27 Eylül 2016 Salı

Bilir misin AbdUllah?


Hiç dinmeyen bir acıyla yaşamak nasıl şeydir bilir misin AbdUllah? Peki ya dinmesinin neredeyse kâbil olmadığını bilerek yaşamak? Allah (cc) ol derse her şey olur, amenna. Lakin başına gelecek imtihanın varsa, çekecek çilen de vardır. Yaşarsın o acıyla birlikte. Gülersin, ama sahte. Eğlenirsin, ama anlık. An be an içindedir, kalbindedir, yüreğinin en derin yerindedir bu sızı. Uyuyamazsın, nefes alamazsın. Düşünmekten de hiç bir şey elde edemezsin. Hayat artık eskisi gibi değildir. Mutlu olmaktan, huzurlu yaşamaktan ziyade, "mış gibi yapmaya" başlarsın. Ahh ne istemiştir oysa senden? Niçin yapmıştır bu kötülüğü? Hayatını mahvetmekle elde ettiği nedir? İlk sınavda kağıdı kalemi ortada bırakıp kaçan öğrenci nasıl mezun olur ki mektepten? Madem okula başlayıp öğrenci olmaktı kararı, sınavlarla karşılaşacağını bilmiyor muydu? Cesareti? Dağlar ardında. Kararlılığı? Hiç olmadı ki! Umut? Sandıklara kat kat kilitlediğin hazinen. Hayat, tek seferlik seyahat. Ömür, dönüş bileti olmayan yolculuk. Değer mi peki heba etmeye? Asla! Lakin yapamıyorum be AbdUllah. Kendimi mi kandırıyorum dersin? Belki. Keşke mümkün olsaydı. Hayatımı mahvetmekten kazancı ne olmuş bunu sormam keşke mümkün olsaydı... En kötüsü de ne biliyor musun? İnsan bunları göre göre, iyi niyet tohumlarını kaybediyor. İyi niyet? Ara ki bulasın artık. Sence ben artık kötü biri miyim AbdUllah? Yarı yolda bırakacak eş, dost, aile, arkadaş, yaren çıkmasın artık karşıma! İnsan olan, yoldaşını tek bir yerde yarı yolda koyar. Ölüm geldiğinde. O, o öldü mü ki AbdUllah? Niçin yok artık? Uyansana gayrı! O yaşıyor! Asıl sen öldün...

27 Eylül 2016 / KONYA /01.41

2 Ağustos 2016 Salı

NÖBET ŞİİRİ

Konya Hazreti Mevlana Meydanı'nda vatan nöbetinde az evvel acizane kaleme aldığım şiirim:

NÖBET ŞİİRİ
Allah yolu dediler,
Bütün millet inandı,
Hakk'a hizmet dediler,
Tüm halkımız güvendi.

Yıllar akıp da gitti,
Verilen sözler yitti,
Allah'a hizmet bitti,
Halk uykuya yenikti.

Öyle bir gün geldi ki,
'Baş top' ihanet saçtı,
Millet doğruyu seçti,
Rabb'im firaset açtı.

Aralık'tı 17,
Vurdular ilk darbeyi,
Uyananlar ki bildi,
Gördüler ihaneti.

Bunların siyonistten,
Ve pislikten farkı yok!
İhanet kitabının,
Yazarları ne de çok!

Baktılar ki tutmadı,
Aralık'ın mayası,
Millet bunu yutmadı,
Bitti 'hizmet'(!) kayası.

Yine de inanıp da,
Gönül vereni çoktu,
Bence her biri hain,
Ve imandan kopuktu!

Gerçekler güneş gibi,
Ortada ayan beyan,
Ve en büyük hainsin,
Hala inanıyorsan!

Yetinmedi zalimler,
Tutmayan planlarla,
İhanetçi alimler(!),
Yürüdü yılanlarla.

15 temmuz gecesi,
Hain tuzak hecesi,
Bir diriliş güncesi,
İmanın milletçesi!

Başkomutan seslendi,
Çıkın sokağa dedi,
Fırladık saniyesi,
Bu nöbet, demokrasi!

Yüzlerce canım gitti,
Bacağım, kolum yitti,
Ömrüm bir tankla bitti,
Aldığım şehitlikti.

