4 Nisan 2013 Perşembe

yüreğindeki yıldızları görecek olan


Beklemek güzeldir Abdullah. Olmuş olmak için olmasındansa, hakikaten olacağı zamana kadar beklemek iyidir. Gün doğumunu beklersin gecenin en zifirinde. Elinde bir bardak çay, fonda Selçuk Balcı'dan Dağlarun Kari Yetmez, etrafta karanlık... Ve fakat tüm bunlara rağmen, yüreğinde ışıl ışıl yıldızlar... İşte sen, yüreğindeki o yıldızları gören biri gelene dek bekleyeceksin. Öyle bir yâri olmalı ki insanın, gecenin en karanlığında bile senin yüreğindeki yıldızları görebilsin. Ve o yıldızların ışığı ile aydınlanabilsin en karanlık anlarda dahi...

Beklemek güzeldir elbet. Lakin neyi beklediğine göre şekillenir hayatın. Ahde vefayı bekleme Abdullah. Zamanın yitik bir hazinesidir ahde vefa. Sevmeyi sev, ama sevilmeyi beklemeden. Sevilmeden sevebilmektedir ulvilik. Vefalı olmayı sev, ama vefayı beklemeden. Vefasızlıklar içinde vefalı olabilmektedir asalet. "Arama vefayı, bulması gerekiyorsa o sana gelir." Beklemeyi sev ve yüreğindeki yıldızları fark edecek sevdiceği bekle. Lakin bu bekleyiş esnasında, senin sevdaya olan inancını kırmak için çalışacak bedhahlar da olacaktır. Onlara takılma Abdullah. Sen sev. Yeter ki sev tertemiz bir yürekle. İnsanları, yaşamayı, Canım Urfam'ı, kainatı, simsiyah bir Halfeti gülünü ve Yaradan'ı sev... Tertemiz bir yürekle sevmekten zarar gelmez kimseye. Sevdaya olan inancını kıracak taş gönüllülere rast gelirsen bir gün, yanlarında nefeslenecek kadar bile kalma. İşte bir tek onları sevme Abdullah. Bırak onları hangi rüzgar alırsa alsın. Sen yeter ki kalma yanlarında. Kalma ki senin yüreğin de onlarınkine benzemesin. İncitip de gülme kimseyi. Aldatıp da kandırma kendini. Sevdalukta aldatan kendini aldatmıştır aslında. İşte bir tek böyle kimseleri görürsen kaç. Hemen uzaklaş yanlarından. Seni görünce onların taşlaşmış kalplerinde bir kıpırtı oluyorsa eğer, senin yüreğindeki yıldızların ışığı onlara ulaşmış demektir. O vakit bu kıpırtı yolunu bulup o taştan kalbi eritecek ve sıcacık bir gönle çevirecektir. Sen orada olsan da olmasan da... Sen ardına bakmadan devam et sevmek yolculuğuna. 

Muhteşem dalgalar çıkacaktır karşına sevmek yolculuğunda. İlk bakışta gönlünün içini titretir bu dalgalar. Hayran kalırsın onlara. Belki kıyıya vururken çıkardıkları sesedir hayranlığın, belki sürükledikleri yosunlarla beraber kıyıya taşıdıkları o enfes kokuyadır; bilinmez. Ancak her dalga göründüğü gibi muhteşem olmayabilir. Surete sakın ola aldanmayasın Abdullah. Zaten hep bundan değil midir sana yüreğindeki yıldızları görecek sevdiceği bekle deyişim. Dalga durulur bir gün. O enfes kokusu da gider, çıkardığı o ses de gider. Dalgada baki kalacak tek şey, yüreğinde taşıdığı yıldızlardır, varsa eğer. Karşına öyle bir dalga gelmeli ki, içi senin gibi ışıl ışıl olsun her daim. Beslediği şey güzelliği/vitrini/görünümü değil; sadece ve sadece yüreğinin aydınlığı olsun. Çünkü yalnızca aydınlık yürekli dalgalar incitmezler Abdullah. Yalnız onlar bilir hakiki sevginin ne demek olduğunu. Ve işte bu yüzdendir ki, sen de seveceksin; beklemeyi, o dalga sana gelene dek kıyıda beklemeyi seveceksin...

Öyle bir yarin olmalı ki, yüreğindeki yıldızları görebilsin...

04 Nisan 2013 / KONYA / 16.07



(Resim internettendir).

6 yorum:

  1. yüreğine sağlık arkadaşım.otel adı sormuşsun özkaymak incekum otel 5 yıldız.denizinin kıyıdan sonraki kısımlarının taşlı olmasının dışında bir kusuru yoktu.umarım siz de gidersiniz arkadaşım sevgilr

    YanıtlaSil
  2. Öyle bir yarin olmalı ki, yüreğindeki yıldızları görebilsin...Böyle bir yâr çıkarmadı mı Allah karşınıza? Çıkarmadıysa Allah inş. çıkartır en yakın zamanda. Ama unutmamalı bazen insan FİRDEVs'i görebilse bile ona sahip olamaz.

    YanıtlaSil
  3. Değerli Adsız kardeşim,
    Her yazı, yaşandığı için yazılmaz. Tıpkı her yaşananın yazıya dökülmediği gibi. Güzel yorumunuz için teşekkürler.

    YanıtlaSil

Hayatın kendisi bir yorumdur aslında. Özgün ol, kendi hikayeni yaşa.
Yorumlarınızla mutlu oluyorum. Hepinize teşekkürler.