mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2011 Cuma

OSMANLI MİMİ

Kıymetli Kalemin Secdesi güzel bir mim başlatmış. Şimdiye dek gördüğüm en anlamlı ve LÜZUMLU mim bu bence. Mimde beş soru var. İlk dört soru sabit. Beşinci soruyu mimi gönderen kişi kendisi yazacak. Mim kendisine ulaşan kişi, kendisine sorulan 5. soruyu cevaplayacak ve mimi arkadaşlarına gönderirken, 5. soruyu kendi sormak istediği Osmanlı ile alakalı bir soruyla değiştirecek. Bu mimi bana da göndermiş. Cevaplarımı arz edeyim.

1. Kalbinizde ayrı bir yeri bulunan Osmanlı Sultan'ı hangisidir?

Yavuz Sultan Selim Han. Ruhundaki başkaldırıcı yön nedeniyle belki de O'nu çok sevmem. İnandığı davaya ömrünü adamış, yolundan asla dönmemiş. Edebî kişiliği de ayrı bir durum zaten. Şah İsmail'le konuşurken ona cevaben söylediği doğaçlama bir dörtlük vardır, bilirsiniz. Sadece bu dörtlük bile O'nun matematik zekasını ve edebi yönünü ortaya koyuyor.

"Sanma şahım * herkesi sen * sâdıkane * yâr olur,
Herkesi sen * dost mu sandın * belki ol * ağyâr olur,
Sâdıkane * belki ol * bu alemde * dildâr olur,
Yâr olur * ağyâr olur * dildâr olur * serdâr olur."

Yukarıdan aşağıya ve soldan sağa okuduğunuzda aynı dörtlük çıkıyor ortaya.

2. Osmanlı Sultanlarını diğer kral ve idarecilerden ayıran en belirgin özellikler nelerdir?

Öncelikle adaletli davranmaları. Adeta Hazreti Ömer'den öğrenilmiş bir hassasiyetle buna dikkat etmişler. Öyle ki ecnebiler bile zaman zaman kendilerine haber gönderip "Ülkemizdeki zulüm ve haksızlıklardan bıktık. Ne olur burayı fethedip bizi kurtarınız." diye isteklerde bulunmuşlar.

Sonra gölgeleriyle cihanı titretir oldukları halde; makama mansıba önem vermemeleri. Her durumda üstünlüğün takva ile olduğunu bilmeleri. Hatta kendilerine bir görevli tutup her gün "Mağrurlanma Padişahım, senden büyük Allah var" dedirtecek kadar hassas olmaları. Allah hepsine rahmet eylesin.

3. Osmanlı Devleti dendiğinde, aklınıza düşen ilk şey nedir?

Adalet, kesinlikle. Kendi vatanımda yaşadığım / maruz kaldığım / başkalarının yaşadıklarına şahit olduğum onca haksızlıktan sonra bunu düşünmem kaçınılmazdı elbette ki. İnsanların din ve ırka göre ayrılmadığı, torpilin rüşvetin geçmediği, "kapalıysan okuyamazsın" / "açıksan şunu yapamazsın" düşüncelerinin yer almadığı bir atmosferi kim özlemez acaba...

4. Osmanlı Devleti'ndeki bilim/din alimlerinden bir tane örnek vererek, hakkında üç özellik ya da bilgi veriniz.

Bu soruya cevabım hiç şüphesiz mahlâsımı aldığım Koca Sinan olur. Mimar Koca Sinan.

a. Devşirmedir.
b. Kayseri doğumludur.
c. Sabır âbidesidir. Yapacağı binanın temeline kireç döküp pişmesi için yedi sene bekleyen, yedi sene sonra bu temel pişmiştir diye işine başlayıp inşa eden Muhterem ve Muhteşem Şahıs. En ufak bir sarsıntıda dün yapılan binalar kül ufak olduğu halde ,Koca Sinan'ın eserlerinin dimdik kalmasının sırlarından biri de hiç şüphesiz sabırdır.

5. "İstanbul'un manevi fatihi olarak da anılan Osmanlı alimi ve velisi kimdir?" diye sormuş Kalemin Secdesi. Cevap: Akşemseddin Hazretleri. Bolu Göynük'te medfundur. İmkanınız varsa gidin ziyaret edin derim. Çok huzurlu bir ortam. Ve benim beşinci sorum:

Hicaz Demir Yolları'nı kurduran ve "RasulUllah'ın bulunduğu yerlerde ses çıkartmak edebe aykırıdır" düşüncesiyle tüm raylara keçe döşeten cennetmekân Sultan kimdir?