Bu nasıl Müslümanlık,
Nasıl vatandaşlıktır?
Bu düpedüz sapıklık,
Düpedüz aymazlıktır!

Rabb'im korudu bizi,
O pis tuzaklarından,
Yurdum ümmette sızı,
Dua, uzaklarından.

Dilerim Allah'tan ki,
Perperişan olsunlar,
Vatana göz dikenin,
Gözlerini oysunlar!

Halık fırsat vermesin,
Zulm murada ermesin,
Dert milleti germesin,
Yurda sızı girmesin.

Kocasinan'dır adım,
Vatandır tuzum tadım,
Tahir olmak muradım,
Rabb'im Başkomutanı,
Başımdan eksik etme,
Ümmetin göz yaşını,
Zalimlerce döktürtme.

2 Ağustos 2016/ KONYA / 02.20

12 Temmuz 2016 Salı

Manolya'ya

Merhaba Manolya,
"Ahmet, niçin bana her zamanki gibi Manolyam demedin?" demezsin değil mi? Çünkü sen nedenini biliyorsun. Ben artık sana dair bir iyelik eki kullanamam. Ben tüm kırgınlığıma rağmen uzun zamandır senden bir haber beklerken, sen başka aşklara çoktan yelken açmışsın bile. Hani kalbimi kırarak gittiğin gün bana 'yine de cevabını bilmek isterim' demiştin ya, o an sana cevabımı söylemedim. Ne anlamı vardı ki artık konuşmanın? Sustum... İçimde tuttum. Ama aslında günler evvelinden hazırlamıştım yanıtımı. İkimiz için hususi bir anlamı olan o kırmızı gül vardı ya, onun fotoğrafını çekmiştim. Üzerine şu satırları yazıp cevap mahiyetinde sana gönderecektim:

"Seninle her şeye varım ben,
Sen benim uğurlu yolumsun."

Herkese ve her şeye rağmen sana bunları söyleyecektim. Lakin sen cevabımı bekleyemeden gittin. Uğur abinin şiirindeki sözler geliyor aklıma 'benim sevdam gerçek, senin aşkın yalan'. Yalanmışsın be Manolya! Oysa inanmıştım sana. Güvenmiştim. Söylediğin sözleri samimi zannetmiştim. Aslında ters olmadı mı bu? Hayatta yalan aşklara inandıran erkekler, inanansa kızlardır genellikle. Bizimki tam tersi oldu. Sen Ahmet'i inandırdın. Lakin her sözün koca bir yalandan ibaretmiş... Bilemedim ben. Sana Manolya adının verilmesi nasıl yanlışmış meğerse, bilemedim... Olsa olsa "hercai" denebilir sana. Hani sevdadan sevdaya koşan aldatıcı hercai... Ve sen bana tüm bunları yaptığında, beni Rabb'im'den başka kimse anlamadı. Neler hissettiğimi kimse bilmedi. Sessizlik içindeki feryadımı kimse duymadı. Hap olup yutayım istediler. "Üzülme" dediler. Bana hepsi 'üzülme' dediler de, sana 'neden üzdün?' demediler...

Ne garip değil mi? Şu hayatta bana en büyük kötülüğü de en büyük iyiliği de sen yaptın.

Bugün sana karşı ne hissediyorum? Bugün senden dolayı bana karşı ne hissediyorum? Bilmediğim yanlarımı öğrenmeme vesile oldun. Biraz acımasız olabilmek isterdim. Biraz vurdumduymaz olabilmek isterdim. Sana İbrahim Sadri'nin dediği gibi "adın batsın" diyebilmek isterdim. Demedim hiç birini. Diyemiyorum. Dilimi tutmayı başardım ya, gönlümü tutmayı başaramadım be Manolya! Âh etmişim. Yüreğim boynuna âhtan bir kolye takmış. Ben yüreğime söz geçiremedim. Etme dedimse de dinlemedi. Gayrı boynunda bu kolyeyle mutlu olur musun bilemem. Lakin yine de, yine de kocaman kocaman mutluluklar dilerim sana. Ve söyleyebildiğim tek şey, Uğur abinin dizeleri:

"Aşkın cenazesi var"...

