize sevgilerimle;