Bu mimi şu arkadaşlarıma gönderiyorum, cevaplarlarsa çok sevinirim:

* Hilal'in El Emeği
* Muhterem'le Afiyetle
* Cafe Pepela
* Mintinin Mutfağı

3 Şubat 2010 Çarşamba

EZOGELİN ÇORBASI VE KENDİNİ TANIT MİMİ


Üç öğünde hiç bıkmadan çorba yiyebilen biri olarak (ki Hadis-i Şerif'te çorbanın şifa olarak geçtiğini öğrendikten sonra ona olan düşkünlüğüm sevinerek artmıştır) farklı çorbalar denemeyi seviyorum. Ezogelin, en sevdiğim çorbalardandır. Nasıl yapılacağını bilmiyordum. Kanserojen diye hazır çorba almadığımız halde, sadece ezogelini ara sıra alırdım. Fakat Handenur'daki monosodyumglutomat yazısını okuyunca ondan da vazgeçtik. O an bu sevdiğim çorbanın tarifini araştırıp Oktay Usta'dan buldum. Dar bir vakitte yapıp hemen yediğimiz için süslü bir fotoğraf çekemedim :) Kusuruma bakmayın. Zaten dikkatli baktığınızda çorbanın üzerindeki buharı göreceksiniz, dumanı üstünde yani :) Blogcuda güzel tariflerini bizlerle paylaşan Sevgili guljahan bu tarifi yayınlamamı bekliyordu. Taşınma vesaire derken biraz gecikti tarif, kusuruma bakmasın. İşte tarifimiz:
Malzemeler:

* 3 çorba k.kırmzı mercimek
* 3 çorba k.pirinç
* 3 çorba k.bulgur
* 1 soğan
* 3 çorba k.un
* 2 çorba k.salça
* 3 çorba k.tel şehriye
* 1 çorba k.tereyağı
* pulbiber
* nane
* su
* sıvıyağ

Yapılışı:

İlk olarak mercimek, pirinç ve bulgur ayrı bir kapta haşlanmaya alınır. Diğer tarafta tereyağı eritilir. Üzerine sıvıyağ ve doğranmış soğan eklenerek sotelenir. Daha sonra üzerine un ilave edilir. Bir süre sotelendikten sonra üzerine şehriye eklenir. Sonrasında içerisine nane ve salça ilave edilerek kavrulma işlemine devam edilir. İyice kavrulunca üzerine önce soğuk, sonra sıcak su verilerek kaynaması beklenir (Pirinç ve mercimeğin de içinde su olduğu hesap edilerek su eklenir). Kaynayınca üzerine haşlanmış pirinç, mercimek ve bulgur eklendikten sonra tuzu ve baharatı ayarlanarak pişmeye bırakılır.


İkinci konumuz ise mimler. Okurken rahat, cevaplarken sıkıntılı olduğum bir konu :) Sevgili Tuba ve ablam Hilal Timur beni mimlemişler. Tuba üç mimden istediğimizi seçmemizi söylemiş. İnsanın kendini anlatması zordur, bu yüzden blogla ilgili mimini seçmeyi düşünüyordum. Ancak ablam da aynı konudan mimleyince mecbur buna (Kendinizi yedi maddede tanıtınız) cevap vermek durumunda kaldım. İşte cevaplarımız:

1. İlk cevabımın ne olacağını aranızda bilmeyen yoktur sanırım :) Urfa Tutkunu'yum.

2. Kitap okumayı ve kitap kokusunu çok severim. Kitapsız bir hayat düşünemiyorum. Çok dar vakitlerde kalır ve okuyamazsam, en azından kapağını açar bir koklarım. O mis gibi kokuyu mutlaka duymam lazım.

3. Şüpheli şeylerden sakınmaya çalışırım. Bir şey (yiyecek-içecek) şüpheli ise benim için iş bitmiştir. Haram zaten haramdır, ona dikkat eder insan, göz göre göre yemez. Ama şüpheli ise, yemezse ölmez ama yerse ahiretini öldürebilir. Böyle şeylere dikkat ettiğim için "birlikte yaşanması zor bir insan" olduğum söylenir.

4. Kırmamak için kırılmayı seçerim. Bu yüzden de zarar gören taraf hep ben olurum (zahirde tabi bu zarar).

5. Bir insandan soğumam için yalan söylediğine şahit olmam yeter. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) bir Müslüman'ın her şeyi yapabileceğini, ama asla yalan söylemeyeceğini bildirmiş çünkü.

6. Evin derli toplu ve eşyaların simetrik olmasını önemserim. Dağınıklıkta resmen fenalık geçiririm :)

7. Limon ve sade kahve bağımlısıyım.

Bilmem açıklayıcı oldu mu ama yazabildiklerim bu kadar :)