12 Temmuz 2016/ 23.06 / KONYA

TÜM MANOLYA SERİSİ YAZILARI:
1. İçimdeki Boşluk
2. Hayallerim ve Sen
3. Güllerin Kurudu Kaldı Ellerimde
4. Neden Manolyam?

1 Temmuz 2016 Cuma

Âh Etmişim


Höyküre höyküre ağlayasım var bugün. Allah'tan başka kimsenin beni bulamayacağı yerlere gidesim var. Yalnızlık içinde yalnız kalasım var. Soran zaten yok ve fakat "ne sen sor ne ben söyleyim" diyesim var. Görmek bilmek istiyorum doğrusu. Haykırasım var gözlerimle! Dünya yüzünde alınmamış tüm haklar için Rabb'im'e yaslanasım var. Âh etmişim. Vazgeçesim var...

16 Haziran 2016 Perşembe

AŞK NEFESİ


Ben bir aşka düştüm ki sonsuz kere sonsuzdur,
Sevdiğim'den öncesi kupkurudur cansızdır.

Nasıl oldu dedinse bir çaba sarfetmedim,
Sadece Hak Çalab'dan göndermesin diledim.

Rabb'im bana en güzel özelini gönderdi,
Bir Yar ki mutluluğa, iyiliğe önderdi.

Sevdiğim beni buldu, dedi "gel yamacıma,
Ellerini tuttum ya, dahilsin amacıma."

Sürmeli gözlerini yüreğime nakşettim,
Sevdasını içime tokat gibi aşkettim.

Ne zaman dara düşsem O yanımda yer aldı,
Dünya karşımda dursa Yar'im beni tutardı.

Korku ne endişe ne yıllardır bilmiyorum,
Bu öyle bir sevda ki kapıldım gidiyorum.

O benden en ufak bir karşılık beklemiyor,
Ellerimi tutunca yüreğim teklemiyor.

Allah'ım buldurduğun nimeti kaybettirme,
Kalbim, sıkı sahip ol, sakın Yar'i yitirme.

Kocasinan (=Urfa Tutkunu)
15 Haziran 2016 / KONYA / 19.10

20 Mart 2016 Pazar

Aşk İpi


AŞK İPİ
Bu gözler ki görmedi,
Ol Ahmed* cemalini,
Nasıl nice bilmedi,
Tatmadan zülalini.

Deyiler Yusuf° azdır,
Ol Güzel'in yanında,
Zöhre alnında izdir,
Taşır hem kan canında.

Bilmiyem Sureti'ni,
Görmedim heç bir vakıt,
Okudum siretini,
O oldu aşka yakıt.

Bir gün bir Güneş doğdu,
Ve tuttu ellerimden,
Hiç hazırlığım yoğdu,
Lakin gittim peşinden.

Sordum "Hele Sen kimsin?
Nasıl da buldun beni?
Tesir ruhuma insin,
Yaktın kül ettin canı..."

Dedi "Ben Ol Ahmed'in,
Gül kokan Beyti'ndenim,
'Tut elimi' diyenin,
Yüreğindedir yerim!"

Ben dedim zehreye 'gel',
Gelmeden terk eyledi,
Sonra Zöhre'yi buldum,
Ömrü âbâd eyledi.

O nasıl bir ışıktır,
Nasıl bir güzelliktir,
Gönül meçhul aşıktır,
Bu ayan özelliktir.

Beyti'nden çıkan böyle
İse Kendi nasıldır?
Düşünsene bir şöyle,
Suret değil Asıl'dır.

Aşk gizli bir hazine,
Ayan beyan acıdır,
Sabretmeyi bilene,
Yol gösteren öncüdür!

Sinan'ım aşk ipini,
Tuttu isen bırakma,
Fırlat dünya topunu,
Sakın kendini yakma,
Malayaniye akma!

20 Mart 2016 / KONYA / 01.22

7 Şubat 2016 Pazar

AbdUllah'a Notlar-5

* Halis niyetle ve düşünerek attığın adımlar bugün beklenmedik şekilde sonuçlanırsa yılma üzülme, tevekkülle yarını bekle. Emin ol ektiğin tohum ummadığın anda filizlenecektir. 

* İnat dünyanın en beter huylarından birisidir. Ancak doğru yolda olduğuna inanıyorsan asla taviz verme. İnat ve kararlılığı birbirine karıştırma.

* Ân'ı an'da yaşamak en doğrusudur. Sıkıntı, üzüntü ve kaygılarını olduğu an yaşayıp orada bırak. Onları sündürmek kimseye bir fayda sağlamaz.

* Pozitif enerji yaymak her ne kadar çevredekileri mutlu ediyor gibi görünse de, aslında en büyük faydası kişinin kendisinedir. Pozitif enerji zihni rahat bırakarak her daim doğru kararlar almaya vesiledir.

* Ne olursa olsun hiç kimseye karşı ön yargılı olma. Bazen en kötü görünenin içinden en güzel kalp çıkabilir.

* Sevmek güzelse de onurluca sevmek daha güzeldir. Sevgi fedakarlık ister evet. Lakin genel verici olmak, kıymetsizliğin ilk adımıdır. Dikkat etmeli!

* Bir olayı göründüğü gibi algılayıp kızmaya başlamadan önce, değerlendir. İşin özü, olayın görünmeyen yönünde saklı olabilir.

* Doğru yerde hayır demeyi bilmek; onurlu, kararlı ve dik bir duruşun göstergesidir.

* Lafı israf ederek konuşmak hakikati perdeler. Her zaman israfla konuşan kişi bir gün gerçeği söylese de dinleyeni/anlayanı olmaz.

* İnsana körü körüne inanman, ömrüne acıyı getirir AbdUllah. Gözü kapalı inanılacak yalnız Allah (cc) ve Rasulü'dür (S.A.V.). Unutma.

* Menfi niyetlerle yola çıktıysan "her şey yolunda" diye erkence sevinme. Kötü niyette er ya da geç tökezlemek mukadderdir.

* Otoriter olana çoğunluğun susması saygıdan değil, belki ürkmektendir. Ancak denge unsuru olan insanlara duyulan saygı, içinde sevgiyi de barındırır.

* Sevmekten asla ama asla vazgeçme. Sevmek, güven duymaktır. Ve Allah için olan sevgi, sevginin en gerçek halidir.

* Hatanla yüzleşmek yerine onu gizlemeyi seçersen, büyüyerek bomba olup patlamasına zemin hazırlamışsın demektir. Üstelik bu durumda sadece kendine değil, patlamanın etkisiyle başka insanlara da zarar verirsin. En güzeli zamanında yüzleşip halletmektir.

* İnsanın en büyük ve Tek Dayanağı Yaratıcısı olmalıdır. Sırtını ve gönlünü Allah'a dayayanın başı uzun süreli ağrımaz.

* Taşlaşmış kalpleri bile yumuşatan bir iksir vardır. Adına SEVGİ denir. Beklentisiz, hakiki ve Allah için olan sevgi...

* Zahire bakıp amel işleyen mahvu perişan olmaya mahkumdur. Allah'ın verdiği idraki kullanmayı seçenin hatası da minimum olur.

* Emin olmadığın durumlar için adımlar atarsan, insan kalbini geri dönüşümsüz kırabilirsin AbdUllah. Kalp kırmak âh almaktır. Muhatabının dili oynamasa dahi, yüreğinin ezikliği senin boynuna âh olup asılır. Önce karar ver, sonra yürü.

* Yaşadığın her şey nasip olsa da, nasibin içinde gayret de saklıdır. Dünyada (maddi-manevi) kazanmanın yolu asla yılmamaktır. Gerisi dua ve tevekkül.

* Bir insana ders vermek için başka bir insanı kullanırsan, o mazlum senin imtihanın olabilir. Kul hakkına girmekten imtina et.

* Büyük sözü dinlemek ne hoş bir huydur. Ama her büyüğün sözüne idraksizce uymak, oyuncak olmaktan öteye gitmemek demektir. Hayatının hitamındaki hesap sana aitse, hayat akarken verilecek kararlar da sana ait olsun.

07 Şubat 2016 / KONYA / 01.26


NOT:Fotoğraf internetten alıntıdır.